
Uzun süredir Kürtlere yönelik askeri ve siyasi operasyonları izlemekle yetinen Türkiye kamuoyu ve savaş gerçekliğine kara propagandayla müdahale eden Türk medyası, dün sabah artık şok bilançoya bariyer koyamadı, devlet erkanı da yeniden irkilmek zorunda kaldı.
Türkiye, Hakkari’nin Çukurca İlçesi’ndeki gerilla eylemiyle gözünü açtı. İçişleri Bakanlığı, devlet ajansı aracılığıyla 00.45 civarında başlayıp sabaha kadar süren çatışmalarda 24 askerin öldüğünü, 18 askerin de yaralandığını açıklamak zorunda kaldı.
Kazakistan kalsın!
Haberin duyulmasının ardından Başbakanlık hemen bir açıklama yaptı. Türk Başbakan Erdoğan’ın dün yapılması planlanan Kazakistan ziyaretinin iptal edildiği duyuruldu.
Erdoğan kurmaylarıyla!
Türk Başbakan Erdoğan, başkanlığında Başbakanlık Merkez Bina’daki toplantı yapıldı. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Jandarma Genel Komutanlığı Kurmay Başkanı Korgeneral Fikret Demirtaş ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın katılımıyla yapılan toplantıya Adalet Bakanı Sadullah Ergin de iştirak etti.
Erdoğan kameralar karşısında!
Başbakan Erdoğan, Başbakanlık Merkez Bina’daki toplantının ardından kameraların karşısına bir yazı metinle çıktı. „Şu an itibariyle bölgede uluslararası hukukun öngördüğü sıcak takip dahil olmak üzere geniş çaplı operasyonlar devam ediyor’’ diyen Erdoğan, Enver Paşa’nın Sarıkamış macerası, savaş ittifakının gereği gereksiz Çanakkale savunması ve tartışmalı ‘Kurtuluş Savaşı’ndan duyduğu gururu ifade ederek, „Bu toprakların her karışı şehit kanlarıyla yoğrulmuştur, şehit kanlarıyla sulanmıştır. Bu topraklar bu şekilde aziz vatan olmuştur. Vatan da bayrak da bizim için namustur, şereftir“ dedi. Batı dünyasının 9 yıldır ‘büyük reformcu’ diye destek verdiği Türk Başbakan, selefi başbakanlar ile aynı retorikten devam etti: „İçerden ve dışardan hiçbir saldırıya boyun eğmeyeceğimizi, hiçbir şekilde geri adım atmayacağımızı, vatan toprağının tek bir zerresini dahi feda etmeyeceğimizi, dostun da düşmanın da çok iyi bilmesi, anlaması ve idrak etmesi gerekir. Bu ülkenin birliğine, dirliğine, bütünlüğüne kast edenler karşısında her zaman için bu milleti bulacaktır ve bugüne kadar iktidarıyla, milletiyle bir milim dahi geri çekilmedik, çekilmeyeceğiz.’’
Tehdit faslı!
Erdoğan, ‘’Her kim ki teröre gizli ya da açık destek veriyorsa, her kim ki terörü besliyor, koruyor yataklık ediyorsa, kim ki teröre müsamaha gösteriyor, terörün kanlı yüzünü örtmek, terör örgütünün insanlık dışı saldırılarını görmezden gelmek gibi bir gafletin içinde bulunuyorsa tamamı bilsinler ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin nefesi her birinin ensesinde olacaktır. Hesabı sorulacaktır’’ diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, dünyadan tam ve mutlak bir dayanışma ve aktif işbirliği beklediğini belirterek, bi süredir kurmaylarınca dile getirilen „maşa“ ve „taşeron“ argümanlarını tekrarladı. PKK’nin Türk milletinin hassasiyetlerini kaşıyan provokasyonlar yaptığını ileri süren Başbakan, „aziz milletine“ sakin olmasını telkin etti.
Askeri kurmaylar bölgeye
Türk Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ile diğer kuvvet komutanları, bir hafta önceki denetimin ardından gelen kapsamlı eylemin şokuyla TSK adına tek satırlık bir açıklama yapmadan Kuzey Kürdistan’daki işgal birliklerinin lokal komuta merkezine intikal ettiler.
