Şîrîn Elemhulî ve arkadaşlarının idam edilişinin üzerinden 8 yıl geçti. Özgürlük karşıtlığının örneği olan İran molla rejimine karşı Şîrîn Elemhulî, direnişiyle İran ve Rojhilat Kürdistan’da rejimin nefessiz bıraktığı kadın için bir özgürlük sembolü oldu. Elemhulî, Kürt özgürlük mücadelesi tarihinde Leyla Qasim’dan sonra idam edilen ikinci Kürt kadını olurken, idam kararı kendisine bilmediği bir dilde açıklandı.

2008 yılında İran pastarları tarafından tutuklanan Makulu Şîrîn Elemhulî, henüz 24 yaşındaydı. 25 günün ardından Tahran’a sevk edildi, 6 ay boyunca işkence uygulandı, 19 Aralık 2009’da Tahran Devrim Mahkemesi’nde idam hükmüne karar verildi. 9 Mayıs 2010’da ise Ferzad Kemanger, Ferhad Wekili, Eli Hayderiyan ile birlikte Evin Cezaevi’nde idam edildi.

İdamından 4 gün önce kaleme aldığı mektubunda, tutukluluğu süresinde yaşadıklarını anlatmıştı. Kendisini savunacak bir avukata bile izin verilmediğini dile getiren Elemhulî, cezaevindeki yıllarını, ‘demir kapılar ardında, işkence ve eziyet altında geçti’ sözleriyle özetlemişti. İdam edilişinin tek nedeni Kürt olmaktı. Elemhulî bunu, “Beni neden yakaladılar ya da beni neden asacaklar? Sebep Kürt olmam mı? Ben bir Kürt olarak doğdum ve Kürt olduğum için bu kadar eziyet ve işkence gördüm’  diye aktarmıştı. İran’lı devlet yetkililerinin kendisinden Kürtlüğünü inkar etmesini istediğini aktaran Elemhulî, “Böyle bir şey yaparsam, kendimi inkar etmiş olacağım. Benim dilim Kürtçe; Kürtçe ile büyüdüm ancak kendi dilimle konuşmama, yazmama izin vermiyorlar” demişti.

İdam sürecini ise “‘Uzun bir süre sonra 2 Mayıs 2010 yılından birkaç gün önce, sorgu için beni bir kez daha Ewin Cezaevi’ndeki 209 numaralı bölüme götürdüler ve asılsız iddialarını tekrarladılar. Orada kendileriyle işbirliği yapmamı istediler ve bu şekilde idam cezamı sözde iptal edeceklerini söylediler. Bu anlamsız bir şeydi. Bu yüzden de mahkemede söylediklerimin dışında söyleyeceğim bir şey yoktu. Sonunda benden, onların söylediklerini kameralar önünde tekrarlamamı istediler. Ancak ben bunu kabul etmedim. Bunun üzerine ifademi alan yetkili, ‘Biz sana yardımcı olmak istedik, ancak ailen bize yardım etmediği için bu noktaya geldi’ dedi. Yetkili, o zaman beni bırakmayacaklarını idam edeceklerini söyledi” ifadeleriyle aktarmıştı.

Büyük şair Şêrko Bêkes, büyük etkilendiği Şîrîn Elemhulî için bir şiir kaleme almıştı. Kürtçe orjinli şiirin Türkçe çevirisinden bazı pasajlar şöyle:

Biz dağız, yer değiştirmeyiz / Biz şiiriz kurumayız / Biz rüzgarız eğilmeyiz / Biz doğum sancılarıyız, sonumuz gelmez / Biz yaşamın kendisiyiz, erimeyiz. Rojhilat’tan Rojava’ya, Yukarı’dan Aşağı’ya / Dar ağaçları bugüne kadar devrimimizden ne eksiltti? İdam sehpaları gözümüzü mü korkuttu? / Dağlarımızı eğebildiler mi? / Pîremegrun’a çöktürebildiler mi? (...) İran idam rejimi hep ihtiyar / Ama biz her daim genç (...) Bugün Sinê’nin en büyük caddesi Ferzad Kemanger oldu / Bu sabahtan sonra Mahabad’ın en büyük bahçesi Şîrîn Elemhulî oldu / Bu şafakta doğan tüm çocuklara Ferhad Wekîlî adı verildi / Bu şafakta Elî Heyderiyan Kirmanşan’ın Taxwestan’ı oldu / Hadi buyrun, Sinê’yi darağacına götürün! (...) Bugünden sonra Şirin Elemhuli’nin gözlerinin aşığıyım / Bugün kaç tane şiirim varsa hepsini Şirîn Elemhuli’ye gül ve stran (ezgi) yapıyorum / Bundan sonra ben onun saçının bir teliyim / Bundan sonra ben onun tırnağıyım / Bundan sonra ben onun son defa giyip idama gittiği ayakkabısıyım / Bundan sonra Şîrîn Elemhulî’nin geride bıraktığı bileziğim(…)

HABER MERKEZİ