Adalet Bakanı Sadullah Ergin ise Öcalan ile görüşmelerin olabileceğini, avukatlarla ilgili uygulamanın da önümüzdeki günlerde belli olacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Gül de açlık grevlerinin bitmesinden memnun olduğunu belirterek, daha fazla biraraya gelip konuşarak (açık-kapalı) sorunların hallolabileceğini kaydetti.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, son yaşanan gelişmelere ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Baluken, açlık grevi eyleminin 68'inci gününde sona erdiğini hatırlatarak, "Bir haftaya kadar kritik süreç devam ediyor. Yapılacak yanlış müdahaleler pek çok kalıcı sakatlıklar açısından risk teşkil etmektedir. Adalet Bakanlığı’nın ve Sağlık Bakanlığı’nın bu konuyla ilgili özgün bir hassasiyeti ortaya koyma sorumluluğu vardır" dedi. Her iki bakana da çağrıda bulunan Baluken, şunları kaydetti: "Henüz bu arkadaşlarımızın sağlıklarıyla ilgili risk ortadan kalkmış değildir. Tıbbi ihmallerden kaynaklanacak ölümler farklı birtakım tartışmaları tekrar gündeme getirebilir. Bugünden itibaren Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın cezaevi yönetimlerini ve bu konuyla ilgili görevlendirilmiş olan bütün personelleri uyarmaları bu konuyla ilgili duyarlılık çağrısı yapan genelgeler yayınlamaları ve hastanelerde arkadaşlarımızın tıbbi tedavi sürecini yönlendirecekleri hazırlıkları bir an önce tamamlamaları gerekmektedir.”

AKP kararını vermelidir

Basın toplantısı ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Baluken, ileriki süreçte tavırlarının nasıl olacağı yönündeki soruya, "Hükümete de bir fırsat doğmuştur. Bu oluşan siyasal iklimde bu barışla ilgili müzakere, diyalog süreciyle ilgili toplumsal istemin yoğunlaştığı bir süreçte, Hükümet önümüzdeki döneme dair çok cesur birtakım adımlar ortaya koyabilir. Bu yaklaşımları gösterebilir. Bu yaklaşımlar ortaya konursa biz Kürt sorununun demokratik siyasi yollarla çözüleceğine dair inancımızı hep belirtiyoruz. Açlık grevi eylemi bitti; ama Kürt sorunu hala can almaya devam ediyor. Bu açlık grevi eylemiyle beraber içerideki ölümlerin önüne geçmiş olduk; ama dışarıdaki ölümlerin önüne geçmek gerekiyor" diye yanıt verdi. Baluken, AKP Hükümeti'nin kararını vermesi gerektiğinin altını çizerek, "Hükümet şunun kararını vermeli. Kürt sorununda müzakere ve diyalog süreciyle ilgili bir yol haritası koyacak mı, koymayacak mı? Barışa giden bir sürecin önünü açacak mı, açmayacak mı” diye sordu.

Öcalan’ın rolü…

AKP Hükümeti'nin, Öcalan ile yapılan görüşmeleri kamuoyuyla rahat bir şekilde paylaşması gerektiğine vurgu yapan Baluken, “AKP, bunun siyasi sorumluluğunu almalı. ‘Adaya istihbaratçılar gitti, güvenlikçiler gitti, farklı görüşmeler oldu' şeklinde yaklaşım göstermek sorunun çözümüne herhangi bir şekilde katkı sunmaz. Hükümet İmralı'yla Oslo görüşmelerine benzer birtakım görüşme süreçlerini geliştirmeyle ilgili net bir şekilde siyasi irade ortaya koymalı ve siyasi sorumluluk almalıdır. Dolayısıyla perde arkasında kimler gelmiştir, kimler gitmiştir bunlar bence çok önemli tartışmalar değildir. Var mıdır yok mudur bunları da bilmiyoruz. Bundan sonraki süreçte Sayın Öcalan'ın ortaya çıkan rolü doğru bir şekilde değerlendirilmeli. Sayın Öcalan'a yaklaşım konusunda hükümet de siyasi bir sorumluluk içerisinde hareket etmeli. Hükümetin İmralı'daki tecridin kaldırılmasıyla ilgili yaklaşımı nedir, önümüzdeki günlerde göreceğiz" diye konuştu.

