16 ilde eş zamanlı yapılan operasyonda KCK Önderi Abdullah Öcalan’ın 33 avukatının tutuklanmasına tepki gösteren meslektaşları, dün İstanbul’da yaptıkları basın toplantısıyla „Savunmayı Savunuyoruz“ kampanyasının startını verdi.
Cezayir Toplantı Salonu’nda yapılan açıklamaya Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Başkanı Selçuk Kozağaçlı. Özgür Hukukçular Derneği (ÖHD) Başkanı Mahmut Taşçı, Toplumsal Hukuk ve Araştırmalar Vakfı (TOHAV) Başkanı Hakan Gündüz, DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, İstanbul Barosu eski başkanlarından Doç. Dr. Yücel Sayman, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gencay Gürsoy, Türkiye Barış Meclisi aktivisti Hakan Tahmaz, Avukatlar Ercan Kanar, Bahri Belen, Erdal Doğan, Kemal Aytaç, Gülizar Tuncer, Mihriban Kırdök, Yıldız İmrek, Hülya Gülbahar ile çok sayıda insan hakları savunucusu ve hukukçu katıldı. Meslektaşlarını yalnız bırakmayacaklarını belirten hukukçular, 33 tutuklu avukatın dava dosyalarını paylaşarak meslektaşlarının savunmalarını üstlenecek, savunma hakkına yönelik saldırıya karşı bir dizi ortak eylem planlayacak.

Hukuk ayaklar altında
İstanbul Barosu eski Başkanı Sayman, avukatlara yönelik operasyonda ciddi hukuksuzluklar yaşandığını belirterek, „Uluslararası anlaşmalara aykırı olarak aramalar yapılmıştır. Büro adresleri belirtilerek her türlü aramaya elverişli bir karar verilmiştir. Bu hukuka aykırıdır. Bu kararı veren bir yargıç hakkında ‘görevi kötüye kullanma’ açısından soruşturma açılması gerekir“ dedi. „Yargı zafiyeti“ olduğunu belirten Sayman, „Sadece yargının kendisi değil bütün savunma hakkı ayaklar altına alınmıştır. Yaşanan hukuk dışı uygulamalarla ilgi AİHM’e başvurulması halinde Türkiye mahkum olacaktır“ diye konuştu. Bürolardan alınan tüm belgelerin geri verilmesi gerektiğini ifade eden Sayman, „Bütün deliller hukuka aykırı olarak toplanmıştır. Delil değeri yoktur. İade edilmesi gerekir. Baro temsilcisinin de delilleri değerlendirmesi başkasının asla göz bile atmaması gerekir. Bu açıdan vahim bir uygulamadır“ dedi. Sayman, bu konuda başta İstanbul Barosu olmak üzere tüm Türkiye barolarına sorumluluk düştüğünün altını çizdi.

Faşizme örnektir
ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozaağaçlı, siyasal alandan kovulan toplumsal muhalefetin avukatların da hukuksal alandan kovulduğunu belirtti. „Burada düşman hukuku uygulaması var“ diyen Kozağaçlı, „Vatandaşlara uyguladığımız hukuku teröristlere uygulamayız anlayış budur. Aksi takdirde teörle mücadele edemeyiz anlayışı vardır. Bu tutuklamalar hukuksuzdur. Bunun adı da faşizmidir“ dedi.

Barolara eleştiri
Baroların tavırsızlığına tepki gösteren Av. Fethiye Çetin, „Hukuksuzluğa karşı sessiz kalmak ve meslektaşlarına sahip çıkmamak mıdır baroların görevi?“ diye sordu. Yargı makamı ve baroların devlet politikasına alet edildiğini ifade eden Çetin, „Bu devlet maalesef kendi vatandaşlarından bir kısmına ‘düşman’ diyor. Buna da ‘iç düşman’ diyor. Avukatlara da ‘iç düşmanın avukatları’ olarak bakıyor“ dedi.

Ezilenler avukatsız kalmayacak
Avukat Ercan Kanar ise „Meslektaşlarımızın savundukları insanların hukuki haklarına Öcalan da dâhildir, avukatsız kalmayacaktır. Ben inanıyorum ki dünden daha çok sayıda özgürlükçü hukukçu ezilenlerin halkların davasına mutlaka sahip çıkacaktır. Bu baskılar bizi yıldıramayacaktır“ dedi.

Ortak eylem planı
Avukat Kemal Aytaç ise konuşmasında cezaevlerindeki avukatların ziyaret edilmesi ve bir an önce eylem planı oluşturulması gerektiğini söyledi.  Av. Aytaç, „Avukat arkadaşlarımızın yapamadıkları noktada ne yapılması gerekiyorsa onu üstlenmek gerekir. Önümüze bunu iş olarak koymamız gerekiyor“ dedi. Avukat Mihriban Kırdök ise, tutuklu bulunan avukatların dosyalara sahip çıkılması çağrısı yaptı. 


İHD ve ÇHD’den ortak açıklama

Ankara’da ise ÇHD ve İHD üyeleri Adliye önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, ÇHD Genel Sekreteri Hasan Aslan’ın yanı sıra siyasi parti temsilcileri ve STK üyeleri ile İHD ve ÇHD’ye bağlı avukatlar katıldı. Açıklamada, „Avukatıma dokunma“, „Savunmayı savunuyoruz“ dövizleri açılırken, sık sık,“Baskılar bizi yıldıramaz“ diye sloganlar atıldı. Avukatlar adına açıklama yapan ÇHD Genel Sekreteri Hasan Aslan, şöyle konuştu: „Bu operasyonlar hukuk devletinde asla ve asla olmaması gereken, avukatı ile müvekkili özdeşleştirmektedir. Yine bu saldırılarla Türkiye’de ezilenlerin ve muhaliflerin avukatlığını yapanlara gözdağı verilmektedir. Egemenler bu ülke de siyasi dava avukatlığını da bitirmek istemektedir“ dedi. Aslan konuşması „Savunma hakkı susturulamaz, 33’lere/ savunmaya özgürlük/ Ji parastine re azadi!“ sözleriyle bitirdi.

İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ise, adil yargılama ve savunmanın herkesin hakkı olduğu dile getirerek, siyasi iktidarın savunma üzerindeki baskılara son vermesini istedi. Tükdoğan, baskılara karşı bir dizi eylem ve etkinlik gerçekleştireceklerini dile getirdi.

DİHA/İSTANBUL/ANKARA