Açlık grevlerine dikkat çeken İHD Ankara Şube Eşbaşkanı Saliha Şahin, “Cezaevlerinde yaşanacak olan ölümlerden, taleplere olumlu yanıt vermeyen hükümet yetkilileri doğrudan sorumlu olacaktır” dedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, Zülküf Gezen’nin bulunduğu Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde tecridi protesto etmek amacıyla fedai eylem yapmasına ve açlık grevlerine dair şube binasında bir basın toplantısı düzenledi. Basın metnini İHD Ankara Şube Eşbaşkanı Saliha Şahin okudu.

Ciddi sağlık sorunları 

Açlık grevlerine dair hükümetin tutumunu eleştiren Şahin, “Uzunca bir süredir açlık grevinde olan mahpuslarda, artık çeşitli sağlık sorunları başlamıştır. Ancak binlerce insanın hapishanelerde süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olmasına rağmen gerek iktidar gerek muhalif kurum ve kuruluşlar gerekse toplumun büyük bir kesimi duyarlılık göstermiyor. Açlık grevlerine ve tecride ana akım medyada yer verilmemekte, açlık grevlerine dönük basın açıklamaları ve protesto eylemleri şiddet kullanılarak engellenmektedir. Ne yazık ki çok haklı ve yasal olan tecridin kaldırılması talebi, konunun tarafı olan ilgili kurumların gündeminde dahi değildir” şeklinde konuştu.

İnsanlığın utancıdır 

Öcalan üzerindeki tecride dikkat çeken Şahin, şöyle devam etti: “Tecrit, anayasal hak ve normlar, uluslararası sözleşmeler yok sayılarak devam ettirilmektedir. Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi protesto etmek için Leyla Güven’in başlattığı açlık grevleri diğer cezaevlerindeki mahpusların katılımlarıyla yaygınlaşmıştır. Zülküf Gezen adlı mahpusun tecridi protesto amacıyla yaşamına son verdiğini üzüntüyle öğrendik. Hastaneye cenazesi kaldırılan Zülküf Gezen’in naaşı ailesine teslim edilmeyerek polis eşliğinde Diyarbakır’a getirilmiş, cenazeye katılım ve ertesi günü mezarlığı ziyaret yine şiddet uygulanarak engellenmiştir. Zülküf Gezen’in yaşamını yitirmesi bir yana cenazesinde dahi uygulanan gayri insani muamele insanlığın utancıdır. Hiçbir hukuksal ve insani çerçevede değerlendirilebilecek bir uygulama değildir.”

Hükümet sorumludur

Şahin, açıklamanın devamında şunları dile getirdi: “Hapishanelerde açlık grevlerinden ve farklı eylem biçimlerinden kaynaklanacak ölümlerin ve kalıcı sağlık problemlerinin de önüne geçmek için acil olarak tecridin kaldırılması gerekmektedir. Hükümet; acil olarak ayrıştırıcı söylemleri bir kenara bırakarak uzun zamandır devam eden açlık grevleri için insani bir politika üretmeli, akıl ve vicdan çerçevesinde tecride son vererek mahpusların haklı taleplerine kulak vermelidir. Zülküf Gezen’in ölümü de dahil olmak üzere cezaevlerinde bundan sonra yaşanacak olan ölümlerden, taleplere olumlu yanıt vermeyen hükümet yetkilileri doğrudan sorumlu olacaklardır. Hapishanelerde daha fazla ölümlerin önüne geçmek, iktidarın çözüm üretme politikasına bağlıdır ve bu konuda bir an önce karar almalıdır. Yaşam hakkının tarafıyız ve bu hakkın önündeki engellerin kaldırılması için çağrımızı yaparak ‘Tecride son verin’ diyoruz.”