Şemzînan’da yaşananlar gündemdeki yerini koruyor. Hükümetin yaratmak istediği şaibelere ve kafalarda oluşan soru işaretlerine rağmen gerçekler gizlenemeyecek kadar göz önüne serilmiş durumda. Böylesi bir atmosferde BDP’nin yanı sıra birçok siyasi parti ve sivil toplum kuruluşunun yer aldığı bir heyet Şemzînan’a gitti. Heyetin ziyaretini takip eden medya organları da böylece yaşananları daha yakından gördüler. Gördüler görmesine ama şimdi de bu gerçekleri saptırmanın peşine düşerek akla hayale gelmeyecek komplo teorileri geliştiriyorlar. Bu noktada şu soruyu sormadan geçemiyor insan, peki günlerdir özgür basında gerillaların yol kontrolü görüntüleri sağır sultanın kulağına gitmişken ve bu durum görüntülerle de belgelenmişken nerdeydiniz? Türk medyası neden bu görüntülere kör ve sağır kaldı?
Elbette ki nedeni belli. Çünkü Başbakanları öyle istiyordu. Türk medyası bu ziyaretle gerçekleri yerinde gördü, yaşananlara tanık oldu. Şimdi ne yazacaklarını, ne diyeceklerini merak ediyorum doğrusu. Mehmetçik, polisçik medya rolünü oynamaya devam mı edecekler yoksa kralın çıplak olduğunu itiraf mı edecekler?
Bir de tabii olay bakan İdris Naim Şahin’in bölgeye gerçekleştirdiği daha doğrusu gerçekleştirmek istediği ve yine olaylı biten ziyaret rezaleti var tabii. Şahin, yaşanacakları tahmin etmiş olacak ki bir koruma ordusuyla Colemêrg’e gitti. Gerçi bunda şaşılacak bir şey yok. Çünkü devlet, Colemêrg’e ancak üniforma ile, postallarla ve kasketle girebiliyor. Tabii tank, top, F16, kobra ve skorsky’leri de unutmayalım. Şahin beklendiği gibi protesto ile karşılandı. Colemêrg’de. Şahin hiç tereddüt etmeden talimatı veriyor; “Haydi bakalım” diyor ve olanlar oluyor o zaman. Özel harekatçılar hemen sarılıyorlar silahlarına. Gaz bombası da yetmiyor, GERÇEK MERMİ kullanıyorlar.
İşte Davutoğlu’nun güvenli ülkesinden bir manzara. Bir ülkenin içişleri bakanı özel harekat polislerine halkı vurun talimatı veriyor.
Peki, neden BDP ve beraberindeki heyet halk tarafından büyük bir coşku seli ile karşılanırken; Şahin büyük bir öfke seli ile karşılanıyor?
Bu sorunun yanıtını bilmeyeniniz var mı?
Aslında yanıt açık ve net. Kürtler kendi kimliklerini tanımayan zihniyeti tanımıyor, kabul etmiyor. Ve faşizme, zalimlere, katillere tahammülleri yok. Bunları topraklarında görmek dahi istemiyorlar.
Bu iki ziyaret kendisiyle birlikte bu gerçeği daha da açık bir şekilde hepimize gösterdi. Hakkari halkı yine ders verdi herkese.   
Kobra, skorsky, heron, özel harekat ordusuyla ziyaret…
28 gündür Şemzînan’da gerillanın sürdürdüğü devrimci harekatın boyutlarını görmek için birçok heyet bölgeye gitti. Şu ana kadar yaşananlara kayıtsız kalan, daha doğrusu ne yapacağını bilemeyen AKP Hükümetinin imdadına bayram yetişti.
Devletin Şemzînan’da havada askıda kaldığı söylemini yine devletin bir yetkilisi doğruladı. Herkes kara yolu ile Şemzînan’a giderken; devletin bakanı havadan indi Şemzînan’a. Tabii indiğine ineceğine pişman olarak da apar topar ayrıldı. İdris Naim Şahin, kobra ve heron (iha, insansız hava aracı) desteği ve özel tim koruması altında skorskyle Şemzînan’a bağlı  Rubarok’a (Derecik) indi. Neden karadan değil de havadan? Yoksa İdris Naim Şahin kendisinden önce alana gelen BDP, EMEP ve birçok siyasi parti ile sivil toplum kuruluşundan oluşan heyetin yolda karşılaştıkları şeyden mi korktu? Yoksa önceki gün Colemêrg’te karşılaştığı halk protestolarından mı korktu? Peki, neydi Şahini bu kadar korkutan?
Evet, İdris Naim Şahin sözde bayram vesilesiyle hem Şemzînan’a bağlı Rubarok’a hem de Wan’a gitti. Fakat ilginçtir ki bakan Şahin buralarda da halkı değil askeri üsleri ve polis merkezlerini ziyaret etti.
Hadi halk ziyaretinden vazgeçtik; Ya Allah aşkına Kürdistan’da asker ve güvenlik güçleri dışında bayram ziyareti yapılacak hiçbir kurum da mı yoktu? 
Bu ziyaret şunu herkese göstermiş oldu, AKP DEVLETLEŞTİ, ORDULAŞTI. AKP ordudan ibaret olduğunu ve Kürtlerin de bu ordunun düşmanı olarak gördüklerini yeniden kanıtlamış oldu. Başka bir şey değil.