Kuzey Kürdistan’da devlet terörü yüzlerce can alırken, oradan çok da uzakta olmayan İstanbul'da dünyanın ikiyüzlüleri insani yardım adı altında toplandı. 

Birleşmiş Milletler'in (BM) ilk defa düzenlediği Dünya İnsani Zirvesi dün İstanbul'da başladı. Bugün sona erecek zirvede, ister doğal afet kaynaklı, ister silahlı çatışmaların sonucu olsun mevcut küresel insani sorunlara çözüm önerileri geliştirilmesini, ayrıca insani yardım çabalarının geleceğine ilişkin bir gündem oluşturulması amaçlanıyor. 


Çok sayıda lider katıldı

Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 60'a yakın devlet ve hükümet başkanının katılımıyla, zirvenin ilk programı olan kahvaltılı liderler oturumunda buluştu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yoğun programı nedeniyle zirveye katılamayacağını açıklamıştı. Zirveye katılan liderler arasında Almanya Başbakanı Angela Merkel, Katar Emiri Tamim bin Hamad el Sani, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Filistin lideri Mahmud Abbas, Yunanistan Başbakanı Alexis Tsipras de bulunuyor.  


Diktatör Erdoğan konuştu

Zirvenin açılışında konuşan Erdoğan, mülteciler için yardım çağrısında bulundu. Kendi iktidarında halka yapılan zulmü ve Cizre başta olmak üzere Kürt kentlerinde işlenen savaş ve insanlık suçlarını görmezden gelen Erdoğan'ın "Eli kanlı diktatörlerin peşini bırakmayacak ve cezasız kalmaması için elimizden geleni yapacağız" demesi ise pişkinlik olarak görüldü. 


MSF katılmadı

Zirve sonunda Başkanlık özeti rapor ve ilgili taraflarca yapılan taahhütlerin yer alacağı bir liste yayımlanacak. BM Genel Sekreteri tarafından Eylül ayında BM Genel Kurulu öncesinde zirvenin sonuçlarına ilişkin de bir rapor yayımlaması öngörülüyor. Ancak birçok örgüt ve kesim zirveden somut bir sonuç çıkmayacağı konusunda hemfikir. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) da zirvenin sorunları gerçek anlamda tartışmaya açmayacağı için katılmama kararı almıştı. 


Fiyaskodan öteye geçemez

Dünyada her yıl 250 milyon kişi ekonomik ve sosyal krizlerden etkileniyor. 60 milyon insan savaş ve şiddet mağduru, şu anda dünyada 21 milyon mülteci ve sığınmacı var. Peki bu zirve insani krizlere çözüm olabilir mi? Bu sorunun yanıtını Independent gazetesinin yazarlarından Ian Birrell'in analiziyle yanıt verelim. Birrell analizinde zirvenin geniş katılıma karşın fiyaskodan öte geçmeyeceğini yazdı. Birrell’e göre zirvede cesur konuşmalar yapılacak, sırtlar sıvazlanacak ve artık bir klasik haline gelen daha fazla mali kaynak sözleri verilecek ancak toplanan milyar dolarlar ihtiyaç sahipleri yerine insani yardım sektörüne aktarılacak. Birrell’in eleştirileri çok somut: ‘’İnsani yardım ekonomisine her yıl 155 milyar dolar pompalanıyor. Bu paranın büyük kısmınıysa sektörün büyük oyuncuları kapıyor. Dünya Gıda Programı 14 bin kişiyi istihdam ederken, Oxfam dünya genelinde 10 bin kişiyi çalıştırıyor. İhaleleri alan özel firmalar da sektörden faydalanırken, karlar artıyor altı haneli maaşlar banka hesaplarına yatıyor. İngiltere tarafından finanse edilen Norveç Mülteci Konseyi adlı bir örgütün gelirleri sadece son dört yılda ikiye katlanmış durumda. Save the Children vakfının yeni başkanının yıllık maaşı 341 bin Dolar.

İnsani yardım sektörü kendi kendisine hizmet eden bir yapıya bürünmüş vaziyette. Ve koruduklarını iddia ettikleri insanlara zarar verir hale gelmiş durumdalar.  İnsani yardım alanında faaliyet gösterenler aşırı kibirli, kimseye hesap vermeyen, kendi kendisini yücelten bir ruh hali içerisinde. O yüzden bugün biraz daha tepeden bakan yalanlara hazırlıklı olun."


Protestocular gözaltına alındı

Öte yandan zirveyi protesto edenler ise gözaltına alındı.  Devrimci Parti üyesi 15 göstericiler, Harbiye-Taksim güzergahında yolu keserek, "Katliam içinde, insanlık kan içinde, insanlığı yok edenlere diz çökme ayağa kalk" pankartı açtı. Polis ise göstericileri gözaltına aldı. 


 HABER MERKEZİ