Erdoğan-Putin görüşmesinde İdlib için “15-20 kilometre derinliğinde silahsızlanma bölgesinin kurulması” kararı alındı. Ancak bu anlaşmanın taraflar arasında geçici bir soluklanma olduğu, İdlib için askeri bir savaş olasılığının halen bulunduğu belirtiliyor. Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Soçi’de önceki gün yaptığı toplantıda İdlib’te “15-20 kilometrelik silahsızlanma bölgesi” kararı çıktı. Görüşmede “15 Ekim’e kadar, 15-20 kilometre silahsızlanma bölgesinin kurulacağı” yönündeki mutabakat, şimdilik İdlib’e yönelik Rusya, Suriye rejimi ve İran’ın ortak operasyonunu geçici olarak durdururken 15 Ekim’den sonraki süreç de büyük bir muamma olarak ortada duruyor. Soçi’de Erdoğan-Putin görüşmesinden üzerinde henüz iki saat bile geçmeden, Suriye’nin farklı kentlerine füze saldırısı düzenlendi, 15 askeri taşıyan bir Rus uçağı da düşürüldü. Anlaşmanın içeriği Erdoğan, İdlib için 7 Eylül’de Tahran’da İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı üçlü zirvenin ardından, Pazartesi günü Rusya’nın Soçi kentinde Putin ile tekrar görüştü. Görüşme sonrası yapılan açıklamaya göre İdlib konusunda Rusya ile Türkiye arasında ana hatlarıyla şu başlıklarda mutabakat sağlandı: - 15 Ekim’e kadar çete grupları ile Suriye rejim güçlerinin kontrol ettiği alanların arasında silahlardan arındırılmış bir bölge oluşturulacak. -  10 Ekim itibariyle 15-20 kilometre derinliğindeki bu alanda bulunan çetelere ait tank, roket ve havan topu gibi ağır silahlar çekilecek. - AKP-MHP yönetimindeki Türk devletinin ‘Silahlı ya da ılımlı muhalif’ olarak pazarladığı çeteler yerlerinde kalacak. Ancak, El Nusra (Heyeti Tahrir El Şam-HTŞ) dahil ‘radikal gruplar’ bu alandan çıkartılacak. - Silahsızlandırılmış bölge sınırlarının iki tarafında Rus askeri polisi ile Türk askerleri devriye gezecek. - TSK’nin İdlib’i çeviren 12 gözlem noktası tahkim edilecek. -  Yeni yıla kadar Halep-Hama ve Halep-Lazkiye yolu açılacak. - Rusya, İdlib çatışmasızlık bölgesine saldırılmayacağını temin için gereken tedbirleri alacak. Kürtlere kin kustu İdlib’de savaş suçları işlemiş çetelerin hamisi olduğu bütün yönleriyle ortaya çıkan ve bu kimliğinden dolayı Rusya tarafından çetelerin temsilcisi olarak kabul gören Erdoğan, Putin ile görüşmesinden sonra yaptığı yapılan basın açıklamasında ise Kürtlere olan kinini kustu. Erdoğan asıl tehlikenin, Fırat’ın doğusundaki QSD güçleri olduğunu iddia ederek bu bölgeyi hedef gösterdi. Erdoğan “En büyük tehdit İdlib’den ziyade Fırat’ın doğusundan kaynaklanıyor” dedi. Rusya ise ABD, İngiltere ve Fransa’nın İdlib’e yönelik olası sert bir askeri operasyonu kabul etmeyecekleri sinyalinden sonra, silahsızlandırılmış bölge perspektifi ile başta Hmeymim Hava Üssü’ndeki askeri varlığı olmak üzere, Lazkiye, Hama ve Halep’i olası çete saldırılarından korunmak istiyor. Erdoğan ile görüşmesinden sonra Türk muhatabıyla basın mensuplarının karşısına çıkan Putin, “Rusya’nın endişelendiği İdlib’de bulunan savaşçıların saldırı tehlikesini ayrıntılı bir şekilde değerlendirdik ve 15-20 kilometreye kadar temas hattı üzerinden bir silahsızlandırılmış bölge kurma kararı aldık. El Nusra o bölgeden çekilecek, muhalif gruplar ağır silahlarıyla birlikte çekilecek” dedi. Öte yandan varılan mutabakatı dün değerlendiren Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise “İdlib’e ilave asker takviyesi yapmamız lazım. Tüm insanlar yerlerinde kalacak. Bu bölgeye rejimin girmemesi için gerekli tedbirleri Rusya alacak. 