İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, eşitlik ilkesinin uygulanması için kampanya başlatacaklarını söyledi.
Abdullah Altun için verilen emsal karardan sonra yeniden yargılama, tutukluların infazlarının durdurulması ve tutukluların serbest bırakılması yönünde yoğun taleplerin olduğunu ifade eden Yoleri, kararın uygulanmasında eşitlik ilkelerine uyulmadığını belirtti. Yoleri, “Bu karar ilk Altun kararı olarak duyuldu fakat bu karara dayanarak çok sayıda Hizbullah örgütü mensubu üyelerin bırakıldığını biliyoruz. AYM ya da AİHM kararı olmaksızın basit dilekçelerle bu kararın verildiğini biliyoruz. Böyle bir karar verilirken maalesef özellikle Kürtlere, PKK’li tutsaklara ve sosyalistlere yönelik bu kararın icrasında büyük problemler çıktı. Hizbullahçıları tahliye eden mahkemeler diğer kesimleri tahliye etme konusundan eşitlik ilkesine uymuyor” diye konuştu.
Bugüne kadar yaklaşık 500 Hizbullah üyesinin tahliye edildiğini, buna karşı sadece 8 Kürt tutsağın tahliye edildiğinin altını çizen Yoleri, yaşanan ayrımcılığa karşı derneklerine çok sayıda başvurunun yapıldığını söyledi. Başvuru taleplerindeki artışları dikkat alarak İHD olarak bir kampanya başlatacaklarını ifade eden Yoleri, “Bu kampanyaya ilişkin yapacaklarımızı kamuoyuna duyuracağız. Kampanyanın etkili bir şekilde yürütülmesi ve eşitsiz uygulamanın son bulması için ailelerin ve tutukluların İHD’ye başvuru yapmaları gerekir. Bu başvurular oldukça önemli, çünkü bu başvurular sayesinde bu kampanyayı daha güçlü sürdürebiliriz. Tutuklular da mektup yoluyla bize başvurabilir. Meclis açılıncaya kadar iyi bir kampanya yürütürsek belki bu yargı paketinde daha derli toplu ve yeniden yargılanma kararını eşit uygulanmasını sağlayacak bir düzenleme sağlayabiliriz. Bu nedenle bir an evvel bu başvuruların yapılmasını bekliyoruz” diyerek çağrıda bulundu.
'Fail' diye teşhir edildi ifadesi alınmadan bırakıldı
Hakkari Valiliği'nin “Ankara Güvenpark'taki patlamanın faillerinden birisi yakalandı” şeklinde duyurduğu K.O., ifadesi alınmadan serbest bırakıldı.
Hakkari Valiliği’nin açıklamasından sonra "Ankara Güvenpark'ta 38 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısında kullanılan patlayıcıyı temin eden PKK'lı terörist Yüksekova'da yakalandı" şeklinde basında servis edilen K.O. adlı kişi, serbest bırakıldı. Gever’de 1 Ağustos'ta gözaltına alınan ve götürüldüğü Ankara’da önceki gün çıkarıldığı adliyede serbest bırakılan K.O.'nun avukatı Ramazan Kurt, K.O.’nun bir akrabasının düğünündeyken gözaltına alındığını söyledi.
İfadesi dahi alınmadı
Kurt, daha sonra yaşananları şöyle aktardı: “Müvekkilim herhangi bir örgüte üye değildir ve bu olaylarla da ilgisi yoktur. Müvekkilim Yüksekova'da akrabasının düğünü esnasında gözaltına alınmış, savcılığın talimatı üzerine Ankara'ya getirilip dün sabah TEM bürodaki ifadesinin ardından savcılığa sevk edilmiş ve serbest bırakılmıştır. Hatta savcılık makamı müvekkilimin ifadesine dahi başvurmadı. Hakkari Valiliği tarafından ‘Ankara Güvenpark patlamasında kullanılan patlayıcıyı temin eden kişi’ olarak gözaltına alınan K.O.'nun olayla ilgisinin olmaması üzerine serbest bırakıldı. Ulusal basından hedef haline getirilen müvekkilimin olayla ilgilisinin olmadığı ortaya çıkmıştır.”
Hakkari Valiliği’nin “Ankara Kızılay Meydanı Güvenparkta Meydana Gelen Patlamanın Failerinden Birisi Yakalandı” başlığıyla 2 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, "Yakalanan şahsın 13.03.2016 tarihinde Ankara İli Kızılay Meydanı Güvenpark civarında meydana gelen 38 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, 349 vatandaşımızınv yaralandığı ve 107 kurum ve aracın zarar gördüğü bombalı terör eyleminde kullanılan patlayıcı maddeleri temin eden şahıs olduğu tespit edilmiştir. Konu ile ilgili adli tahkikat devam etmektedir” denilmişti.
HAKKARİ
Ege’deki cezaevlerinde 193 hasta tutsak var
İHD'nin verilerine göre, Ege Bölgesi’ndeki cezaevlerinde 193 hasta tutsak bulunuyor.
Adalet Bakanlığı’nın 20 Kasım 2018 verilerine göre, cezaevlerinde 260 bin 144 kişi bulunurken, bunların 202 bin 434'ü hükümlü, 57 bin 710'u ise tutuklu. Cezaevlerinde yaşanan baskı, darp ve işkence iddialarına her geçen gün bir yenisi eklenirken hasta tutukluların durumu daha da ağırlaşıyor. Birçok girişime rağmen tahliye edilmeyen hasta tutuklular ya içeride hayatını kaybediyor ya da ölümden birkaç gün önce tahliye ediliyor. Son olarak "Örgüte yardım ve yataklık etmek" suçlamasıyla 8 aydır tutuklu kalan Tahir Çetinkaya, üç gün önce beyin tümörü hastalığı nedeniyle tutuklu bulunduğu Sincan 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nden kaldırıldığı Ankara Şehir Hastanesi’nde yaşamını yitirmişti.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Hapishane Komisyonu’nun 9 Ocak’ta hazırladığı raporda, cezaevlerinde aralarında ATK'nin "Cezaevinde kalamaz" raporu verdiği ve engellilerin de olduğu 458 ağır olmak üzere bin 334 siyasi hasta tutsak bulunuyor.
İHD Şube Başkanı avukat Zafer İncin, yakın zamanda İHD Genel Merkez’inin hatsa tutuklu raporlarını açıkladığını hatırlatarak, tutuklulara yönelik sürekli Adalet Bakanlığı’na ve hükümete çağırıda bulunduklarını dile getirdi. Hükümetin hasta tutsakları ölüme terk ettiğini belirten İncin, onurlu bir şekilde tedavilerinin gerçekleşmesi için tahliyeleri yönünde çalışma yürüttüklerini ifade etti. İncin, Adli Tıp Kurumu’nun yanlı davranmaması gerektiğini vurgulayarak, tutsakların biran önce tahliye edilmesini istedi.