
HDP Sözcüsü Baydemir, adalet tesis edilinceye kadar her perşembe günü AYM önünde bir araya geleceklerini açıkladı.
HDP’li vekiller, rehin tutulan Eşbaşkan ve milletvekilleri için Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı ile görüşmüştü. Ancak tatmin edici bir cevap alamayan HDP, AYM’de ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ başlatmıştı. Vicdan ve Adalet Nöbeti dördüncü gününde yapılan basın açıklamasıyla sona erdi. Açıklamaya HDP’li Sözcüsü Osman Baydemir ile milletvekilleri Nimetullah Erdoğmuş, Meral Danış Beştaş, Mithat Sancar, Celal Doğan’ın yanı sıra HDP MYK üyeleri, il yöneticileri, Barış Anneleri İnisiyati, Ankara Kadın Platformu üyeleri ve çok sayıda hukukçu da destek olmak amacıyla katıldı.
310 gündür rehinler
Baydemir, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın tutukluluk incelemesinin Haziran ayından bu yana yapılmadığını hatırlatarak, şunları söyledi: ”Hem Türkiye’nin üçüncü büyük partisinin hem de ana muhalefet partisinin milletvekilleri cezaevinde. Toplamda 11 milletvekili cezaevinde. Dokunulmazlığın kaldırılmış olması hukuki açıdan butlandır. Bununla birlikte yargılamanın tutuklama cihetiyle yapılmış olması başlı başlına Anayasa suçudur, Anayasa ihlalidir. Ortada Anayasa, AYM içtihadı var ve bu öyle bir içtihattır ki; milletvekili nasıl yargılanır konusunda emsal bir karar oluşturulmuş. Bir hukuksuzluk mütemadiyen hukuksuzlukların devamını beraberinde getiriyor. Bugün Eşbaşkanımız Figen Yüksekdağ’ın milletvekilliği düşürülmüşse bu AYM’nin kararını açıklamamasından kaynaklı. Bu gecikme, telafisi imkansız sorunları beraberinde getiriyor. Tutuklama müessesi istisnadır. Nasıl oluyor da bir siyasi partinin lideri 309 gündür rehin tutuluyor. Olması gereken tahliyedir.”
22 Haziran’dan beri yapılmıyor
Eski HDP Sözcüsü ve Kars Milletvekili Ayhan Bilgen’in tutukluluk incelemesinde tahliye edilmesine dikkat çeken Baydemir, şöyle devam etti: “Olması gereken budur. Eşbaşkanımız Selahattin Demirtaş’ın 30 günde bir yapılan tutukluluk incelemesi ise 22 Haziran’dan bugüne yapılmadı. Yani tutuklu bulunması Anayasa ve yasaya aykırıyken şu anda tamamen kanunsuzluk söz konusu. Sadece hukuk perspektifiyle dosyalara baktığımızda tüm milletvekillerinin olacağı yegane yer Meclis’tir.
Demokrasi kazanacak
Eşbaşkanlarımız milletvekillerimiz özgür oluncaya kadar bu mücadele devam edecektir. OHAL kalkıncaya, bu ülkede silahlar sürünceye kadar bizler barış ve adalet çabamızı sürdüreceğiz. Bundan böyle her Perşembe burada olacağız. Aynı şekilde mitinglerimizle sempozyumlarımızla şölenlerimizle, halk buluşmalarımızla bu mücadele yükselecek. Eninde sonunda hak baki olacak, hakikat açığa çıkacak, faşizm gerileyecek, demokrasi bu coğrafyada yeşerecektir.”
Baydemir, Demirtaş’ın çeşitli kesimlerden bin kişiye ulaştırılması için kaleme aldığı mektubu okudu.
Biatın faydası yok
HDP İstanbul Milletvekili Celal Doğan’ın ise şöyle konuştu: ”Anayasa Mahkemesi’nin yetkililerine seslenmek için buraya geliyoruz. Ülkemizde binlerce hakim meslekten atıldı ya da hapiste yatıyorlar. Çünkü onlar adalete biat etmiyorlardı, belli bir ideolojiye, fikre, kişiye biat ediyorlardı. Bu binada o koltuklarda oturanlar yerine, şimdi hapiste olanlar vardı. O nedenle biatın hiçbir faydası yok. Bugün bu binada görev yapan arkadaşlara da sesleniyorum; biat ettiğiniz hiçbir değer adaletten yüksek değil. Şimdi cezaevinde bulunan ve adalete biat etmeyen şahsa da adalet lazım oldu. Er veya geç bugün adalete biat etmeyen bu binadaki insanlara da adalet lazım olacak.”
Açıklamaların ardından HDP’liler AYM önünden ayrıldı.
Anayasa yokmuş gibi
HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, açıklamanın ardından konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. 4 Kasım’dan bu yana HDP Eşbaşkanları ve vekillerin cezaevlerinde rehin tutulduğunu hatırlatan Meral, buna ilişkin AYM ve AİHM’e başvuruların olduğunu kaydetti. Şu ana kadar AYM’nin kendi içtihatı olmasına rağmen karar vermediğine vurgu yapan Meral, “Şunu hatırlatmak istiyorum AYM ve kamuoyuna: Daha önce Balbay kararından yaklaşık 15 gün sonra tutuklu vekiller İbrahim Ayhan, Selma Irmak, Faysal Yıldırım bu karara istinaden tahliye edilmişti. Çok kısa bir sürede kendi başvuruları değerlendirilmişti. Şu anda cezaevinde bulunan Yüksekdağ, Demirtaş ve diğer vekillerin hukuki konumu aynı ve Türkiye tam anlamıyla şu anda Anayasasız bir şekilde yoluna devam ediyor” dedi.
Kendi yasaları bile askıda
AKP Genel Başkanı’nın Anayasayı ve hukuk mevzuatını çiğnediğini kaydeden Meral Danış Beştaş, kendi hukuksuzluklarını hukuk olarak dayatmaya devam ettiklerini vurguladı. ”Özelikle 20 Temmuz’dan sonra OHAL kapsamında çıkarılan KHK’ler ile hem anayasa hem ceza ve hukuk mevzuatı askıya alınıyor” diyen Beştaş, bu durumdan başta HDP olarak tüm kesimlerin zarar gördüğünü; özelde adınlar, gençler, siyasetçiler, gazeteciler ve akademisyenlerin bir bütün olarak bu uygulamalara maruz kaldığını söyledi.
Hiçbir sınır ve etik tanınmıyor
HDP’ye karşı baskıların ve yönelimin artarak devam ettiğini ifade eden Meral, hiçbir sınır, etik, hukuk ve siyasi ölçünün tanınmadığını belirtti. “Zulme, zorbalığa ve keyfiyete dayalı olarak bu hukuksuzluklar devam ediyor” diyen Meral Danış Beştaş, AYM önündeki nöbetin de “Faşizme karşı dur diyelim, durduralım” sloganıyla başlattıkları kampanyanın kapsamında olduğunu söyledi.
Hukuksuzluğun olduğu yerde kaos içinde haklar ve özgürlüklerin yok edilip ölçüsüzlüğünü başladığını dile getiren HDP’li Beştaş, “Biz burada aslında adalete, vicdana, hukukun üstünlüğüne ve evrensel değerlere sahip çıkıyoruz. Aynı zamanda partimize yönelik bu hukuksuzluğun bir an önce son bulması çağrısı yapıyoruz. Yargının konumunu tekrar tekrar hatırlatıyoruz” dedi.
ANKARA