Şizofreni, kişinin neyin gerçek neyin hayali olduğunu anlayamadığı bir zihinsel hastalık, bir psikoz olarak tanımlanır. Peki, kendisi şizofren olmadığı halde içinden şizofreni geçen cümlelerle konuşan en ünlü kim desem? Tabii ki Tayyip Erdoğan. Kimi yerlerde kişilik bozukluğu ve benzeri rahatsızlıklarından söz edildiğini siz de bilirsiniz ama kendisinin şizofren olmadığı malum. Ancak, yaptığı konuşmalarda hayati pek çok meseleyi, toplumun psikolojisini ve gerçeklik algısını bozmak adına şizofreniye bağladığı da malum.
10 Kasım’da, Beştepe'de düzenlenen 'İslam İşbirliği Teşkilatı Kadın Danışma Konseyi Genç Kadınlar Liderlik ve Girişimcilik Programı Sertifika Töreni'nde yaptığı konuşmadan birkaç alıntı yapıyorum. Bir konuşma ne kadar şizofrenik olabilirmiş, birlikte bakalım;
"Bugün Türkiye'de hiç kimse, inançlarından, hayat tarzlarından dolayı artık ötekileştirilmiyor.”
"Devletin tüm kurumlarında hanım kardeşlerimiz özgürce yer alıyor…"
"Müslümanlar olarak ihmal ettiğimiz alanların başında kadınlarımızın durumları geliyor.” "Kadınlarımızın hayatın her alanında sıkıntı yaşamaları İslam'dan değil toplumların asırlara yaklaşan algılarından kaynaklandığı bir gerçektir.”
"Anneliği inkâr, fıtratı yani yaradılışı inkârdır. Ancak Müslüman kadın iyi bir anne olduğu kadar yeri geldiğinde çığır açan siyasetçi, ilim insanı, atılgan bir savaşçıdır. Kadının emeği olmayan, kadın eli değmeyen her iş, bize göre eksik, yarımdır.”
"Modern yapıyı İslam düşmanlığı olarak anlayan sözde elitist, özde lümpen bir güruha rağmen kadınlarımıza haklarını teslim etme mücadelesini verdik, vermeye de devam ediyoruz.”
"…kadınlarımızı özgürlükleri ile buluşturduk."
"Nikahlanın, evlenin, çoğalın. Müslüman’ın çoğalması şart. Bu konudaki Müslüman kadınların hassasiyetine güveniyorum. Türkiye'deki terör örgütü bu konuda çok hassas. En az 10-15 çocukları var."
"Siz (kadınlar) hakkınızı aramazsanız kimse lütuf olarak onları size vermeyecektir."
"Bir el, bakıyorsunuz ön kesiyor. İslam İşbirliği Teşkilatı gibi bir teşkilatın içinde niçin bir kadın kolları olmasın?"
"Batı'da… Müslüman kadınların hayata katılımları engellenmeye çalışılıyor. Müslüman kadınları evlerine hapsedecek bir anlayış virüs gibi yayılıyor…”
"Müslümanların ve tüm insanlığın kanayan yaraları olan sorunların çözümleri için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.”
"Şu anda dünyanın tüm ülkeleri Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde kendini görmüyor. Böyle bir yapı adil bir yapı olamaz.”
"Kimse kimseyi aldatmasın. Barış diyenler katil…”
“Türkiye'nin mücadelesi tüm ezilenlerin, ötekileştirilenlerin mücadelesidir. Türkiye'nin mücadelesi özünde anti emperyalist bir mücadeledir. Bu mücadeleyi bu can bu tende oldukça devam ettireceğiz.”
"Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır."
"Mülkün temeli adalettir. Adaletin olmadığı, çifte standardın olduğu bir dünyada huzur, barış, esenlik de olamaz.”
"Kimse bu adaletsizliğe tepkisiz, sessiz kalmamızı bekleyemez."
"Biz kavga etmiyoruz, biz çatışma istemiyoruz. Biz sadece adalet istiyoruz.”
"Terör bahanesi ile insanlarımızın ötekileştirilmesine, zihnimize pranga vurulmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz." vb…
Okudukça yüreğim şişti. Hak, hukuk, adalet, ne varsa insani değerler adına her şeyin içine edeceksin, sonra da böyle pişkin pişkin ahkam kesecek, dünyaya adalet dersi vereceksin. Bunu yalakaların bile yutmaz biliyorsun, bu yüzden de işi şizofreniye bağlayıp halka yutturmaya çalışıyorsun. Ama söyleyelim; aklımızla oyundasın, farkındayız ve yemiyoruz Tayyip Bey.