
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, “Demokratik siyaset” buluşmaları kapsamında Mêrdîn’deydi. Parti binalarında partililerle bir araya gelen Tuncel, 81 günlük Nisêbîn direnişinde yaşamını yitiren ve yaşayan siviller hakkında sağlıklı bilgi alamadıklarını belirterek, “Her yerde JÖH, PÖH ile bir işgal görüntüsü sergileniyor. Bunu Gever, Şirnex, Sûr, Cizîr, Hezex ve şimdi Nisêbîn’de çok iyi görüyoruz. Bir bütün olarak devletin Kürtlere düşman hukuku ile yaklaştığı bir durum vardır. Bu kabul edilebilecek bir durum değildir” dedi.
Şirnex’deki sürdürülen kuşatma ile topyekün imha operasyonlarına da değinen Tuncel, Külter’in durumuna ilişkin şöyle konuştu: “İl yöneticimiz Hürşit Külter’den haber alamıyoruz. Gözaltına alındığına dair görgü tanıkları var, bilgi var ama bunun karşısına bir cevap alamıyoruz. Kaç gündür vekil arkadaşlarımız ve bizler girişimlerde bulunuyoruz. Ama devlet buna cevap bile vermiyor. Yani bırakalım gözaltına alınıp alınmadığını, işkence görüp görmediğine ve şimdi nerde olduğuna dair hiçbir bilgimiz yok. Bunu da unutmamak gerek. Şırnak bu konuda daha öncede ‘faili meçhul’lerle karşı karşıya kaldı. Ebubekir Deniz ve Serdar Tanış arkadaşlarımız hala kayıp.”
Tuncel yetkililere “Arkadaşımızı sağ aldınız sağ istiyoruz” şeklinde seslendi.
Gever’i yakıp yıktılar!
“Gever’de 38’inci günde operasyonların sonlandırıldığı söylendi ancak yasak 78 gün boyunca devam etti. Ve bu süre içinde tam 5 bin ev yıkıldı. 40 gün içinde böyle bir faaliyet içinde bulunmuşlar” diyen Tuncel, “Acaba Nisêbîn’de de benzer bir durum mu var?” diye sordu.
Külter’in annesi: Oğlumu verin
Tanıklara rağmen gözaltına alındığı inkar edilen DBP Şırnex İl Yöneticisi Hurşit Külter’in annesi ve ninesi “Oğlumuzun dirisini istiyoruz” dedi.
Hurşit Külter’in annesi Kerime Külter (55), ”Çocuğumun dirisini istiyorum” diyerek oğlu Hurşit’in toprağını terk etmeyerek barış için siyaset yaptığını belirtti. “Bugün 6(dün) gündür oğlum devletin elinde. Oğlumu aramaya devam edeceğim. Türk devletinin önünde baş eğmeyeceğim” diyen anne Külter, oğlu Hurşit’i bulana kadar bütün kapıları çalacağını söyledi. Külter, “Neresi olursa olsun, ne olursa olsun bütün dünyayı gezerek oğlumu arayacağım” diye konuştu.
Külter, Türk annelerine de seslendi: “Onlar da anneler, 90’lı yıllarda yine bizim çocuklarımız katledildi ve kaybedildi. Hala bile binlerce anne çocuğunu arıyor. Bir daha çocukların kaybedilmediği bir Türkiye için Türk anneleri bizimle el ele versin barış mücadelesini büyütelim. Bu topraklara barışı anneler inşa etsin” dedi.
Erdoğan’ın başkanlık için Kürt çocuklarını katlettiğini ve kaybettiğini ifade eden anne Külter, savaşın sorumlusu olarak gördüğü Erdoğan’a “Savaşı istiyorsan ilk başta kendi oğlunu askere gönder. Kendi çocuklarının ölümünü görürsen anca bu savaşı durdurabilirsin” sözleriyle tepki gösterdi.
Külter’in ninesi 85 yaşındaki Hatun Katar da, “Ne olursa olsun torunumu istiyorum. Torunum kimsenin kötülüğünü istemezdi. Katliamcı devlet kirli ellerini çocuklarımızdan çeksin. Torunumu bulmak için gerekirse Avrupa’ya başvuracağız. Sonuna kadar mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu.