
Türk İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, ''Bir milletvekili kanunsuz eyleme katılmamalıdır, Milletvekillerinin polis tarafından özel olarak hedef seçilmişliği tamamen yüzde 101 yalan ve iftiradır. Aksine polisimiz milletvekilleri tarafından hedef seçilmişlerdir, sataşılmışlardır, saldırılmışlardır, tehdit edilmişlerdir'' dedi.
Bakan Şahin, Vilayetler Evi'nde düzenlediği basın toplantısında açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 9 BDP'li milletvekilinin Diyarbakır Valiliği'ne başvurduğunu ve talebin reddedildiğini hatırlatan Şahin, "çok ileri laflar edildiğini, talihsiz açıklamalar" yapıldığını söyledi. Valiliğin gerekçelerini tekrarlayan Şahin, "Diyarbakır'da. 14 Temmuz'da yapılmak istenen mitingin adı 'öndere özgürlük'. O önder diye nitelendirilen kişi, bu ülkede sivil, asker, polis, çocuk, bebek, canlı gözetmeden, yerine göre ağaçları yakarak, yerine göre hayvanları katlederek insanlık dışı bir cinayetler serisini işleyen teşkilatın da önderi ve kurucusu'' diye konuştu.
BDP'nin yapmak istediği mitingin "bir anlamda terör örgütünün toplantısı olduğunu" savunan Şahin, 18 milletvekilinin bu "yasadışı ve terör örgütünün amacına yönelik toplantıda" öncü ve aktif rol almaya çalıştıklarını söyledi.
Polisin son derece sağduyulu davrandığını ileri süren Şahin, ''Yaşanan olay BDP'nin o günde bu ülkede doğurmak istediği kargaşa olayından ibarettir. Olayın aktif tarafı, hukuk dışı, hukuku zorlayan aktörü bellidir'' dedi.
Şahin, BDP milletvekilleri ve Kürt iyasetçilere yönelik hakaretlerini şöyle sürdürdü: ''Bunlar kökten yalancı, kökten boş işlerle uğraşıyorlar. Bunların mumu, daha gündüzden yanıyor, sönüyor. 25 kuruşluk ne kazandırdılar bu ülkeye? Bir meyve ağacı mı diktiler, bir dükkan mı açtılar? Kaçak Hint kenevirleri hariç bir tarla mı ektiler? Sadece Türkiye'nin değil Türk milletinin değil insanlığın belası bir anlayış. Dini, ahlaki, üretim, çağdaş değeri olmayan bir yapı. Kapanan kepenkler günlerdir. Mahrum kalınan ticaretin hesabını kim verecek? Kan, kin, gözyaşı, ölüm, başka bir şey vadetmeyen bir lanetli yapı ve onun adına hizmet etmeye gayret eden Diyarbakır'daki 14 Temmuz'daki zavallı 18 tane milletvekili. Başka ne diyeyim.''
'Ne söylüyorlarsa tersi'
İçişleri Bakanı Şahin, milletvekillerinin polis tarafından hedef seçilmesi ve bu yöndeki açıklamaların hatırlatılması üzerine, şöyle konuştu: ''Bir milletvekili eyleme katılır, hukuki eyleme katılır. Bir milletvekili kanunsuz eyleme katılmamalıdır, öncelikle millete örnek olmalıdır. Milletvekillerinin polis tarafından özel olarak hedef seçilmişliği tamamen yüzde 101 yalan ve iftiradır. Aksine polisimiz milletvekilleri tarafından hedef seçilmişlerdir, sataşılmışlardır, saldırılmışlardır, tehdit edilmişlerdir. Birbirlerine şahitlik yapıyorlar galiba, diğer milletvekilleri bazı milletvekillerinin hedef seçildiğini söylüyorlar. Bir kez daha tekrar edeyim; ne söylüyorlarsa tersinden okumak lazım.''
ANKARA
Hükümet Sözcüsü: BDP'liler uysaydı
Bakanlar Kurulu toplantısı ardından açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Amed'de devlet güçlerinin yetkilerini kullandığını söyleyerek, vekillerin darp edilmesini savundu.
Başbakan Recep T. Erdoğan başkanlığında önceki Başbakanlık Merkez Bina'da gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısından sonra açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Amed'de uyguladıkları devlet terörünü savundu. DTK ve BDP'nin yapmak istediği, ancak valilik tarafından yasaklanan "Özgürlük İçin Demokratik Direniş" mitingi ve ardından uygulanan polis şiddetine yönelik konuşan Arınç, konunun Bakanlar Kurulu'nda görüşülmediğini, meselenin saptırılmasına gerek olmadığını söyledi. BDP'nin mitingine izin verilmeyeceğinin valilik tarafından açıklandığını söyleyen Arınç, buna rağmen BDP'li milletvekillerinin açıklama yaparak kararı yok saymaya davet ettiklerini, açıkça bunun suç olduğunu ve suçun işlendiğini savundu. Devlet güçlerinin ise, yetkilerini kullandığını, güç aşımı gibi şeylerin de konuşulacağını belirten Arınç, miting öncesi arama taramalarda patlayıcılar bulunduğunu ileri sürdü. Medyada yer alan haberlerin doğru olmadığı kanaatinde olduğunu söyleyen Arınç, BDP'nin valiliğin kararına karşı gelmek değil, kolaylaştırıcı tavır takınması gerektiğini ileri sürdü.
Diyarbakır Valisi Vekilin orda ne işi var?
BDP ve DTK'nin 'Özgürlük için Demokrati Direniş' mitingine izin vermeyen Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, Akşam gazetesine konuştu.
"Milletvekillerinin eylemde ne işi var? Milletvekillerini ibretle izliyorum" diyen Toprak, "Sayın Buldan'ın ayağına tam olarak ne isabet ettiğini bilmiyoruz. Taş da gelmiş olabilir veya seken bir gaz bombası kapsülü de" dedi. Newroz'de izin vermediklerini ama esnek davrandıklarını belirten Toprak, "Ama kalkıp, '1 milyon kişiyle basın açıklaması yapacağız' derlerse, tabii ki izin vermeyiz" diye konuştu. Yasak kararının tamamen kendisine ait olduğunu ileri süren Vali Toprak, şöyle devam etti: "İzin verilmeyen mitingden sonra 'taş yedim, ayağımdan vuruldum, polis şiddeti var' diyorlar. Senin ne işin var mitingte? Buradan emniyetimize teşekkür ederim. Polis, orantılı güç kullanmıştır. Mitingin provoke edilebileceğine dair ciddi istihbari bulgularımız vardı. Toplumu şiddet ortamına çekerek savaş vuruşu yapmak istiyorlardı."