
Göçmenlerin yoğun olduğu Paris’in Seine-Saint-Denis bölgesindeki Montfemeil banliyösüne ziyareti öncesi yaptığı açıklamada “Evimizde ağırladığımız göçmenlerin geleneklerimizi kabul etmesi, yasalarımıza saygı göstermesi ve entegre olması gerekiyor” dedi.
Bu ziyaret siyasetbilimci Gilles Kepel, Clichy-sous-Bois ve Montfermeil banliyölerinde yaptığı bir araştırmadan sonrasına denk geldi. Araştırmada, sosyal olarak dışlandıkları hissini taşıyan bu banliyö sakinlerinin “Müslüman kimliğinin ağır bastığına” vurgu yapılıyor.
Bu nedenden dolayı Montfermeil ziyaretini gerekçelendiren Bakan, “Bu araştırma Montfermeil’de, Clichy-sous-Bois’da göçmen kökenli olan, kendilerine ait kurallara göre yaşayan, ortak kurala saygıdan uzaklaşan ve ayrıca Cumhuriyet kanunları, Fransa yaşam biçimlerini az tanıyan toplumların oluştuğunu gösteriyor” dedi. Göçmenlerin “yerleştirdiği” bu yaşamın “kabul edilemez” olduğunu söyleyen Bakan, “Kabul edilemez olan, toplum kuralının Fransa ortak yaşam kuralına ters düşmesidir” ifadelerini kullandı.
‘Vatandaşlık formalite değildir’
İçişleri Bakanı Claude Gueant, “Evimizde ağırladığımız göçmenlerin geleneklerimizi kabul etmesi, yasalarımıza saygı göstermesi gerekiyor. Entegre olmaları gerekiyor” şeklinde konuştu.
Bu açıklama, İçişleri Bakanlığı’na vatandaşlığa ilişkin sunulan bir kanundan iki gün sonrasına denk geldi. 1 Ocak 2012’den itibaren vatandaş olan yabancıların imzalaması için sunulan “Fransız vatandaşının hakları ve görevleri kanunu” Yüksek Göçmen Konseyi tarafından hazırlandı ve 15 Kasım’da bakanlığa sunuldu.
Kanunda, “Fransız olmak istiyorsunuz. Bu önemli ve düşünülmüş bir karardır. Fransız olmak sadece idari bir işlem değildir. Fransız vatandaşlığını elde etmek sizi ve daha da ötesinde, ardıllarınızı bağlayan bir karardır (...) Fransız olunca, artık başka bir vatandaşlık talep edemeyeceksiniz” deniliyor.
İçişleri Bakanı da, “Yurttaşlığa alma, önemli bir andır. Fransız vatandaşlığına giriştir. Ve yalnızca idari bir formalite değildir” diye ekledi. Bakan, “Fransızca öğretme ile kurumlarımız ve yaşam biçimlerimize alıştırma programlarını geliştirmemiz gerekiyor ama göçmenlerin de bize ait olan irade önünde eğilmesi lazım. Fransa’ya gelindiğinde, Fransız yaşam biçimleri kabul edilir ve başka yaşam biçimleri taşınmaz” şeklinde konuştu.
Le Pen iki ay önce söylemişti
Fransız hükümetindeki bu aşırı sağlaşma Sarkozy’nin önce İçişleri Bakanı ardından da 2007’de Cumhurbaşkanı olmasından sonra daha görünür oldu. Hükümetin bugün kullandığı ifadeler aşırı sağcı yabancı düşmanı Le Pen’in Ulusal Cephe (FN) partisiyle paralellikler arz ediyor, hatta aynı kelimeler.
FN’nin lideri Marine Le Pen, 11 Eylül’de yaptığı bir konuşmada, “Vatandaşlık, sadece idari bir işlem değildir”, “Ağırladığımız göçmenlerin geleneklerimizi kabul etmesi gerekiyor”, “yasalarımıza saygılı olmalılar” ve “entegre olmalılar” demişti.
Marine Le Pen’in kendisi de hükümetin durumunu şöyle ifade ediyor: “FN ne zaman yüzde 25’e çıksa, UMP (iktidar partisi) yetkilileri FN gibi konuşuyorlar.”
ANF/PARİS