
İHD, saldırıda birbirine 50-60 metre mesafede aynı hat üzerinde 3 saniye aralıkla iki bombanın patlatıldığını, az sayıda ambulansın olay yerine 15-20 dakika sonra ulaştığını, yaralıların özel araçlarla hastanelere sevki sırasına ise polislerin kitleye saldırdığını vurguladı. "Görgü tanıklarının sabah saatlerinde ordu evlerine istihbarat bilgisi ulaştığını bildirdiği, buna rağmen bir önlem alınmadığı" ifadesinin yer aldığı raporda devletin yaşam hakkı ve toplanma özgürlüğünü ihlal ettiği kaydedildi. İnsanlığa karşı suç kapsamına giren katliamla ilgili görevini yerine getirmeyen İçişleri Bakanı, Ankara Valisi ve Emniyet Müdürü ile diğer sorumlular istifaya çağrıldı.
İHD, 11 Ekim günü katliam yerinde hayatını kaybedenleri anmak isteyenlerin engellenmesine de tepki gösterdi; sorumlular hakkında soruşturma açılmasını talep etti.
Katliamla ilgili bağımsız bir soruşturma yürütülmesini ve tüm süreçlerin kamusal denetime açık olmasını isteyen İHD, TBMM’de Araştırma Komisyonu kurulması çağrısında da bulundu.
Polisin kurşunlarıyla da öldüler
Ankara'daki bombalı saldırıdan sağ kurtulanlar, hayatını kaybedenlerden bazılarının yaralılara yardım ettikleri sırada polisin sıktığı kurşunlarla ölmüş olabileceğini söyledi.
Barış mitingine katılmak için çeşitli kentlerden Ankara'ya giden ve bombalı saldırıdan sağ kurtulanlar katliama ilişkin tanıklıklarını DİHA'ya anlattı.
İzmir'den Ankara'ya giden Ahmet Çiçek, patlamayı duydukları anda sesin geldiği tarafa yöneldiklerini, patlamanın yaşandığı alanda tam bir can pazarı yaşandığını söyledi. Çiçek, "Yaşananlar halkın barış isteğine yönelik planlı bir katliamdır. Bu duruma karşı hepimiz ne olursa olsun barış isteğimizi ve mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.
Deniz Bayrak ise patlamanın ardından insanların yaralıları pankartlarla taşımaya çalıştıklarını, polisin ise ambulansların geçiş yollarını kapattığını kaydetti.
Devlet planı ve kontrolüyle
Patlamaya tanık olanlardan Nehir Bilece de, yaralıları taşıdıkları sırada polisin saldırdığına dikkat çekti. Özellikle yaralılara yardım edenlerin gözaltına alındığının altını çizen Bilece, çok sayıda kişinin bu nedenle gözaltına alındığını hatırlattı. Bilece, "Katliam devlet kontrolünde ve planlı olarak yapıldı. Devletin bir oyunu. Patlamanın olduğu yer MİT'e 3 kilometre uzaklıktaydı. Planlıydı ve mitinge valilikten izin çıkmamıştı. Araçlar İzmir çıkışında da Ankara girişinde de durdurulmadı aranmadı" dedi.
Yaşanan patlama sonrası herkesin alanın dışına doğru telaşla kaçıştığı sırada polisin bir anda gaz ve gerçek mermilerle saldırıda bulunduğunu dile getiren Azad Altındağ da yaşamlarını yitirenler arasında sıkılan bu mermiler sonucu ölmüş olanların olabileceğini kaydetti. Altındağ herşeye rağmen barış mücadelesini sürdüreceklerini dile getirdi.
En az 20 sivil polis vardı
Cumhuriyete konuşan bir polis ise saldırının olduğu toplanma alanında en az 20 sivil polisin olduğunu anlattı. İstihbaratta görevli bir polis, “Saldırı 25 metre yanımda oldu. Yara almadan kurtuldum. Kalabalıktan fark edemedim” diye konuştu.