ABD’nin Massachusetts Teknoloji Ensitüsü ise, bu iki faktörün kombinasyonunun etkilerini araştırdı. Araştırmanın sonuçları Nature Climate Change (Doğa İklim Değişikliği) dergisi tarafından yayınlandı. Araştırmacılar özellikle dünya çağında, insan tüketimi için kalorinin yarısından fazlasına tekabül eden pirinç, buğday, mısır ve soya fasulyesinden oluşan 4 temel gıda ürünü üzerindeki etkileri üzerinde durdu. Araştırmaya göre, iklim değişikliği bugünkü koşullarda devam ederse 2050’ya doğru dünya çapında, tahıl üretimi yüzde 10 azalacak.

Bu ise, oldukça kaygı verici. Çünkü, tahminlere göre dünya nüfusu 2050’lerde bugünkü mevcut durumdan yarım misli daha fazla gıdaya ihtiyaç duyacak.

Ozon kaygıyı artırıyor
Bu kaygı verici duruma ozon faktörü de eklendiğinde tehdit, daha da üst bir seviyeye çıkacak. Büyüme döneminde güneşin yakıcı ışınlarına karşı duyarlı olan tahılların üretimi, ozon etkisiyle daha da düşüyor. Örneğin; daha önce iklim değişikliğine atfedilen soya üretimindeki yüzde 46’lık azalmanın ozon yoğunlaşmasından kaynaklandığı ortaya çıktı. Princeton Üniversitesi’nden yüksek öğretim görevlisi Denise Mauzerall’a göre, bu araştırmanın bir önemli sonucu var; o da hava kirliliğine karşı önlemler, dünyamızın geleceği açısından birçok önemin yanısıra, hasatı iyileştirmeyi de sağlayabilecek. Mauzerall, “Temiz enerji kullanımı, küresel gıda güvenliği üzerinde çifte pozitif etkide bulunuyor. İklim değişikliği ve de ozon” diye durumu özetliyor. 

ANF/BRÜKSEL