
Almanya Parlamentosu ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Sol Parti Milletvekili Andrej Hunko, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye'de yaşananları ve Alman hükümetinin eleştirilen tavrını gazetemize değerlendirdi. Hunko, Erdoğan'ın başarısız darbe girişimini kendi otokratik rejimini kurmak için kullandığını söyledi. AKP'nin Türkiye'deki gerilimi ve gösterileri Almanya'ya taşıma gayretine ilişkin ise "Türk milliyetçiliğinin Avrupa'da artan saldırıları kaygı verici" dedi. Tüm olanlara rağmen Berlin'in Ankara ile işbirliğini devam ettirmesine de tepki gösterdi.
Sol Parti Milletvekili Andrej Hunko, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin, yaşananlardan şok olduğunu ve sonrasında Erdoğan'ın yaptığı açıklamalardan dolayı ise şaşırmadığını belirtti. Hunko, "Ben darbeyi ilk duyduğumda şaşırdım. Türkiye tarihinde daha önce askeri darbeler olduğunu biliyordum. Ama bugün böyle bir darbe girişiminin olması açıkçası beni çok şaşırttı. Fakat Erdoğan'ın reaksiyonu beni şaşırtmadı. 'Bu Allah'ın bize bir lütfudur' diyen Erdoğan bu durumu kendi gücünü daha da arttırmak, uzun süredir kurmak istediği otokratik rejimi inşa etmek için kullanmaya başladı. Darbenin başarısız olmasının ardından gerçekleştirdiği bütün uygulamalar, sistematik olarak kurmaya çalıştığı bu otokratik rejime yönelik oldu. Ben şahsen Erdoğan'ın bu uygulamalarını askeri darbeye karşı sivil darbe olarak yorumluyorum" ifadelerini kullandı.
Berlin olanları sadece izliyor
Muhalif milletvekili Ankara ile Berlin'in yakın işbirliğini de eleştirerek, "Alman hükümeti darbe sonrası yaşananları kınamadı sadece 'kaygı ile izliyoruz' açıklamasında bulundu" ifadelerini kullandı.
Hükümete iki soru: İhlalleri niye kınamadınız ve Türkiye güvenli mi gerçekten?
Federal Parlamento'ya darbe sonrası yaşananlara ilişkin 2 soru önergesi verdiği bilgisini veren Sol Parti Milletvekili Andrej Hunko, önergelerinde "Alman hükümeti yaşanan insan haklarını neden kınamadı?" ve "Tüm bu yaşananlara rağmen Alman hükümeti Türkiye'yi, 'güvenli üçüncü ülke' ya da 'güvenli menşeli ülkeler kategorisinde değerlendirmeye devam edecek mi?" sorularını sorduğunu söyledi.
4 bin kişilik listede kimler var?
Hunko, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde ABD'ye verdiği röportajda, Alman hükümetine ve Merkel'e 4 bin kişilik bir liste verdiğini ve Berlin'den bunlara karşı bir yasal işlem başlatmasını beklediğini söylediğini anımsatarak, bu açıklamalara dair de yeni bir soru önergesi hazırlığı içinde olduğunu söyledi.
Solcular ve Kürtler hedefte
Muhalif milletvekili, "Tabi Erdoğan'ın verdiği bu listede DAİŞ üyeleri falan yok. Listede solcu aktivistler ve Kürt hareketinin temsilcileri yer alıyor. Yeni soru önergesinde, bu listede kimlerin olduğunu ve Alman hükümetinin bu talepleri yerine getirip getirmeyeceğini soracağım" dedi.
