Güreş, iki pehlivanın ağır adımlarla ileriye doğru süzülürken, hızlanıp çırpınarak, seyircileri selamlamaları ile başlar. Bu selam, yere doğru yapılan temanna ile olur. Rakipler daha sonra yaklaşıp birbirlerinin topuklarını elleyip ellerini başlarına kadar getirirler. Bunun bizlere intikal eden manası; "senin pehlivanlığın o kadar büyük ve başımın üstündedir ki ben senin ayağının türabı olamam" şeklindedir. Yine bu peşrev hareketlerinde Allah'a hamdetmek, rakibi belinden sarıp hafifçe ayağını yerden keserek sırt sıvazlayıp başarılar dilemek de "ata sporu"nun icabıdır.
Yağlı güreşte, mertçe kapışmaların ruhu peşrevdir. Peşrev yaparken nara atılması ve beddua okunması caiz değildir. Bu esnada temaşacıların, "hayda bre maşallah" diye bağırması da mekruhtur. Lakin uyumakta olan çoğunluğun –Allah muhafaza- uyanmasına sebebiyet verebilir. Bilindiği üzere toplu uyanma hali, her türlü tehlikeyi de beraberinde getirir.
Güreş, cazgırın takdimi ile başlar. Cazgır, takdimini avazı çıktığı kadar ve boyun damarlarını çatlatırcasına yapmak mecburiyetindedir. Aynen şöyledir:
Allah Allah illalah
Hayırlar gele inşallah
Pirimiz Hamza Pehlivan
Aslımız neslimiz pehlivan
İki yiğit çıkmış meydane
Biri birinden merdane
Biri Kasımpaşa’da
diğeri Pensilvanya’da
İkisinin de dini imanı para
Alta geldim diye erinme
Üste çıktım diye sevinme
Alta düşersen apış
Üste çıkarsan yapış
Vur sarmayı kündeden at
Gönder Muhammed’e salavat
Seyirttim gittim pınara
Allah her ikinizin de sonunu…
Ata sporu güreşte giyilen dona kısbet denir. Kısbet dana, manda veya öküz derisinden yapılır. Kısbetin diz kapağının altına gelen bölümüne "paça" denilir. Yağlı güreşte paçayı kaptıran pehlivanın vay haline!
Mesela şu seyrettiğimiz güreşte Kasımpaşalı paçayı fena kaptırdı. Paçayı kaptıran güreşçinin bir tek kurtuluşu vardır, boyunduruk vurmak. Lakin o da öyle yaptı, Pensilvanyalı'ya vurdu boyunduruğu…
Pensilvanya Pehlivanı, Kasımpaşalı'nın paçasını bırakıyor ve kollarını yana açarak paçayı bıraktığını ilan ediyor. Usul gereği, bu hareketten sonra Kasımpaşalı'nın, boyunduruğu çözmesi icap eder. Ama Kasımpaşalı bir kere tutmuş ya, boyunduruğu çözmüyor. Güreş kitlenince, temaşacılardan uyanık kalanlar da ellerinde boş ayakkabı kutuları ve Türk bayrakları ile uyumaya başladılar. Bakalım n’olacak hele…
Ata sporu yağlı güreşin belli bir zamanı yoktur. Gün doğumundan gün batımına yiğitler yenişemezse eğer, ertesi güne talik olunur.
Güreşi izleyenlerin uyanık kalma zarureti yoktur. Allah’ın izni ile dileyen sırtüstü, dileyen yüzüstü uzanır. İsteyen sağ elini, sağ şakağının altına koyup, sağ ayağını da karnına doğru çekerek uyuyabilir, isteyen yan yatabilir.
İsteyen gerinir, isteyen horlar, isteyen uyur, isteyen…
Ata sporunun en güzel yanı da canımın içi bu hürriyet havası!
Fakat cüzdanlara, çantalara mukayyet olunması önemle arzedilen bir hususiyettir.
Lakin büyük ihtimaldir, Pensilvanyalı da Kasımpaşalı da terki güreş edip, ikisi birlikte cüzdanlara mussallat olabilirler.
İki yiğit çıktı meydane İkisi de birbirinden merdane
Yağlı güreş Türklerin ata sporudur. "Er meydanı" denilen alanda ve milletin gözleri önünde yapılır. Güreşçilerin vücutlarının yağlanması nedeni ile birbirlerini tutmaları zorlaştığından, büyük güç ve ustalık gerektiren bir spordur. Güreşçilerin aynı yaşta ve aynı kiloda olmaları zorunlu olmadığı gibi, pekala biri Kasımpaşa’lı diğeri Pensilvanya’lı olabilir.