AZİZ ÇİFTÇİ / BREMEN
İslam dininde kutsal aylardan Ramazan Ayı’nın başlamasıyla beraber Bremen Saidê Kurdî Camisi’nde üyelerin bağışları ve gönüllülerin çalışmalarıyla her akşam iftar yemeği verildi. Kadir Gecesi için yapılan konuşmalarda da özgürlük mücadelesi, ahlak, adalet, gerçek İslam, toplumsal yardımlaşma konuları ele alındı.
Ramazan Ayı’nın bitişinin habercisi ve “Bin aydan daha hayırlı gece” diye tabir edilen Kadir Gecesi’nde de Cami doluydu. Kürtçe mevlidin ardından Kur’an-ı Kerim’den ayetler okunan gecede Mele Eşref, Mele Hüseyin, Mele Şahin Kadir Gecesi’nin İslam dinindeki anlam ve önemine ilişkin ayetler ve hadisler ışığında açıklamalarda bulundu.
Kur’an-ı Kerim’in bu gecede indiğini ve ilk ayetinin “Oku” olduğunu dile getiren Mele Şahin, “Biz bugünü hala anlamadığımız için bir biçimde bu kitabı anlamadan okuyoruz. Yıl içindeki 11 ay işlediğimiz günahlarımızın topluca af edilmesi için rabbimize dua ediyoruz. Adeta “Ey ya Rab, 11 ay bolca günah işledik, bu ayın ve gecenin hatırına günahlarımızı affet” diye dua ediyoruz. Ancak İslam bu değil, onun kitab-ı Kur’an böyle demiyor. İslam barış, esenlik, adalet, ahlak dinidir. Kur’an-ı Kerim onun uygulama kılavuzudur. Adalet ve ahlaktan yoksun kalmış adalet duygusunu yitirmiş, fakir fukarasını doyurmayan, onlara merhametle yanaşmayan bir insanın Kadir Gecesi karanlıktır” dedi.
‘İslam, Kur’a adına insanlarımız öldürülüyor’
Mele Eşref de “Kuran, İslam peygamberine gönderildiğinde Ona ilk emri “Oku” emridir. Aynı zamanda ilk ayettir. Biz İslam toplumları olarak onun içindeki insani, ahlaki, adalet değerlerinden habersiz ezberleyip, ya mezarlıklara ya da ölülere hoş sedalarla okuyoruz. Veya nuska, üfürük için günümüz modası güzel kalıplar içinde ev, iş yeri köşelerine süs olarak, işlemeli eşya gibi kullanıyoruz. Oysa ki, bu din ve onun kitabı yaşayan insanlara gönderilmiş. İnsan ve içinde yaşadığı evrenin barış ve selameti için her insanın kendi renk, dil, kültür ve ırkın yaşadığı coğrafyasında özgür, emniyet içinde, insani haklarıyla barış içinde yaşanması için gönderilmiş. Bir toplum ki, birbirini, insanlığını boğazlıyorsa İslam ile yakından uzaktan alakasının olmasının mümkünatı yok. İslam dini ve onun kitabı Kur’an’ı Kerim tüm haklara olduğu gibi Kürt halkı için de adalet, selamet, barış, anadiliyle yaşam, kendi yurdunda kendisini yönetme hak hukukunu vermiş. Mazlum halkların kanına giren zalimlerin İslam ile Kur’an ile hiç bir bağları yok. Bu gece Kadir Gecesi’dir yani karanlıktan aydınlığa çıkışın başlangıcı olacak gecedir. Ancak İslam ve Kur’an adına insanlarımız öldürülüyor. Kürt evlatlarını koyacak yer kalmamış zindanlarda. Allah’ın diğer halklara bahşettiği gibi bize de bahşettiği nimetleri gaspediliyor. Halbuki barış ve adalet dini olan İslam dininin karanlıktan aydınlığa çıkmanın zihinsel ve tarihsel olarak büyük değişim ve ahlaki yenilenmenin başlangıcı olmasına rağmen bugün İslam toplumu hala birbirini boğazlamaktan öteye gidemedi. Kadir Gecesi, karanlıktan aydınlığa geçişin ya da geçmenin başlangıcı olmasına rağmen, biz bu geceye ‘kutsal bir gece’ demekle yetinip duruyoruz. Oysa ki, o cehalet döneminde, Mekke’deki toplumların birbirlerine karşı yürüttüğü adaletsizliğin, zulmün, insanların birbirini öldürdüğü, birbirlerine iftira attığı, kibir ve hasetin bitirilmesine karşı karanlıkların aydınlatılması demektir. O günün Arap coğrafyasında kız çocuklarının diri diri gömülmesine bir itirazdı bu gece ve sonrası. Aynen bugün haksızlığa uğrayan çocuklarının üzerindeki zulme itiraz eden annelerin, ceberutlar tarafından sokak ortasında uğradığı zulme itiraz etmektir Kadir Gecesi. Vicdanın sesini dinlemektir Kadir Gecesi” dedi.
Yüksel Koç da katıldı
161 gün süren açlık grevi eyleminden çıkan ve Bremen’de ailesinin yanında tedavi olan KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç da, Kadir Gecesi vesilesiyle cami cemaatine kısa bir konuşma yaptı. Koç, beyaz tülbentli annelerin direnişine vurgu yaparak şunları kaydetti:”Hiç kimsenin tecridi kırmayı mümkün görmediği bu çok karanlık dönemde bizler, halk olarak direnerek tecridi kırmayı başardık. Rehavete kapılmak, yılgınlık içinde olmak yok. Bu bir süreçtir. Yarın nasıl olacağı hiç belli değil onun için sürekli bir direniş hali gerekiyor. Değerli halkımızın, cami üyelerinin ve İslam aleminin Kadir Gecesi’ni kutluyor ve barışa vesile olmasını diliyorum.”
Rojhilat için yardım çağrısı
Son olarak söz alan Cami Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Muhittin Boztimur da Ramazan Ayı’nın başlangıcından bugüne gerek emekleri ve gerek maddi katkılarıyla destek sunan tüm üyelere teşekkür etti. Boztimur, üyelerden özelikle Rojhilat Kürdistanı’ndaki sel felaketinden dolayı yardıma muhtaç insanlarla dayanışma içinde olunmasını gerektiğini belirterek “Çok zor şartlar içinde yaşamlarını sürdüren onbinlerce insanımız var. Çok büyük mağduriyetler içinde perişan olmuşlar. Allah rızası için Heyva Sor’a Kürdistanê bağış, fitre ve zekatlarınızı bağışlayın ki mazlum insanlarımıza yardımlar ulaştırılsın” dedi.