DÎLAN REŞVAN/HABER MERKEZİ

Münih’te düzenlenen eylemde YPG bayrağı taşıdığı için ifade vermeye çağrılan gazeteci ve aktivist Anselm Schindler; “Siyasi celpleri ciddiye alıp ifade vermeyi doğru bulmuyorum. Güvenlik aygıtlarının amacı, sol harekete karşı bilgi toplamak ve aktivistlerin gözünü korkutmak. Buna müsade edilmemeli” dedi.

Almanya’nın Bavyera Eyaleti yönetiminin 17 Şubat’ta Münih Güvenlik Konferansı protestolarında Kürt sembolleri ve renklerinin yasaklanmasına karşı düzenlenen mitingde, YPG bayrağıyla katılan gazeteci ve aktivist Anselm Schindler, yaklaşık bir hafta önce ifadeye çağrıldı. Eylem günü polis tarafından ne uyarıldığını ne de kontrol edildiğini söyleyen Schindler, eline celp ulaşmasına şaşırdığını; muhtemelen kendisinin eylem günü fotoğrafının çekildiğini ve o şekilde tesbit etildiğini söyledi.

Schindler, önümüzdeki Pazartesi günü için çağrıldığı ifadeye gitmeyeceğini belirterek, “Siyasi celpleri ciddiye alıp ifade vermeyi doğru bulmuyorum. Güvenlik aygıtlarının amacı, sol harekete karşı bilgi toplamak ve aktivistlerin gözünü korkutmak. Buna müsade edilmemeli” diye konuştu.

PKK yasağı kaldırılmalı

Hakkında açılan davaya aldırış etmeyeceğini dile getiren Schindler, “Başka bir hayat ve toplum için mücadele edenler gibi ben ve yoldaşlarım özgürlük hareketinin sembollerin bize yasaklamasına izin vermeyeceğiz” dedi. Schindler, “PKK ile bayrağın üzerindeki yasağın da kalkması gerekir” dedi.

Keyfi uygulamalar yapılacak

Almanya’nın Münih eyaleti polisinin diğer eyaletlere göre daha sert olduğuna dikkat çeken Schindler, bir kaç hafta önce yürürlüğe giren Bavyera Polis Görev Yasası‘na dikkat çekti: “Söz konusu yasa, sağ muhafazakar hükümete muhaliflere karşı baskının da sıkılaştırılmasını sağlayacak. Yeni yasaya göre polis keyfi gözaltılar ve izlenmeler sürdürebilir. Nazi döneminden bu yana böylesi sert polis yasası görülmedi.”

Rojava’ya rüzgar enerjisi projesi

Aktivist Anselm Schindler, bunun yanı sıra Sueddeutsche Zeitung, Di Tages Zeitung (TAZ) gibi sol yayın kuruluşlarında gazetecilik yaptı. Siyasi çalışmalarda da yer alarak son yıllarda Kürdistan’a da çok kez gittiğini söyleyen Schindler, ‘Make Rojava Green Again’ kampanyasında da aktif görev alıyor. Ekoloji kampanyasından söz eden Schindler, Rojava’da ekolojik toplumun yaratılmasının ön görüldüğünü ve çalışmaları kapsamında binlerce ağacın dikildiğini söyleyen Schindler, temel amacın Rojava’nın yeniden yeşermesini sağlamak olduğunu söyledi. Schindler şöyle devam etti: “Rojava’da farklı bir tarımın yaratılmasını istiyoruz. Yine tek kültürlülüğe bir alternatif arıyoruz. Aynı zamanda yenilenebilir enerjiyi de hedefledik. Rojava’nın ilk rüzgar enerji santralini kuracağız.”

Kürtlerle dayanışana da baskı

AZADÎ Hukuk Bürosu, yayınladığı bir basın açıklaması ile Kürt sembollerine ilişkin süren baskı ve davalara dikkat çekti. Kürtlere uygulanan baskıya Kürt dostlarının da maruz bırakıldığına dikkat çeken AZADÎ, açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Mart 2017 ve 2018 Ocak aylarında Federal İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan ‘semboller yasağı kararnamesi’nden sonra Kürtler ve dostlarına uygulanan baskı arttı. Eylem, etkinlik ve mitinglerde uygulanan yasak ve engeller normalleştirilmeye çalışılıyor. PYD, YPG/YPJ gibi Kürt örgüt ve derneklerinin sembollerini ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterini taşıyanlara ve eylemlerde slogan atanlara açılan soruşturmalar güvenlik makamları için büyük bir zahmet. Polis ve Adalet’in eksik memur sayısına rağmen söz konusu Kürtler olunca evinde bayrak asan birine baskın düzenleyebiliyor.”

NSU davası ırkçılığın kanıtı

NSU davasında neo nazi üyesi Ralf Wohlleben’in 10 yıl yargılanmasını da eleştiren AZADÎ, “Bu karar, devlet makamlarının, özellikle iç istihbaratının sağ terörü ne kadar masumlaştırdıklarını gösteriyor; aynı zamanda kendilerinin himayesinde 9 ırkçı cinayetin gerçekleştirildiğinin de kanıtı“ ifadelerini kullandı.