12 tane gözlem noktamız da kalacak” ifadelerini kullandı. Çatışmasızlık bölgeleri rejimin denetimine girdi İdlib’te planlanan “silahsızlandırılmış bölge” kavramı, Rusya, Türkiye ve İran’ın garantörü olduğu Astana Görüşmeleri’ndeki çatışmasızlık bölgeleri veya gerilimi azaltma bölgelerini akıllara getiriyor. Söz konusu çatışmasızlık bölgeleri şunlardı: Birinci bölge: İdlib eyaletinin tamamı, İkinci Bölge: Humus eyaletinin tamamı, Üçüncü Bölge: Şam’ın kuzeyindeki Doğu Guta ve Dördüncü Bölge: Ürdün sınırındaki Dera ve Kuneytra’ydı.Bu bölgeler Rusya ve İran destekli Suriye rejimi tarafından bir bir ele geçirildi. Erdoğan gerilimi azaltma ya da çatışmasızlık bölgeleri olarak adlandırılan bu bölgeler için “Türkiye, Rusya, İran garantörlüğünde uygulanan ateşkes veya yeni adıyla çatışmasızlık, siyasi çözüm çalışmalarının başarıya ulaşması için önemli bir fırsat penceresi oluşturmuştur” ifadesini kullanmıştı. Arap basını nasıl yorumladı Türk devleti ile Rusya arasında İdlib’e yönelik mutabakat konusu Arap basınında geniş yer tuttu. Arap basını Putin’in bu mutabakatla, Batı ülkelerinin baskısını azaltmak ve zaman kazanmayı amaçladığını yazdı. Al Arab, Putin ile Erdoğan arasında varılan uzlaşmaya ilişkin yorumunda Rusya ile Türkiye’nin İdlib’e dönük yeni yol haritasının bir ara yol olduğu ve yaşama geçirilmesinin sanıldığı kadar kolay olmayacağı iddiasına yer verdi. Gazetede kentte silahsızlanmayı reddedecek gruplara karşı büyük bir savaş riskinin halen varlığını koruduğu ifade edildi. Gazete, Türkiye’nin ileri sürdüğü tezlere uygun yürümemesi durumunda da Putin’in Batı karşısında elinin güçleneceği vurguladı. Londra merkezli El Hayat gazetesi de yeni yol haritasının Suriye yönetiminin hazırlıklarını uzun dönemdir sürdürdüğü İdlib operasyonunu gündemden çıkardığını yazdı. Gazete “Ancak silahsızlandırılmış bölge için Şam’ın onayına gereksinim var“ dedi. Soçi sonrası hareketli gece Erdoğan-Putin görüşmesinden henüz iki saat sonra, Suriye’nin farklı kentlerine füze saldırıları yapıldı. Saldırılarda ABD, Fransa ve İsrail’in adı geçiyor. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından yapılan açıklamada ise Amerikan ordusunun her hangi bir saldırı düzenlemediği belirtildi. Suriye resmi haber ajansı SANA’da askeri kaynaklara dayandırılan bir haberde, Lazkiye’de teknolojik sanayi tesislerine yönelik füze saldırılarının olduğu duyurulmuştu. Denizden atıldığı belirtilen füzelerin büyük bir kısmının Suriye hava savunma sistemlerince tespit edildiği ve bir çoğunun da düşürüldüğü savunulmuştu. Ancak düşürülemeyen füzelerin verdiği zarara dair net bir açıklama yapılmadı. Rus uçağı düşürüldü:15 ölü Saldırıların yapıldığı önceki gün akşam saatlerinde bir Rus uçağının yanlışlıkla Suriye’nin S-200 sistemi tarafından vurulduğu, 15 askerin öldüğü belirtildi ve olaydan İsrail sorumlu tutuldu. Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, “İl-20 uçağımız S-200 sistemi tarafından vuruldu. İsrail tarafından yapılan bu provokasyonu düşmanca olarak nitelendiriyoruz. İsrail askerlerinin sorumsuz davranışı yüzünden 15 Rus askeri öldü. Bu kesinlikle Rusya-İsrail ilişkilerinin ruhuna aykırı” dedi. Konaşenkov, pilotların uçağı Suriye ordusunun füze savunma sistemlerinin bulunduğu bölgeye, ateş hattına sürüklediğini, uçağı kalkan olarak kullandığını ifade etti. Konaşenkov, İsrail’in Lazkiye’de bir operasyon yapmayı planladığı konusunda Suriye’deki Rus güçlerine önceden bilgi vermediğini belirtti. Konaşenkov “Operasyonla ilgili önceden bilgi verilmedi. Uyarı, saldırıdan sadece bir dakika önce, ‘kırmızı hat’ üzerinden verildi. Bu sürede uçağın güvenli bir bölgeye çekilmesi mümkün değildi” dedi. Konaşenkov, İsrail’e karşı misilleme hakları olduğunu da sözlerine ekledi. HABER MERKEZİ