
İdam vahşetiyle bir İdam Cumhuriyeti’ne dönüşen İran’da bu vahşetin şiddeti her geçen gün artıyor. Kürt siyasi tutsaklara yönelik son dönemde yoğunlaşan bu uygulama, kadınlara karşı da artarak sürüyor. Resmi kayıtlara göre İran’da geçtiğimiz yıl içinde 700’e yakın tutuklu idam edildi. İnsan hakları örgütlerinin idam sayısındaki artışa dikkat çektiği İran’da, 2013’ün Mart ayından 20 Mart 2014 tarihine kadar idam edilen kadın sayısının en az 25 olduğu açıklandı. Verilerin İran Hükümeti’ne yakın basın organlarında çıkan haberlerden derlendiğini göz önüne getirildiğinde, sayının çok daha yüksek olması bekleniyor. En fazla kadın idamı ise İran’ın batısında yer alan Urmiye kentinde gerçekleştiriliyor. İdam edilen kadınlar hakkında isnat edilen suçlarda ise başında “uyuşturucu” iddiaları yer alırken, idam edilen kadınların bir kısmının ne ile suçlandığı bilinmiyor.
İdamdan önce tecavüz
İran’da kadınların idam edilmeden önce tecavüze maruz kalması da bu vahşetin çok sık tekrarlanan ancak dile getilmeyen boyutunu oluşturuyor. İran’da ‘’Bakire bir kadının öldükten sonra cennete gideceği’’ inanışı idam hükümlüsü kadına yönelik tecavüzü hem besleyen hem de gerekçelendiren bir politika. Ölümün son aşamasında kadına yönelik düşmanlığını katmerlendiren rejim, ‘kadının cennete gidişini’ engellemek arayışıyla tecavüzü de devreye koyuyor. İranlı yetkililer kadını celladıyla everip, kadını tecavüze maruz bırakarak, idam edilecek kadının öldükten sonra da cehenneme gitmesini garantilemek arayışında.
Recm en çok kadına uygulanıyor
2008 yılı Temmuz ayında İran’da en az 8 kadın ve bir erkeğin taşlanarak idam cezasına mahkum edildiği belirtildi. İran’daki şeriat hükümleri uyarınca taşlayarak öldürme olan ‘recm’ cezası, zina suçlarına veriliyor. 2002 yılında Ayetullah Mahmud Haşimi Şehrudi’nin recm cezasını askıya almasına rağmen, bu ceza uygulaması devam ediyor. İran yasaları uyarınca recm cezası hem kadınlar hem de erkekler için geçerli olsa da kadınlar bu cezaya daha çok çarptırılıyor.
Cezalandırma 9 yaşından başlıyor
İran’da ceza yaşı da kadının aleyhinde. Kadınlar için ceza ehliyeti 9 yaşında başlarken, erkek çocuklarında ise 15 yaşında. Aynı suçu işleyen bir kadın idamla yargılanabilecekken, bir erkek suçsuz görülebiliyor. Ya da erkek veya kadın bir çocuğun, zina, öldürme, ‘Allah’a karşı çıkma’, uyuşturucu vb. suçları işlemesi, idam mahkumu kılabiliyor.
Din değiştirme de idam kapsamında
İran’da din değiştirme de idam kapsamında. Ev baskınında evlerinde incil bulunan 27 yaşındaki Meryem Rostampour ve 30 yaşındaki Marziah Esmaeilabad adındaki iki kadın 2009 Eylül ayında, din değiştirdikleri gerekçesiyle ölüme mahkum edildi. Tahran’da tek kişilik hücrelerde tutulan iki kadın her azen vakti günde 5 kez kırbaç, az yemek ve az su ile cezalandırıldı. İran’da ceza kanunlarına göre İslam’dan çıkmanın cezası ise şöyle tanımlanıyor: ‘5 ezan vaktinde kadın kırbaçlanır, kadın itaat gösterene kadar yaşam kalitesi düşürülür, yiyeceği, giyeceği kısılır.’
İnsan hakları savunucusuna ceza
İran rejiminin uygulamalarına karşı mücadele eden insan hakları savunucularına da ağır cezalar veriliyor. Aralık 2009’da tutuklanan İnsan Hakları Muhabirleri Komitesi ve ‘Anayasada Cinsiyet Eşitliği İçin 1 Milyon İmza’ kampanyası üyesi Şiva Nazar Ahari, Allah düşmanlığı (muhariblik) ile suçlanıyor. Muhariblik, İran yasalarında en ağır suçlamalardan biri olup idamla cezalandırılabiliyor. Halen cezaevinde olan 36 yaşındaki Ahari, çocuk işçilerin hakları ve eğitimi, siyasi tutukluların hakları ve kadın hakları konusundaki çalışmalarıyla biliniyor. Tutuklandığı günden beri bir kafeste tek başına tutulan Ahari’ye, “Allah’a karşı düşmanlık” suçundan 6 yıl hapis ve 76 kırbaçla cezalandırıldı. Ancak kırbaç cezası paraya çevrildi.
