
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) aylar süren müzakerelerin ardından, 18 Aralık Cuma akşamı oy birliğiyle Suriye barış sürecini bir yol haritasına bağlayan karar tasarısı üzerinde uzlaşmaya varmıştı. Plan, Esad rejimi ile muhalif grupların temsilcilerinin ocak ayının ikinci yarısında müzakerelere başlamasını ve eş zamanlı olarak da Suriye'de ateşkes ilan edilmesini öngörüyor. Ateşkes DAİŞ'i kapsamıyor. Birleşmiş Milletler'in himayesinde yürütülecek müzakerelerde 6 ay içinde bir geçiş hükümeti kurulması ve en geç o andan itibaren de Beşar Esad'ın Suriye'nin geleceğinde oynayacağı rolün netleştirilmesi öngörülüyor. 18 ay sonra ise genel seçimlerin yapılması ve yeni bir anayasanın hazırlanması planlanıyor.
Kimler davet edilecek?
Ocak ayında başlatılması öngörülen müzakelere ABD’nin onayıyla Riyad'da toplanan Türkiye, Katar, Suudi Arabistan liderliğindeki Sünni cephesinin de davet edileceği belirtiliyor. Ayrıca DAİŞ'e karşı verdikleri direnişle rüştünü ispatlayan ve alternatif Demokratik Özerklik sistemleriyle bölgelerinde istikrar sağlayan Rojava güçlerinin de geçtiğimiz günlerde Dêrik'te kurulan Demokratik Suriye Meclisi şemsiyesi altında barış görüşmelerine katılabileceği ifade ediliyor. Ancak BM henüz davetli listesini hazırlamadığı için bu konudaki belirsizlik sürüyor.
Ehmed: Barış planı ilk olumlu adım
Tüm bu konularda ANHA'nın sorularını yanıtlayan Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Eşbaşkanı İlham Ehmed, BMGK planının beş yıldır savaşın sürdüğü Suriye’deki krize çözüm oluşturmak açısından "ilk olumlu adım" olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Ancak Ehmed'e göre Suriye'de kiminle ateşkesin sağlanacağı konusu ile müzakerelere kimlere katılacağının da bir an önce netleştirilmesi gerekiyor.
Demokratik güçler katılmazsa Suriye parçalanır
Ehmed, ayrıca ocak ayında BM'nin himayesinde başlatılması öngörülen barış müzakerelerine çözüm projesine sahip ve Suriye halklarının gerçek temsilcileri olarak görülen Demokratik Suriye Meclisi ile Rojava Demokratik Özerklik Yönetimi’nden temsilcilerinin de katılmasının önemine işaret etti. "Bu Suriye’nin dönüşümü için çok önemli olacaktır" diyen MSD Eşbaşkanı, "Sahadaki gerçek demokratik güçler ile Kürtler müzakelere katılmazsa oradan hiçbir çözüm çıkmaz. Bu defa da müzakerelere katılmazlarsa, görüşmeler Sünni ve Şii pazarlığına dönüşecek; bu siyasi pazarlık Suriye’nin parçalanmasına neden olacaktır" uyarısında bulundu.
İlkelerimiz doğrultusunda herkesle masaya otururuz
Demokratik Suriye Meclisi Eşbaşkanı, Riyad'da oluşturulan konseyin söz konusu müzakerelere katılması halinde masaya oturup oturmayacakları yönündeki soruya ise "Çözüm yolunun bulunması, akan kanın durması ve Demokratik ve özgür bir Suriye’nin inşası için herkesle masaya oturmaya, diyalog kurmaya, bunun için yol haritası oluşturmaya hazırız" yanıtını verdi. Ancak Ehmed, Suriye'de demokratik hakların ve kadın özgürlüğünün korunmasını esas alan ilkelerinden ve merkeziyetçi sistemi reddeden Demokratik Suriye Federasyonu projelerinden vazgeçmeyeceklerini de ekledi.
Demokratik Suriye’nin inşası öncelik
Ehmed, MSD olarak gerçekten çözüm isteyen kesimlerle ortaklaşmayı esas aldıklarını ifade ederek, "Siyasi açıdan esneklik gösterebiliriz fakat bu da birleşmeyi sağlayacak bir siyaseti sağlaması için olabilir. Ancak bizim için esas olan Demokratik Suriye’nin inşasında herkesin hemfikir olması ve hiçbir etnik yapının demokratik ve meşru haklarının çiğnenmemesi" diye konuştu.
Diyaloğu reddeden savaş sürsün istiyordur
Demokratik Suriye Meclisi'nin Kürt Eşbaşkanı, "Riyad toplantısına katılanların çoğu BMGK kararlarına tepki gösteriyor. Siz bu tepkiyi nasıl yorumluyorsunuz?" sorusunu ise şöyle yanıtladı: "Diyalogla sağlanacak gelişmeleri ve ortak bir toplantının yapılmasını reddeden kim olursa olsun Suriye’de iç savaşın sürmesinde ısrar ediyor demektir. Suriye’de iç savaşın devam etmesini istemiyorlarsa o zaman ortaya çıkacak anlaşmayı kabul etmeleri gerekir. Bu da herkes için geçerlidir. Reddetmekten çok daha fazla tartışma ve birbirini iknaya dayalı olmalı. Suriye’deki trajediye son vermek için bu en ideal yaklaşım biçimidir."
Çıkarlarını değil Suriye halkını düşünsünler
Bu tarihi süreçte herkesten beklentilerinin Suriye’deki savaşın son bulması için gereken ciddiyet ve sorumlululuğu göstermeleri olduğuna vurgu yapan Ehmed, "Savaşan tüm taraflar, Suriye’de toprak parçası elde etmek ve dış güçlerin çıkarlarına hizmet etmekten vazgeçerek, Suriye toplumlarının yaşadığı acı ve trajediyi sonlandırmak için çaba harcasınlar" çağrısında bulundu.
HABER MERKEZİ