II. Uluslararası Komplo

Forum Haberleri —

Abdullah Öcalan'a özgürlük eylemi

Abdullah Öcalan'a özgürlük eylemi

  • II. Uluslararası Komplo'nun hedefi, Rojava ile sınırlı değildir. Dört parçada bütün Kürtlerin varlığına son vermek ve Kürdistan’daki doğal zenginlikleri talan etmek istiyorlar.

İMAM CANPOLAT

I. Uluslararası Komplo, 15 Şubat 1999'da Önder Öcalan’ın Kenya’da tutsak edilerek Türk devlet güçlerine teslim edilmesiyle gerçekleşti. Komplo, İngiltere’de planlandı, ABD’nin sorumluluğunda, NATO ve bölge devletleri de ortak edilerek geliştirildi. Dönemin ABD Başkanı Bill Clinton danışmanı, Önder Öcalan’ın Türk devletine teslim edilme emrinin, bizzat Bill Clinton tarafından verildiğini açıklamıştı.

Kapitalist modernist güçlerin temsilcisi ABD'nin neden Kürt Halk Önderi Öcalan’ı hedef aldığını anlamak için biraz daha geriye gitmek gerekir. 1989'da reel sosyalist sistem dağılınca Önder Öcalan, kapitalist modernistlerin ilk ağızdan “zafer” ilan ettikleri dönemde, onlara karşı demokratik modernite alternatifini geliştirme hamlesi başlatmıştı. Önder Öcalan, bu nedenle kapitalist modernist sistemin hedefi oldu ve İmralı izolasyon ve tecrit sistemine tutsak edildi.

Rojava Kürdistan’ı üzerinden Kürt halkına karşı bu ayın ilk günlerinde Rojavayê Kurdistan üzerinden Kürt halkına karşı geliştirilen II. Uluslararası Komplo ile Kürt halkına yine bir varlık-yokluk savaşı dayatıldı ve bu savaş sonuçlanmış değildir. Kürt halkını soykırımdan geçirmeyi hedefleyen savaşa karşı Avrupa’yı da dahil edersek 5 parça Kürdistan’da halkımız ve dostları ayaktaydı. Kürt soykırımını sonuca götürmek isteyen bu komplo şimdilik durduruldu, ancak tehlike ve tehdit devam ediyor. Önder Öcalan, bu II. Uluslararası Komplo'nun, ilkinden daha tehlikeli olduğuna işaret etmiştir.

Ortadoğu’da sadece Kürtler değil, orada yaşayan bütün halkların, Alevi ve Êzîdî gibi inançların varlığı da tehdit altındadır. Önder Öcalan’ın paradigması, halklara ve inançlara özgürlük getiriyor. Rojava örneğinde olduğu gibi, adem-i merkeziyete dayanan komünal sistemi inşa ediyor. Önder Öcalan’ın sisteminde halklar eşitlik ve özgürlük temelinde bir arada yaşarlar, birlikte yönetirler, başında bir diktatör yoktur. Bütün inançlar özgürdür. Yani baskının, sömürünün, yasakların olmadığı Demokratik Toplum Sosyalizmidir. ABD'nin dayattığı sistem ise savaş, sömürü, katliam ve köleleştirme sistemidir. böyle bir güç, kendisine alternatif olan bir sisteme yardım eder mi? Etmez, boğmak ister. Üstelik II. Uluslararası Komplo'nun hedefi, Rojava ile sınırlı değildir. Dört parçada bütün Kürtlerin varlığına son vermek ve Kürdistan’daki doğal zenginlikleri talan etmek; Kürtleri esir almak istiyorlar.

I. Dünya Savaşı sırasında (16 Mayıs 1916) Sykes-Picot Antlaşması'yla bugünkü Ortadoğu sınırları çizildi. O dönemde Kahire’de İngiltere Başbakanı, “Kürtleri yaralı bırakacaksın” demişti. Kapitalist modernistler, Kürtlere hala bu anlayışla yaklaşıyor. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi'nin ikide bir Kürt temsilcilere teslimiyeti dayatması da bu anlayışın sonucudur.

Lozan’da 103 yıl önce yapılan uluslararası anlaşmada Kürt temsilciler yoktu. Kürtlerin inkârı üzerine anlaşma yapıldı fakat bugün 103 yıl önceki gibi olmayacak. 103 yıl önce Kürtler, ulusal bir önderden ve paradigmadan yoksundu, çünkü ulusal bilinç zayıftı. Bu nedenle ulusal bilinç etrafında Kürt halkını buluşturan, bir araya getiren idrakten yoksundu. Önder Öcalan bu ulusal bilinci yarattı, dört parça Kürdistan ve dünyaya bir tohum gibi serpiştirilmiş olan Kürtleri asimile etmekten kurtardı ve özgürlük mücadelesi etrafında buluşturdu, birleştirdi, yenilmez bir halk gerçekliğini yarattı.

Şimdi, siyasi düşünce farklılıklarını öncelemeden bütün Kürt halkını özgürleşmeye götürecek ulusal birliği sağlama zamandır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.