İdam gerekçesi yaratılıyor
İran şiddetine karşı çıkan yabancılar da idam ediyor, bunun için neden yoksa, rejim idam için gerekçe yaratıyor. Buna bir örnek: İran’da 2011 Ocak ayında İran asıllı Hollanda vatandaşı Zahra Behrami’n İran’da 2009 yılında düzenlenen hükümet karşıtı gösterilerde tutuklandı. Gösteriler nedeniyle tutuklanan Behrami, “uyuşturucu kaçakçılığı” iddiasıyla idam cezasına çarptırılarak 2011 yılı Ocak ayında idam edildi. Behmani’nin ailesi, yaptığı açıklamada, İran makamlarınca annesine yöneltilen uyuşturucuyla ilgili suçlamaların düzmece olduğuna işaret etti.
Jabbari idam tehdidi altında
Sayıları tam olarak açıklanmasa da, cezaevlerinde idam riski altında bulunan çok sayıda kadın buluyor. Bu kadınlardan biri de Jabbari. İran’da 2007 yılında dekoratör Reyhaneh Jabbari (26) bir ofisi dekore etmek üzere gittiği ofiste tecavüze maruz kaldı. Kendisini savunmak için tecavüzcüsünü bıçakla yaralayan Jabbari, bıçakladığı kişinin ölmesi nedeniyle idam cezasına çarptırıldı. Tahran’daki Evin Cezaevi’ne tutuklu Jabbari’nin bir ay içinde idam edilme riski bulunuyor.
Cezaevlerinde işkence ve saldırı
İdam cezası ile birlikte, tutsaklar yoğun işkence ve baskıyla da karşı karşıya. İran’da, 27 Nisan’da Shahr-Ray Kadın Cezaevi’nde kadınların kaldığı koğuşa 5 gardiyan ve asker tarafından saldırı düzenlendi. 240 kadın tutsağa yönelik saldırı gece yarısı cop, kablo ve kayışlarla düzenlendi. Koğuş kapıları kilitlenirken, cezaevi telefonları da kesildi. Saldırıda çok sayıda kadın tutsak yaralandı.
17 Nisan’da da Tahran’da bulunan Evin Cezaevi’nin 350’inci bölümüne saldırı düzenlenmiş ve çok sayıda siyasi tutuklu yaralanmıştı. Saldırının ardından açlık grevine başlayan tutukluların açlık grevi, yaklaşık bir aydır devam ederken, sağlık problemlerinin de gözlenmeye başladığı bildiriliyor. Mahkumların hiçbir tıbbi müdahale olanağına erişimlerinin olmadığı cezaevinde, dışarıya haber akışının engellenmesi için de sıkı önlemler alındığı kaydediliyor.
Aydınlar susturulmak isteniyor
2013 Haziran ayında yapılan seçimlerde Hasan Ruhani’nin Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından bir yandan idamlara hız veren İran rejimi aydın, yazar ve sanatçılar üzerindeki baskıları da yoğunlaştırdı. Bir süredir kayıp olan ve kendilerinden haber alınamayan İranlı Şairler Fateme Ekhtesari ve Mehdi Moosavi’nin tutuklanarak Tahran’daki Evin Cezaevine gönderildikleri anlaşıldı. Aralık ayı başında yurt dışına çıkmak isteyen Ekhtesari ve Moosavi’nin çıkışları yasaklanarak, pasaportlarına el konuldu. İnsan hakları savunucusu ve feminst olan Ekhtesari ve Moosavi Avurapa’daki çok sayıda etkinlikte de yer almıştı. Kadın aydınlar halen cezaevinde tutuklu buluyor.
Bir yılda en az 687 idam
İran İnsan Hakları Derneği 2013 insan hakları yıllık raporuna göre 2013’te en az 687 idam kaydedildi. Bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 16 artışa denk geliyor. İnfazların sadece yüzde 56’sı (388) resmi makamlar tarafından açıklanırken, idam cezalarının yüzde 68’inin (458) infazı Hasan Ruhani’nin seçilmesinden sonra gerçekleştirildi. Bu idamlardan 58’i açık alanlarda yapıldı. 21 farklı cezaevinde tespit edilen 299 idam cezası infazı, resmi kaynaklar tarafından açıklanmadı. Bu infazların çoğu ya gizlice yapıldı ya da basına yansımadı. İran İnsan Hakları Derneği’nin raporunda hala İran’da, pek çok kişinin idam edilme tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekildi.
GÜLŞEN KOÇUK-ROHAT EMEKÇİ / JİNHA/HABER MERKEZİ