
Açıklamada, kanun teklifinin Anayasa ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu vurgulandı.
Sürecin kendisine güvence
Siyasal iktidarın çözüm sürecini kalıcı hale getirmek için müzakerelere geçmek yerine "soruna güvenlik eksenli yaklaştığına" vurgu yapılan açıklamada, "İmralı Adası'nda 16 yıldır tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan'la görüşen MİT Heyeti bu hükümle güvence altına alınmakta, ancak görüşmeleri gerçekleştiren Abdullah Öcalan'ın kendisi, BDP-HDP heyetleri, KCK yetkilileri, KCK yetkilileri ile görüşen gazeteciler ve STK temsilcileri, Akil İnsanlar Heyeti çalışmalarına katılan kişiler ve bir bütün olarak Kürt sorununun çözümü noktasında fiili inisiyatif alıp çalışma yürüten kurum ve kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişiler koruma dışı bırakılmaktadır. Hükümetin yapması gereken şey bir an önce Toplumsal Barış ve Müzakere Yasası'nı çıkartmak ve bu sürecin hiç olmazsa kendisini yasal güvence altına almaktır" ifadelerine yer verildi.
"Bu hükmün barış ve çözüm sürecinin lehine çıkarılmış bir hüküm olarak göstermek doğru değildir. Hükümet süreçteki isteksiz tutumunu sürdürmeye devam etmektedir" tespiti yapan İHD, "Sonuç olarak MİT kanun teklifi beğenmediğimiz 82 Anayasası'nı mülga eden, devleti bir istihbarat devletine dönüştüren, siyasal iktidarı MİT marifeti ile muhalifleri tasfiye eden bir konuma getirmek istemektedir" dedi.
Gül ve Anayasa Mahkemesi'ne çağrı
İHD, Meclise ve Cumhurbaşkanı'na ise şu çağrıyı yaptı: "TBMM Genel Kurulu'nda bu teklifin kabul edilmesi halinde teklifi kabul eden milletvekilleri yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini ihlal edeceklerini unutmamalıdırlar. Teklifin yasalaşması halinde bunu onaylayacak olan Sayın Cumhurbaşkanı'nın 40 kere düşünmesi ve ona göre karar vermesi gerekmektedir. Şayet onaylanırsa Anayasa Mahkemesi'nin çok acele yürütmeyi durdurma kararı vererek Anayasa'yı mülga eden bu yasayı durdurması gerekecektir. Şayet bunlar olmazsa Türkiye hukuk güvenliğinin tamamen yok edildiği bir ülke haline gelecektir."