Utrecht Üniversitesi’nde yapılan konferansa, Dünya Özgür Kadın Vakfı, Helin Kadın Vakfı ve Ortadoğu Kadın Araştırma Vakfı evsahipliği yaptı.
“İdam ve Recme Son” konferansının açılış konuşmasını 2. Barış Grubu Üyesi Dilek Kurt yaptı. Dilek Kurt, konferansların önemli bir düzeye ulaştığını vurgulayarak, idam ve recmin bir insanlık suçu olduğuna dikkat çekti Kurt, “Bu insanlık ayıbı ortadan kaldırılıncaya kadar, biz kadınlar da mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

Konferansa “Kadın Kırımına Hayır” kampanya komitesi adına katılan Gönül Kaya ise, kadına yönelik kırımın ve recmin 5 bin yıllık bir geçmişi olduğunu hatırlattı.

Ayna: Şiddeti kapitalist sistem üretiyor

Konferansa BDP adına katılan Milletvekili Emine Ayna da, kadına yönelik şiddet ve buna karşı kadınların direnişine ilişkin bir sunum yaptı. Ayna, kadına dönük şiddetle mücadelede kullanılacak dilin önemli olduğunu belirterek, eril dilin değişmesi gerektiğini kaydetti.
Devletlerin şiddetin ortaya çıkmasındaki rolüne de dikkat çeken Ayna, kadına yönelik taciz ve tecavüzün de recm gibi ele alınması gerektiğini söyledi. Aynı, şöyle devam etti: “Kadınlar günümüzde neredeyse saniyede bir tecavüze uğruyor. Kadın hakları ve kadına yönelik şiddetle mücadele günümüz devletler tarafından siyasal çıkarlara göre ele alınmaktadır. Ve şiddeti üreten kapitalist sistemdir.”

Batı’da ‘aşk’ cinayetleri


Konferansa katılan bir diğer isim olan gazeteci-yazar Renate van der Zee, Hollanda hükümetinin yaşanan ‘namus cinayetleri’ne yaklaşımı, aile içi şiddet ve tecavüze ilişkin sunum gerçekleştirdi. Renate van der Zee, şiddeti önleyici tedbirlerin sığınma evleriyle ele alınamayacağını söyleyerek, geçmişte Hollanda hükümetinin ‘namus cinayet’lerini kabul etmediğini anlattı.
Irak ve Güney Kürdistan’da kadın haklarını ele alan Houzan Mahmoud ise, Batı ülkelerinin, Ortadoğu’ya bakış açısının sorgulanması gerektiğini söyledi ve ekledi: “Sadece Ortadoğu’da kadınlar katledilmiyor. Ortadoğu’da namus adı altında kadınlar öldürülüyorken batıda ise bunun adı aşk cinayetleri oluyor.”
Doğu Kürdistanlı Gazize Ghaderi, İran’daki idamlar ve recme ilişkin yaptığı sunumda, Kürt aktivist Şirin Elemhuyi’nin idamına değinerek, O’nun idama giderken kullandığı “yaşam mücadele etmeye değerdir” sözünü anımsattı. Ghaderi, İran’da gerçekleştirilen idamlara ilişkin istatistiki bilgiler verdi. 
Konferansta konuşma yapan Hawra Ahmed Nissi ve Sorrayya Mohamed, Ortadoğu’da kadına yönelik devlet politikalarına değindi. Recme karşı verilebilecek en büyük mücadelenin uluslararası kadın dayanışması olduğunu ve bu anlamda konferansın değerli olduğunu belirten Nissi ve Mohamed, kadın mücadelesinin ortak bir paydada yükseltilmesi gerektiğini ifade etti.



Kadın kırımı insanlık suçu olmalı


Konferansa Dünya Özgür Kadın Vakfı adına katılan Nursel Kılıç ise, “İdam ve Recme Son” konferanslarının amaç ve sonuçlarını değerlendirdi. Kılıç, kadınların, kadın kırımını meşrulaştıran ataerkil yapılara alternatif toplumsal sözleşmelerini geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Kılıç, ayrıca uluslararası hukukta kadın kırımının jenosid gibi bir insanlık suçu olarak kabul edilmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini açıkladı.
“İdam ve Recme Son” konferansları ilk olarak Fransa, ardından İsveç ve İngiltere’de düzenlenmişti. 

ROJBİN CEREN /ANF-UTRECHT