İHD'nin "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2011 Yılı Cezaevleri Raporu" dün Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi önünde yapılan kitlesel basın açıklamasıyla duyuruldu. Açıklamada cezaevinde ölen hasta tutsakların isimlerinin yazılı olduğu dövizler taşındı. Burada açıklama yapan İHD Şube Sekreteri Raci Bilici, "Cezaevindeki ihlalleri, yetkililer de biliyor, çünkü raporları ve tespitleri her fırsatta devletin ilgili birimlerine iletmekteyiz" dedi. Ancak başta Adalet Bakanlığı olmak üzere devlet kurumlarının adeta bu sorunlar karşısında kulaklarını tıkayarak, yaşanan ihlallere göz yumduklarına dikkat çeken Bilici, sözü Pozantı'ya getirdi:"Pozantı'da yaşanan insanlık dışı uygulamalar, derneğimiz vasıtasıyla iki yıl boyunca sürekli olarak Adalet Bakanlığı'na bildirilmesine rağmen, yaşanan sorunların giderilmesine ilişkin en ufak bir girişim yapılmamıştır. Bu durum da başta Adalet Bakanlığı olmak üzere devletin ilgili kurumlarının işlenen bu suçlara ve hak ihlallerine birinci dereceden ortak olduğunu göstermektedir."

Çocuklar bırakılsın
Bilici, çocukların başka cezaevlerine nakledilmesinin sorunu çözmeyeceğini belirterek, Terörle Mücadele Kanunu kapsamında yargılanan çocukların serbest bırakılmasını istedi ve ekledi: "Onların yeri, ailelerinin yanıdır, okullarıdır, oyun oynadıkları arkadaşlarının yanıdır."


256 ağır hasta tutsak var
Devletin ihmali ve hastalıkları nedeniyle bölge cezaevlerinde 13 kişinin yaşamını yitirdiğine, halen acilen tedavi bekleyen 106'sı ölüm sınırında; 256 tutsağın var olduğuna dikkat çeken Bilici, hasta tutsakların bırakılmasını istedi ve "Aksi halde görevini yerine getirmeyen kurumlar, insanlık suçu işlemiş sayılacaklardır" dedi.

Cezaevi işkenceye dönüşmüştür
Cezaevlerinden yoğun başvuru aldıklarını açıklayan Binici, "Son 3 yıl içerisinde siyasi operasyonlar sonucu binlerce kişinin tutuklanmasından kaynaklı cezaevlerindeki doluluk oranı, bu yapılardaki yaşamı adeta işkenceye çevirmiştir. Adalet Bakanlığı'nın cezaevlerindeki bu sorunlara karşı kayıtsızlığı ise, artık kabul edilemeyecek bir boyut kazanmıştır" diye konuştu.

Baskı politikasından vazgeçin
Cezaevlerindeki açlık grevlerine dikkat çeken Bilici, devlete ve eylemcilere şu çağrıyı yaptı: "Kürt kamuoyunu ciddi anlamda rahatsız eden tecrit uygulamasından ve cezaevlerindeki baskı politikasından vazgeçin artık. Bu ülkenin daha fazla can kaybetmeye tahammülü kalmamıştır. Bedenlerini açlığa ve ölüme yatıran cezaevlerindeki mahpuslara da gerçekleştirdikleri açlık grevlerini sona erdirmeleri çağrısında bulunuyoruz."

Duyarlılık istendi
"Cezaevlerindeki durum içler acısı bir tabloyu bizlere göstermektedir. Bu tablonun değişmesi ve daha yaşanılır bir hal alması demokratik ülkelerin vazgeçilmez şartlarındandır. Bu nedenle cezaevlerinde insan haklarının korunması ve yaşama geçirilmesi için tüm kesimleri sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz" diyen Bilici, tüm kamuoyunu da duyarlı olmaya ve yaşanan hukuksuzluklar karşısında sessiz kalmamaya çağırdı.
Açıklamanın ardından "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2011 Yılı Cezaevleri Raporu"nu açıklandı. Raporda, Adalet Bakanlığı'nın cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayılarına ilişkin 29 Şubat'ta açıkladığı rakamlar da yer aldı. Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin istatistiğinin bulunduğu raporda, ayrıca ihlallerin ayrıntılı verileri de başlıklar halinde işlenmiş durumda. Öte yandan raporda, İHD'nin Karadeniz ve Serhat bölgesindeki cezaevlerinde yaptığı incelemelerin yer aldığı bir heyet raporu ve 2011 yılında hazırlanan hasta mahpusların listesi de yer alıyor.

İhlal verileri
Raporda yer alan verilere göre 2011 yılında Kürt illerindeki cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin istatistik verileri şöyle;
* Cezaevlerinde ölen ve yaralananlar: 13 ölü - 4 yaralı
* Cezaevlerinde işkence: 147
* Sevk uygulamaları: 599
*  Sağlık hakkı ihlali: 133
*  Aile görüşü engellenenler: 37
* Avukat görüşü engellenenler: 1
* Tecrit ve izolasyon: 70
* Haberleşme v.b hakları engellenenler: 96
* Cezaevlerinde anadille konuşma yasağı: 8
* Cezaevlerinde diğer ihlaller ve başvurular: 11

AMED