İHD Genel Merkezi, başvurusunda avukatların 27 Temmuz 2011 tarihinden bu yana avukatları ile görüştürülmediğinin altı çizildi.

5275 sayılı Kanun'un 25. maddesinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazının düzenlenmiş olduğuna dikkat çekilen başvuru dilekçesinde, buna göre, Öcalan'ın 15 gün ara ile ailesi ile görüşebileceği belirtildi. Aynı kanunun 59. maddesinde vekaletname olmaksızın hükümlünün 3 avukatla görüşebileceği, 83. maddesinde ise hükümlünün yakınları dışında 3 kişi ile haftada bir kez görüşme hakkı olduğu ifade edildi.

'Görüştürülmemesi suçtur'

Başvuruda, Öcalan'ın avukatlarının derneklerine yapmış oldukları müracaatta, Öcalan'ın davaları hakkında da bilgi verildiği dile getirildi. Öcalan'ın halen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yaptığı başvuru üzerine devam eden 2010/946 E sayılı dava dosyasının bulunduğu, ayrıca İstanbul TMK 10. madde ile görevli ve yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından devam eden soruşturmasının olduğu vurgulanarak, şöyle denildi:' 'Dolayısıyla devam eden dava ve soruşturmaları nedeni ile de avukatları ile görüşme hakkının hiçbir sınırlamaya yer verilmeden kullandırılması gerekirken, yaklaşık 2 yıldır avukatları ile görüştürülmemesinin kanunun açık bir şekilde ihlal edilerek defalarca suç işlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Bakanlığınızın keyfi olarak avukatla görüştürülmeme durumları hakkında etkili soruşturma açtırması ve sorumlular hakkında kamu davası açılmasını talep etmesi gerekmektedir.''

Muayene edilmeli

5275 sayılı Kanun'un 2. maddesinde infazda temel ilkenin düzenlenmiş olduğuna vurgu yapılan dilekçede, aynı kanunun 16., 71., 78. ve 81. maddelerinde sağlığın korunması ve tıbbi müdahaleleri ile ilgili tedbirlerin düzenlendiği vurgulanarak, şu hususlara dikkat çekildi: ''Abdullah Öcalan'ın kardeşi Mehmet Öcalan'ın avukatlara iletmiş olduğu bu talep üzerine dernek olarak yapılan incelemede, Abdullah Öcalan'ın avukatları ile görüşme hakkının engellenmesinin açık suç olduğu, sağlık durumu ile ilgili olarak İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi revirinin yetmemesi durumunda tam teşekküllü bir devlet hastanesi ya da üniversite hastanesinde yatarak tedavisinin sağlanması gerektiği, muayene ve tedavi ile ilgili diğer tedbirlerin alınması gerektiği anlaşılmaktadır. Abdullah Öcalan'ın siyasal kimliği göz önüne alındığında güvenlik tedbirleri nedeni ile İmralı Adası dışına çıkarılamayacağının belirtilmesi halinde ise ailesi veya avukatları tarafından önerilebilecek bağımsız bir hekim heyeti tarafından muayene edilme zorunluluğu bulunmaktadır.''
Başvuruda, Birleşmiş Milletler'in 14 Aralık 1990 tarihli Mahpusların Islahı İçin Temel İlkeler Kararı'nın 9. maddesine göre, mahpusların ayrımcılık yapılmaksızın Türkiye'de sağlanan sağlık hizmetlerine ulaşma hakkı olduğunu vurgulayan İHD, Kürt sorununun demokratik çözüm sürecinde yürütülen müzakerelerin devamı için Öcalan'ın sağlık durumunun titizlikle takip edilmesi ve bu konudaki taleplerinin yerine getirilmesi gerektiğini belirtti.

DTK de başvuruda bulundu

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın sağlık sorunlarını kontrol etmek amacıyla, DTK Sağlık Meclisi'nden bağımsız bir doktor heyetinin İmralı Adası'na gitmesi için Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e başvurdu.

Talepler

Başvuruda, talepler şöyle sıralandı:

- İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi'nde hükümlü olarak tutulan Abdullah Öcalan'ın bağımsız bir hekim heyeti tarafından muayene edilmeli,
- 27 Temmuz 2011 tarihinden beri avukatları ile görüştürülmeyen Abdullah Öcalan'ın avukatları ile görüştürülmesinin sağlanması ve bugüne kadar engel çıkaran görevliler hakkında yasal işlem yapılmalı,
- Abdullah Öcalan'ın ailesi ve ailesi dışında dilediği 3 kişi ile düzenli olarak görüştürülmesi sağlanmalı,
- Kürt sorununun demokratik çözüm sürecinde kendisi ile müzakere yapılan Abdullah Öcalan'ın durumu hakkında gözlemlerde bulunmak ve kendisi ile görüşmek üzere İmralı Adası'na içerisinde derneğimiz yetkililerinin de bulunduğu bir insan hakları heyetinin gitmesine izin verilmeli,
- Barış ve çözüm sürecinde etkili faaliyetlerde bulunan Akil İnsanlar Heyeti ile TBMM Çözüm Komisyonu'ndan temsilcilerin Abdullah Öcalan ile görüşmesine izin verilmeli.

DİHA/ANKARA