HDP, DAİŞ üyelerinin Türkiye tarafından Kobanê‘ye sızdığına dair ortaya çıkan bilgi ve belgelere dair İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk’ten açıklama istedi. HDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan tarafından verilen önergede, sağ yakalanan DAİŞ üyesinin “bir saldırı kolunun ve cephanenin Türkiye’den Kobanê‘ye girdiği” itirafı ile öldürülen bazı çete üyeleri üzerinden Akçakale’de konakladığını gösteren AFAD kimliği çıktığı hatırlatıldı. Ortaya çıkan bilgilerin çetelerin Türkiye topraklarından Kobanê‘ye girildiği kuşku ve iddialarını doğrular nitelikte olduğunu kaydeden Ayhan, Bakan Öztürk’e şu soruları yöneltti:

* Girê Sipî’nin PYD’nin eline geçtiği dönemde Akçakale’ye geçtiği tespit edilen DAİŞ çetesi sayısı kaçtır? Bunlara dönük ne gibi işlemler yapılmıştır?


* Gerek Akçakale’de gerekse Suruç’ta yakalanan DAİŞ çetesi var mıdır? Varsa sayları kaçtır? Bunlardan tutuklanan var mıdır?
* Türkiye cezaevlerinde kaç DAİŞ çetesi mensubu tutuklu bulunmaktadır?


* Telebyad doğumlu Ahmed Hasan adlı DAİŞ çetesi mensubuna AFAD’ın Akçakale Süleymanşah konaklama tesisinde barınması için tesis tanıtım kartı verildiği iddiası doğru mudur? Akıbeti hakkında bakanlığınızın bilgisi var mıdır?


* Buna benzer birçok DAİŞ çetesinin AFAD’ın kamplarında barındığı, şehir merkezinde hücre evlerinin hatta hastanelerinin bulunduğu iddia edilmektedir. Bunlara dönük bakanlık olarak Terörle Mücadele Kanunu kapsamında bir operasyon talimatınız olacak mıdır?


* Tüm bu iddialara dönük kamuoyuna Bakanlık olarak bir açıklamanız olacak mıdır?”


 ANKARA





Savaş planı kimseye yaramaz


Rojava Demokratik Hareketi (TEV-DEM) Dış İlişkiler Genel Sorumlusu Ömer Elûş, savaş planının ne Türkiye’nin de bölge halklarının çıkarlarına hizmet etmediğini belirtti.

DİHA’ya konuşan Ömer Elûş, Türkiye’nin, Rojava’ya yönelik tavrının “kabul edilebilir” olmadığını ifade ederek, “Türkiye, gün geçtikçe bize yönelik saldırılarını artırıyor. Büyük bir devletin Cumhurbaşkanı kendi iç işini bırakarak başka bir devletin iç işine karışıyor. Sizin aracılığınızla da söylüyoruz: Suriye’de Kürt, Arap, Ermeni, Çeçen, Dürzi ve diğer halklar bir arada yaşıyor. Eğer Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar elini bizlerden çekerse, bizler de sorunlarımızı kendimiz hallederiz” diye yanıt verdi.

“Eğer halkımızın faydası olsaydı, devlet kurmayı da isterdik” diyen Elûş, Türkiye’nin Cerablus’a dönük askeri müdahalenin gerekçesi olarak göstermeye çalıştığı bu propagandayı da yalanlayarak, “Demokratik Suriye-Özerk Yönetim” sisteminde ısrarlı olduklarının altını çizdi.

 Elûş, Cerablus’ta Kürt, Türkmen ve Arap halklarının birlikte yaşadığını söyleyerek, şunları kaydetti: “Türkiye’nin Cerablus’a müdahalesini başka bir devlete, içişlerimize tecavüz olarak değerlendiririz. Neden Suriye’nin diğer bir komşusu böyle bir teşebbüste bulunmuyor? Bu tecavüz olur, zorbalık olur. Ne biz kabul ederiz ne de uluslararası kamuoyu kabul eder. Türkiye’nin çıkarlarına da hizmet etmez. Suriye muhalefetine de hizmet etmez. Bunun olumsuz sonuçları olur. Eğer olursa da bizler de imkanlarımız dahilinde -imkanlarımız da çoktur ve iyidir- buna karşı çıkarız. Bütün dünyaya da bunun doğru bir iş olmadığını söyleriz.” 


 DİHA/KOBANÊ