AKPM artık AKP'yi eleştiriyor
Sol Partili vekile üyesi olduğu Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin (AKPM) Türkiye politikalarını sorduğumuzda ise hem AKPM'nin hem de Avrupa Komisyonu'nun (AK) Erdoğan ve AKP'ye karşı tavrının son aylarda değiştiğini ve eleştirel olduğunu gözlemlediğini belirterek bu görüşünü somut örneklerle anlattı: "Örneğin Gezi direnişi zamanında AKP hükümetini eleştirince izole ediliyordum. Artık bu ciddi anlamda değişti. Hem yönetimdekilerin hem de parlamenterlerin bakışı oldukça değişmiş durumda. Geçtiğimiz aylarda AKP ile ilgili çok eleştirel bir karar çıktı. HDP'li parlamenterle birlikte bazı yerlerde değişim talebiyle öneriler verdik. Verdiğimiz bütün öneriler kabul edildi. AKP'li parlamenterlerin verdikleri bütün öneriler ise reddedildi. Aynı zamanda orada izole edildiler."
Parlamenterler eleştirel ancak hükümetler omuz omuza
Yaşanan bu değişimin sadece parlamenterler düzeyinde olduğunu belirten Andrej Hunko Avrupalı hükümetler ile kurumların Türkiye'yle omuz omuza çalışmaya devam ettiğini vurguladı: "Bu Almanya'da da Avrupa Konseyi'nde de böyle. Örneğin AK Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland şimdiye kadar AKP'ye ve Erdoğan'a yönelik eleştirel bir tutum içerisinde olmadı. Bizler bu durumu eleştirdik. Son dönemlerde parlamenter düzeyde hem AKPM'de hem de AP'de eleştirel sesler giderek artıyor. Fakat hükümet bazında farklı yaklaşım söz konusu."
İdam tartışması sis bombasından ibaret
Erdoğan'ın darbe girişiminin ardından idam cezasını yeniden gündemleştirmesini de politik bir oyun olarak gören Hunko şunları söyledi: "Erdoğan bizlere bunu tartıştırıp, diğer bütün yasadışı uygulamalarına gelecek olan tepkileri engellemiş oluyor. Herkes onu idam ile ilgili eleştirirken, o onlarca medya kanalını kapatıyor, yüzlerce kişiyi tutukluyor ve bunların hiçbiri için bir yaptırım söz konusu değil. Ben şahsen idam cezasının yeniden geleceğine inanmıyorum. Bunu ortaya atılmış bir sis bombası olarak değerlendiriyorum."
Roboskî Katliamı’nda Gülen ile Erdoğan ortaktı
AKP'nin iktidarı dönemindeki katliamları tutuklanan askerlere ve Gülen Cemaati'ne yıkma girişimlerini de değerlendiren Sol Parti Milletvekili Andrej Hunko, Roboskî Katliamı'nın AKP ile Gülen işbirliği zamanında gerçekleştiğini vurgulayarak, "Katliamın suçunu yalnız başına Gülen'in üzerine atmalarına Avrupalı parlamenterler ikna olur mu bilmiyorum. Çünkü Erdoğan ile Gülen uzun süre birlikte çalıştılar. Gülen mi, Erdoğan mı hangisi daha tehlikeli bilemeyiz ama ortada olan bir şey var ki; açık bir şekilde ikisi ortaktı. Yapılan tüm kirli işlerin Gülen'e yıkılması tipik bir Erdoğan tavrı" ifadelerini kullandı.
Kutuplaşma Almanya'ya taşınıyor
Başarısız darbe girişiminin ardından Türk milliyetçiliğinin Avrupa'da artan saldırılarına da dikkat çeken Hunko, şunları söyledi: "Burada Erdoğan yanlıları ile Türk milliyetçiliği oldukça aktif, özellikle de sosyal medyada. Bu kişiler buradaki politikacılara küfür ediyorlar, hatta onları tehdit ediyorlar. Bu oldukça kaygı verici bir durum. Bu durum özellikle Türkiye'de toplumun bir yıl önceden başlayan kutuplaştırma politikaları ile oldukça artmış durumda. Türk milliyetçilerinin nefret üreten mailleri, sosyal medya mesajları ve yorumları farkedilir biçimde artmış durumda."
FEHMİ KATAR/BERLİN