Başkomutan çok asabi!
Devlet adına günün ilk açıklaması askeri parkasını henüz üzerinden çıkaran Türk Cumhurbaşkanı/Başkomutan Abdullah Gül’den geldi. Gül, sinirli ve titrak bir ses tonuyla şu tehditleri savurdu: ‘’Şunu kimse unutmamalıdır ki bize bu acıyı çektirenler, misliyle çekeceklerdir. Devletimizi bu saldırılarla sarstıklarını zannedenler, hizaya getireceklerini zannedenler, göreceklerdir ki bu saldırıların intikamı çok büyük olacaktır ve misliyle de alınacaktır. Türk Devleti’ne savaş açarak bir yere varılamayacağını, eninde sonunda göreceklerdir. Onlara yataklık edenler de bunlara bu şekilde at koşturmasına fırsat verenler de muhakkak ki derslerini çıkarmaları gerekir. Onlar da neticelere katlanmaları gerekir. Bütün dünya şunu bilmelidir ki Türkiye azimli, kararlı bir şekilde bu terörle sonuna kadar mücadele edecektir ve bu terör karşısında hiçbir şekilde sarsılmayacaktır ve sonuna kadar da bu işi bitirmek için elinden gelen her şeyi yapacaktır.“
Anayasa toplantısı!
Dün Anayasa Uzlaşma Komisyonu, ilk toplantısını yaptı. Cumhurbaşkanı’nın açıklamasının ardından kameraların çevrildiği Türkiye Meclisi Başkanı Cemil Çiçek, „Acılarımız ne kadar büyük olursa olsun, onu içimize gömeceğiz, bağrımıza taş basacağız. Bu olaylar ne kadar yürek yakıcı olursa olsun, gelişen şartlar ne kadar bu çalışmamızı zorlaştırırsa zorlaştırsın, girdiğimiz bu yoldan dönmek de yok’’ dedi. Toplantı, kınama mesajlarının ardından devam etti.
CHP MYK de toplandı!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Taksim Toplantıları’na katılmak üzere yapacağı İstanbul ziyaretini iptal etti. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Kılıçdaroğlu başkanlığında olağanüstü toplandı. Toplantının ardından açıklama yapan Kılıçdaroğlu, CHP’nin tezlerini tekrarlayarak hükümetin istifasını istedi.
AB Bakanı’nı tutana aşkolsun!
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ise asabiyetinde Başkomutan ile yarıştı. Eskişehir’deki Anadolu Çağrı Merkezi’nin açılış törenine gitmekten vazgeçen Bağış, ‘’Bu, hiçbir şekilde teröre boyun eğmek olarak algılanmamalı. Terör örgütü şunu bilmelidir ki: Bugün bir dönüm noktasıdır. Bugünden itibaren hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve döner dönmez AB’nin ilgili yetkililerini arayarak artık daha fazla sessiz kalmalarına daha fazla seyirci kalmalarına müsaade etmeyeceğimizi de çok açık bir dille kendilerine aktaracağım“ dedi. Bağış, daha sonra Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Marc Pierini’yi bakanlıkta kabul etti.
Arınç Makedonya’dan koştu!
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise bir süredir Makedonya’daydı ve onlara Mustafa Kemal Atatürk’ün yüceliğini anlatıyordu. Dün Ohri’yi de ziyaret etmek isterken, programın değiştirmek zorunda kaldı. Arınç, „Askerimizle, polisimizle, sivil güçlerimizle güvenlik güçlerimizle, terörün üstesinden gelmeye, bu alçakların önünü kesmeye çalışıyoruz. Çok da başarılar kazanıyoruz ama ne var ki zaman zaman bu tür olaylar hepimizi üzmektedir. En kısa zamanda başarıya ulaşacağız. Kaynakları kurutulacak ve hangi merkezden besleniyorlarsa bütün bağlantıları ile takip edilecek ve yok edilecek. Şüphesiz Cenab-ı Hak, bütün imkanları bize verecektir’’ diye buyurdu.
Ekonomi Bakanı’nın sözü bitmiş!
