
7 Haziran seçimlerinde büyük hezimete uğrayan AKP ve Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu tarihten sonra devreye koyduğu savaş konseptinin bilançosu ağır oldu. 5 ayda 33’ü çocuk 258 sivil hayatını kaybetti; şehitlikler ve ibadethaneler bombalarla yerle bir edildi; seçilmişlerin de aralarında bulunduğu yüzlerce Kürt siyasetçi tutuklandı, HDP’nin 190 binası basılarak yakıldı, HDP’li seçmenler linç saldırısına maruz kaldı, işyerleri yakıldı. 24 Temmuz’da Medya Savunma Alanları’na bombardıman ve siyasi soykırım operasyonları ile startı verilen savaş konseptiyle ülke adeta kan gölüne çevrildi.
Ordu AKP’nin seçim çalışmasında
3 yıllık “çözüm süreci” boyunca kalekol, sevkiyat ve barajlarla savaşa hazırlık yapan Türk ordusu, 7 Haziran’dan 6 gün sonra Elazığ ve Dersim kırsalında operasyon başlattı. “Güvenlik bölgesi” adı altında ilan edilen olağanüstü hal, Kürdistan’ın tüm kent ve ilçelerine yayıldı. Gerillanın özellikle denetim kurduğu sahalarda, operasyonların sonuçsuz kalacağını bile bile saldıran Türk ordusu, askerleri ölüme sürdü.
Askerler ölüme sürüldü
AKP, Türk ordusunu da kattığı seçim kampanyasını ölümler üzerinden yürüttü. Topyekün savaşla birlikte çatışmalar şiddetlenirken; HPG’nin seçimler öncesinde, 10 Ekim’de aldığı eylemsizlik kararına da AKP’li Yalçın Akdoğan’ın “Eylemsizliklere karnımız tok” sözü eşliğinde operasyonlarla yanıt verildi.
PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, 31 Ekim’de ANF’ye verdiği röportajında 3 ay 6 günlük bilançoyu açıkladı. Karayılan’ın açıklamasına göre, Türk ordusu 140 operasyon düzenledi. 386 hava saldırısı gerçekleştirdi. Bu süreçte havan, obüs ve top atışlarının sayısı 976 olarak kayda geçti. Buna karşı HPG güçleri de 762 misilleme eylemi yaptı. Karayılan’ın röportajındaki rakamlara göre, bu süreçte bin 561 asker ve polis ölürken, 498’i yaralandı. 169 gerilla da şehit düştü.
258 sivil katledildi
AKP, sadece askeri operasyonlarla yetinmeyerek asıl yönelimini Kürdistan kentlerine yaptı. Suruç, Amed ve Ankara gibi merkezlerde DAİŞ tetikçisi üzerinden toplu katliamlar gerçekleştirildi. Kürdistan kentlerinde ise, özellikle öz yönetim ilanı yapılan ilçelerde ‘sokağa çıkma’ yasağı perdesiyle katliamlar yaşandı. 5 aylık sürede devlet güçlerinin saldırısı sonucu 33’ü çocuk 258 sivil hayatını kaybetti.
İnsanlık yerlerde sürüklendi!
Savaş gittikçe yayılırken, insanlık dışı uygulamalar da devreye konulmaya başlandı. Muş’un Varto kırsalında çıkan çatışmada yaşamını yitiren YJA Star gerillası Kevser Eltürk’ün (Ekin Wan) cenazesine işkence yapıldı, çıplak fotoğrafları çekilerek teşhir edildi. Şırnak kent merkezinde de 2 Ekim’de 22 yaşındaki Hacı Lokman Birlik önce özel harekat timleri tarafından infaz edildi, sonra boynuna ip bağlanarak akrep tipi zırhlı aracın arkasında sürüklendi.
Kutsallık dinlemedi
Halkın en kutsal değerleri arasında bulunan şehitliklere ve ibadethanelere saldırılar da art arda gelmeye başladı. Gerilla mezarlıkları, Dersim 38 Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin kemiklerinin de bulunduğu şehitlikler, mezarlıklar içinde bulunan cami, cemevleri de yerle bir edildi.
Seçilmişler tutuklandı
AKP, siyasi soykırım operasyonlarıyla HDP bileşenleri, çalışanları ve seçmenini hedef aldı. HDP Hukuk Komisyonu’nun verilerine göre 24 Temmuz-25 Ekim tarihleri arasında en az 2 bin 590 kişi gözaltına alındı, 630 kişi tutuklandı. Bu sayıya 25 Temmuz’dan itibaren basına yansıyan gözaltı ve tutuklama verileri de eklenince gözaltı 2 bin 700’e, tutuklama ise 660’a ulaşıyor.
HABER MERKEZİ