Adalet Bakanı: Öcalan ile görüşülür

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Öcalan'ın çağrısıyla açlık grevlerinin sona ermesinin ardından, "İhtiyaç duyulduğu zaman ve zeminde Öcalan ile görüşmeler yapılabilir" dedi.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) mazbata töreninin ardından gazetecilerin, tutsakların Öcalan'ın çağrısıyla açlık grevi eylemini sonlandırmasına ilişkin sorularını cevapladı. Demokratik çözüm ve siyaset kanallarının açık olduğu bir yerde bu tür eylemlerin savunulamayacağını ileri süren Ergin, "Bu eylemin kaynağında zaten cezaevi koşulları yoktu. Sonlanmış olması memnuniyet verici" dedi. Ergin, Öcalan'ın aile üyelerinin İmralı'ya gidişleriyle ilgili sorun olmadığını savunarak, "Öcalan'la ihtiyaç duyulan zaman ve zeminde görüşmeler yapılır, demiştik. Bundan önce yapılmıştır, bundan sonra da yapılacaktır. Bu anlamda bu yeni bir durum değildir. Yıllar önce de sorulan bu soruya aynı cevapları verdiğimi hatırlıyorum. Bugün de aynı noktadayız " diye konuştu.

Avukatların gidişi

Açlık grevini bırakanlar için gerekli tıbbi müdahalelerin yapıldığını belirten Ergin, İmralı'daki koşullar için de "diğer cezaevlerinde hangi koşullar varsa aynen uygulandığını" iddia etti. Ergin, avukatların adaya gidişlerinin engellenmesine ilişkin olarak ise, "Yalnız Öcalan'ın avukatlarına ilişkin bir süredir uygulanan bir durum vardı. Onunla ilgili sıkıntı var. Onun dışında cezaevi koşullarıyla ilgili olarak İstanbul Silivri'dekiler hangi şartlardan istifade ediyorlarsa, Ankara Sincan F Tipi'ndekiler hangi şartlardan yararlanıyorlarsa, İmralı'da da aynı şartlar geçerli" dedi. Öcalan'ın avukatlarıyla görüşüp görüşemeyeceğine ilişkin ise Ergin, bunun önümüzdeki süreçte görüleceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı: Konuşarak halledebiliriz

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, açlık grevlerine ilişkin değerlendirmesinde, "Daha çok konuşarak, bir araya gelerek, açık-kapalı bu şekilde problemlerimizi halledeceğimize inanıyorum" dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Şili Cumhurbaşkanı Sebastian Pinera ile ortak basın toplantısı düzenledi. Sona eren açlık grevlerine ilişkin değerlendirmesi de sorulan Gül, siyasi ve demokratik mücadeleyle hallolacak meselelerde açlık grevlerinin bir yol olmadığını ve tasvip etmediğini söylediğini hatırlattı. Gül, “Bu da bitti. Onun için bundan memnuniyetimi ifade etmek isterim” dedi. Gül, bundan sonraki sürece ilişkin beklentilerinin sorulması üzerine de bu konuların siyasi ve demokratik yollarla, konuşularak halledileceğini yineledi. “Kesinlikle şiddete karışmadan halledilecek konulardır bunlar. Ne kadar çok şiddet, silah, terör, kan olursa bu meselelerin çözümü de zorlaşır” diyen Gül, Türkiye'de en aykırı düşüncelerin bile ifade edilebildiğini savundu. Meclis'teki konuşmalar takip edildiğinde “Bunlar Türkiye'de mi konuşuluyor” denebileceğini ileri süren Gül, “Böyle bir ortam varken başka yollar kesinlikle meşru değildir. O bakımdan daha çok konuşarak, bir araya gelerek, açık, kapalı bu şekilde problemlerimizi halledeceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.

 HABER MERKEZİ