“2012 yılında yaşanan savaş sürecine ve Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecridin kaldırılarak müzakerenin başlatılması için greve başlamıştık. Bu taleplerin kabul edilmesi üzerine görüşmeler başlamıştı” hatırlatmasında bulunan Irmak, “Sürecin başlamasının ardından her ne kadar Roboskî katliamı ve 10 Ekim’de 3 siyasetçi kadın katledilip süreç provoke edilmek istense de Sayın Öcalan’ın çabaları sonucu sürece devam edildi. 3 yıl boyunca özlenen barış ortamına kavuşulmuştu” dedi. Öcalan’ın “Süreç devam etmezse, toplumsal barışı sağlamazsak eğer bir iç savaş çıkacak” sözünü hatırlatan Irmak, Öcalan’ın dikkat çektiği noktanın tam da bugün yaşandığını vurguladı. Yaşanan akıl tutulmasına ‘dur’ demenin siyasetçilerin görevi olduğunu kaydeden Irmak, “Sayın Öcalan’dan haber alınamazsa ve sağlığıyla ilgili olumsuz konu söz konusu ise kimse bunun sonunu düşünmek istemez. Bu nedenle öncelikle kendisinden haber alınması ardından tecridin kaldırılması, müzakere sürecine girilmesi ve devletin içerisinde bulunduğu akıl tutulmasından kurtularak demokratik yapılanmaya girmesi gerekiyor” dedi. Irmak, “Eylemler sadece burasıyla kalmayacaktır. Bir dizi eylemsellik gerçekleşecektir ve bu eylem bir işaret fişeği olacaktır” diye belirtti. 


Ebu Leyla’nın yolunda Çocuklar ölmesin diye 

Açlık grevi eyleminde yer alan 50 isimden biri Yenişehir Belediyesi çalışanı Yusuf Ziya Yavuz. Minbic’te DAİŞ‘e karşı verilen savaşın komutanı Ebu Leyla’dan etkilenip eyleme katılan Yavuz’u dün eşi ve henüz 2 aylık olan kızı Xezal Avesta ziyaret etti. Yavuz, “Kızım ve çocukların özgür yaşaması için bu eylemdeyim” dedi. Yavuz’un açlık grevine katılmaya karar vermesinde en çok etkili olan isim ise  DAİŞ çetelerine karşı savaşta şehit düşen Minbic Askeri Meclisi Komutanı Faysal Ebu Leyla. Onun da kızı için savaştığını hatırlatan Yavuz, “O benim üzerimde büyük bir etki yarattı, çocuklar ölmesin diye burada yerimi aldım” diye belirtti. 


Barış için eylemdeyiz

DTK, HDK, KJA, DBP ve HDP öncülüğünde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’la görüşülmesi talebi ile siyasetçi, gazeteci, yazar, sanatçı, gazeteci ve emekçi 50 kişinin başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemi büyük bir moral ve coşku ile sürüyor. Açlık grevi eylemcilerinin mesajları şöyle:

KJA Üyesi Semra Karaduman: Öcalan’ın özgürlüğü kadınlar başta olmak üzere tüm halkların özgürlüğüdür. O nedenle açlık grevi eylemindeyim. 

DBP Bağlar İlçe Eşbaşkan Yardımcısı Sinan Ekinci: Barış Öcalan’la mümkündür. Barış için eylemdeyim.

DBP Çınar Belediye Eşbaşkanı Rukiye Eryılmaz: Öcalan özgür olmadan kadınlar özgür olmaz. Öcalan’ın özgürlüğü için eylemdeyim. 

78’ler Derneği Üyesi Rıfat Roni: İmralı tecridi siyasi bir suikasttır. Tecridin kaldırılması için eylemdeyim. 



Yönetmen Zeynel Doğan: Sonuç alıncaya kadar

Babamın Sesi filminin yönetmeni Zeynel Doğan da açlık grevinde. Yönetmen Doğan, direnişte neden ve nasıl yer aldığını şöyle anlattı: “Arkadaşlarımız bodrumlarda katledilirken, şehirlerimiz bombalanırken ben sinema yapamadım ama kendimi bu direnişin içine katmalıydım. Açlık grevinin olacağını duyduğumda da kendimi önerdim ve arkadaşların beni kabul etmelerine çok sevindim. Biz direnmeyi ve mücadele etmeyi önce Sayın Öcalan’dan sonra da bu halktan öğrendik. Bizim özgürlüğümüz için savaşan ve direnen Sayın Öcalan için bugün biz de burada direnmeye başladık ve bu direniş sonuç buluncaya kadar devam edecektir.”