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan da Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) ekim ayı Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı’nda günlük nutkunu attı. Çağlayan, şöyle çağladı: „Ciğerimizi yaktılar ama şu bilinmeli ki; hiçbir şey bitmedi, daha yeni başlıyor. Şu da bilinmeli ki bu kansızlardan bunun intikamı alınacak. Şimdi buradan tüm dünyaya haykırıyorum ve diyorum ki: Artık sözün bittiği yerdeyiz, herkes hak ettiği cevabı misliyle alacak. Kararımızı açıklamak istiyorum. Önümüzdeki hafta TİM Başkanımız, ben ve ekibim, İhracatçı Birlik başkanlarımızla birlikte Hakkari’ye gidiyoruz.’’
Çalışma Bakanı’nın hissiyati!
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, üçlü danışma kurulu toplantısında konuştu. Çelik’e göre aslında örgüt, mükemmel gidişati ve hali çekemiyor. Çelik, şöyle devam etti: „Bu olup bitenler tepki anlamında hissiyatımızı doruk noktaya ulaştırmıştır. Hissiyatımızla konuşacak olursak neler söyleyeceğimizi öyle tahmin ediyorum ki hepimiz biliyoruz. Menfur olayı gerçekleştirenlerin vicdanlarının olmadığı inancı içerisindeyim.’’
Ormanı Bakanı böğürdü!
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Isparta’dan bögürdü. Bakan Eroğlu, „Bu kalleşçe saldırının intikamı çok ağır olarak bir şekilde alınacaktır’’ dedi. Eroğlu, şunları söyledi: ‘’Bu vatanı kimseye bırakmayız. Söylenecek söz çok ama aklımdan programı iptal edip Ankara’ya dönmeyi düşündüm. Ancak neticede işlerin yürümesi lazım.’’
Kültür Bakanı ağladı!
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’ne gelirken gazetecilere yaptığı açıklamada, ‘’Bu sabahki haberler bütün tadımızı ve sergiden alabileceğimiz bütün mutluluk duygumuzu neredeyse yok etti’’ dedi. „Vatanın her tarafına adaletle, eşitlikle her türlü devlet imkanı götürülmeye çalışılıyor’’ iddiasında bulunan Günay, bir gazetecinin ‘’olay mahalline gitmeyi düşünüyor musunuz?’’ sorusu üzerine, gözyaşlarını tutmaya çalışarak lanetleme sözlerine devam etti.
Kalkınma Bakanı: Büyüyeceğiz!
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ise İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen 27. İSEDAK Toplantısı çerçevesinde düzenlediği basın toplantısında, Türk milletine başsağlığı diledi. Bakan Yılmaz, „Bir taraftan terörle kararlı bir şekilde mücadelemiz devam ederken, diğer taraftan da Türkiye ilerlemeye, büyümeye devam edecektir’’ dedi.
ABD ve Sırbistan’a gitmediler!
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek eylemin ardından ABD programını iptal ettiğini bildirdi. Bakan Şimşek, çeşitli temaslarda bulunmak üzere New York’a gidecekti.
Konya’dan apar topar Ankara’ya dönen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da Sırbistan gezisini iptal etti ve dün Meclis’teki koltuğunda bir süre oturdu.
Diğerleri eşlik etti
Saadet Partisi, Has Parti, Demokratik Sol Parti, Anavatan Partisi, Büyük Birlik Partisi gibi Meclis dışı partiler de yaptıkları açıklamalarda, büyük acılar içinde kıvrandıklarını dile getirerek, PKK’yi kınadılar ve Türk milletinin çok güçlü olduğunu tekrarladılar.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise „Kandil’e bayrak ve OHAL“ önerilerini tekrarlayarak hükümeti eleştirdi.
Diyanet İşleri Başkanı durur mu?
Programını iptal eden Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez de yazılı bir açıklamayla devlet korusundaki yerini aldı. Antalya’daki din görevlileriyle düzenleyeceği toplantıyı iptal ederek, „Türk Silahlı Kuvvetlerine sabır ve metanet“ dileyen Görmez, „caniler“, „hüsran“, „aziz millet“ ve „Yüce Allah“ı biraraya getirme başarısı gösterdiği açıklamasını duayla bitirdi.
Spor da ‘milli’!
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Tranbzonspor ve Bursaspor kulüpleri de birer açıklamayla ‘milli vazifelerini’ ifa ettiler.
HABER MERKEZİ