Almanya’nın anamuhalefeti konumundaki Sol Parti (Die Linke), uzun yıllardır Kürtlerle dostane ilişkiler içinde. Kürtlerin demokratik haklarını savunarak, Türkiye’deki çözüm süreci ile DAİŞ’e karşı mücadelede Rojava’ya sahip çıkan Sol Parti milletvekilleri bir taraftan da Almanya’daki PKK yasağına son verilmesi için sivil itaatsizlik eylemlerini sürdürüyor. Sol Parti Milletvekili Nicole Gohlke’nin geçen yıl Ekim ayında bir gösteride başlattığı PKK bayrağını açma eylemini; Ulla Jelpke, Diether Dehm, Karin Binder, Wolfgang Gehrcke, Andrej Hunko, Sabine Leidig, Alexander Ulrich, Katrin Vogler, Hubertus Zdebel ve Pia Zimmermann da Federal Meclis’e taşımıştı. Tüm vekillere soruşturma açılırken, Gohlke’nin dokunulmazlığı da kaldırılarak yargılanmasının önü açıldı. Ancak Sol Partili vekiller, 22 yılı geride bırakan yasağın kaldırılması konusunda ısrarcı.  En son 5 Mart’ta Bundestag böyle bir eyleme sahne olmuştu. Partinin etkili isimlerinden Jan van Aken, Genel Kurul’da yasağı protesto etmek için PKK bayrağı açmış ve ‘’Kobanê bu bayrakla özgürleştirildi“ demişti. Eylemiyle dikkatleri üzerine çeken deneyimli siyasetçi Jan van Aken’le hem Merkel hükümetinin tepki çeken Kürt politikası, hem de partisinin PKK yasağı ve Suriye savaşı hakkındaki görüşleri konusunda telefon aracılığıyla söyleştik. İşte sorularımız ve Aken’in yanıtları:


Sol Parti olarak PKK yasağının kaldırılması için ısrarcı olmanız soruşturmalar ve Gohlke’nin dokunulmazlığının kaldırılmasıyla sonuçladı. Bu gibi yaptırımlar, PKK yasağının kaldırılması talebini ortadan kaldırmaya yeter mi?

İzlenimlerime göre önümüzdeki dönemde hükümetteki partiler, hatta bizzat CDU kendi içinde PKK yasağının sürüyor olmasının doğru olup olmadığını ve bu yasağın gözden geçirilmesi konusunu daha fazla tartışacak. 

Almanya’da yasağın kaldırılması konusunda gelişmeler oluyor ve yavaş yavaş yeni bir yaklaşım ortaya çıkıyor. 

Çok kısa bir sürede PKK yasağının Almanya’da ya da Avrupa Birliği’nde kaldırılacağını düşünmüyorum ama şu an yasak konusu yeni bir değerlendirmeye tabi tutuluyor. Hükümetin de Nicole Gohlke’nin dokunmazlığının kaldırılması gibi baskılar ile herhangi birini susturabileceğinin ya da PKK yasağına karşı protestolara gözdağı verebileceği veya engelleyebileceği yanılsaması içinde olduğunu hiç düşünmüyorum.


Hükümet, PKK yasağını devam ettirmek konusunda ısrarcı. Bu direnci kırmak için ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Bu konuda belirleyici olan PKK yasağı konusunda hükümete baskının devam etirilmesidir. Çünkü PKK yasağının kaldırılmasının önündeki en büyük engel bana göre Almanya’nın bugüne kadar hep Türkiye’nin tarafında yer almasıydı. Bu da politik olarak zor bir durum. Bana göre asıl bu konuya eğilmek lazım, çünkü bu aralar bazı şeyler yavaş yavaş değişiyor ve Alman Hükümeti’nin artık  Erdoğan’a eskisi gibi çok yakın olmadığı bugünlerde PKK yasağının kaldırılması daha olası görünüyor.


Merkel hükümeti, DAİŞ’le mücadele için Pêşmergelere yardım ederken, YPG’ye ise destek vermiyor. Hükümetin ‘’İyi Kürt, kötü Kürt“ ayrımına tepki var, siz ne dersiniz bu konuda?

Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah ve YPJ Komutanı Nesrin Abdullah’ı Elysee Sarayı‘nda ağırlarken Alman Hükümeti halen YPG ve PYD’ye çok mesafeli duruyor. Sol Parti olarak kısa bir süre önce Rojava temsilcilerinin Federal Meclis’e davet edilmesi konusunda öneride bulunduk. Ancak Meclis’in cevabı, ‘Onlar devletsiz aktörlerdir. Bu nedenle tabii ki de bizden görüşme için randevu alamazlar, ziyaret olsa bile onlarla ilgilenen makama denk seviyedeki bir protokol ile mümkün olur ancak’ oldu. Bu konuda Almanlar, gerçekten de PYD ve YPG ile çalışmakta hiçbir sorun görmeyen Amerikalılar ve Fransızlara göre çok daha tutucu ve gerici bir tutum içinde.


6 Nisan’da Moskova’da Rus hükümeti arabulucuğunda Esad rejimi ile kimi Suriyeli muhalif temsilcileri arasında müzakereler yapılacak. Bu müzakereler, Suriye’de barışın sağlanması için yeterli mi? Değilse ne yapılmalı?

Bundan haberim yok onun için bu konuda yorum yapamam.


Birinci Moskova görüşmelerine katılan PYD, eşitliğe dayalı, çok dilli, çok kültürlü Demokratik Özerklik modelini, yani kanton sistemini öneriyor çözüm olarak. Siz de Rojava’da bulunmuştunuz. İnceleme fırsatı bulduğunuz kanton sistemi hakkındaki düşünceniz nedir?

PYD’nin genel olarak Rojava’nın Suriye’den ayrılmamasını, tam tersine demokratik, çok etnikli, laik bir Suriye’nin parçası olması gerektiğini önerdiğini biliyorum. Bu temel öneriyi doğru buluyorum ama Suriye’nin diğer parçalarında kafa karıştıcı bir iç savaş devam ederken, bu önerinin ne kadar gerçekçi olduğu sorusu var. Şu an itibariyle barış görüşmelerinin nasıl başlayacağı ve nasıl devam edeceği dahi pek açık değil.


DAİŞ’le mücadele koalisyonunda yer alan Almanya ile müttefiklerinin çözüm için rolü ne olmalı?

En önemlisi, biz Suriye’deki çatışmaları, Suudi Arabistan, İran, Türkiye, Rusya, ABD ve Avrupa’nın güçler çatışması olarak görüyoruz. Suriye’de tüm bu tarafların hepsinin kendi çıkarlarını gözetmesi söz konusu. En önemlisi şimdiye kadar bölgeye gönderdikleri para ve silah ile Suriye’deki çatışmaya müdahale eden tarafların diplomatik yollarla bu tavırlarını sonlandırmak olacaktır. İkincisi tabi ki  Türkiye’nin cihatçı gruplara verdiği dolaylı desteği bırakması için AKP Hükümeti’ne baskı yapılması olurdu.


Jan van Aken kimdir?

1 Mayıs 1961 Reinbek doğumlu olan Jan van Aken, Greenpeace aktivisti ve aynı zamanda biyolog ile biyolojik silah uzmanıdır. Aken, ilk kez 2009 yılında Hamburg’tan Federal Meclis’e seçildi. 2009-2011 tarihleri arasında partisinin Grup Başkanvekilliği’ni yapmıştır. 2012’den beri de hem Sol Parti’nin Dışilişkiler Sözcüsü hem de Federal Meclis Dışilişkiler Komisyonu üyesi. Deneyimli siyasetçi, geçen yıla kadar da Sol Parti’de Genel Başkan Yardımcısı’ydı. Geçen yıl Rojava’ya giderek incelemelerde bulunan Aken, DAİŞ’e karşı etkili bir şekilde mücadele eden Kürtlerin desteklenmesi ve PKK yasağının kaldırılması gerektiği konusunda sık sık Meclis’te konuşmalar yapan bir siyasetçi. Aken, Suriye’de demokratik muhalefetin önemli bir aktörü olan Kürtlerin içinde olmadığı bir çözümün asla mümkün olmadığını vurguluyor. 


FEHMİ KATAR