Yoksa yeni demokratik anayasa da Federal Kürdistan mı yazıldı? Kürtler anadilini okullarda mı öğrendi? Kimlik ve kültür üzerindeki yasaklar mı kalktı? Kürt parlamentosu Amed’de mi toplandı? Göndere Kürdistan bayrağı çekilirken Ey Raqip marşı mı okundu? İklim değişti. Savaş mı durdu, Türk zindanındaki on binlerce Kürt esir mi serbest bırakıldı? Öcalan welatında nar ağacı gölgesinde sohbete mi durdu? İklim değişti, dağdan inenler ovaya mı karıştı? Kürdistan’a yatırımlar mı aktı? İklim değişti. Devlet, Dersim’de katlettiği 50.000 insanımız anısına heykel dikip Kürt halkından özür mü diledi? Dersim baraj yapımları mı durduruldu? İklim değişti, akdeniz oldu. Anneler ağıt yerine sevgi türküleri mi söyledi? Ben görmedim duymadım. Peki siz? Hayır, hayır kızmayın ve de benden korkmayın. Welat-ıma olan onca özlemime rağmen, giden gitsin, ben ancak yukardaki değişiklikler olursa dönerim. Yani dönmezem hak yolundan.
Ama gerçek olan bir iklim değişikliği olduğudur. Kemal’in askeri, İmam’ın askeri oldu. Kürt gerillalara karşı zehirli gaz kullanan, sayısız insan kanında eli olan biri, Genelkurmay başkanı yapıldı. JİTEM’in, Ergenekon’un tüm kirli işleri, şimdi İmamın özel ordusu ve polisine devredildi. Onlar da her gün Kürt evine cenaze gönderiyor. İklim değişti, güler gözlü, güzel yüzlü, Musulman ve Türk „tek millet-tek devlet- tek dil, tek din“ diyen AKP; devlet, Kemal de cemaatçı oldu. Gülümse Türkiye, iklim değişti akdeniz oldu.
Eskiden Avrupalı politikacılar Genelkurmay Başkanı ile Türkiye’nin sorunlarını konuşurdu. Çünkü onların sözde sivil politikası da askerceydi. Erdoğan’ı kutlarım. Bu Kemal’in general sultasına son verdi. Belinde tabacası olan bu zart-zırtçıları askerde iyi tanıdık. Het höt ile korku baskı ile halkı uyuttular. Kürde yapmadıkları kalmamıştı. Kemal’in subayları, her an Kürt öldürecek kadar eli serbestti. Dinsizin hakkından imansız gelir derler. Şimdi Türk politikası Genelkurmay’dan değil, Pensylvania’dan soruluyor. Gülümse Türkiye, iklim değişti. Artık bizi gavur Kemaller değil, Türkçü tesettürlü cemaatci Kemaller tekbir getirerek öldürecekler. Gelo hangisini beğeniyorsun, gülümse! Cennete gitmek için Kürt öldürdü, öldürüyor. Aynen aşağıda Mehmet Bayrak’ın kitabında anlatıldığı gibi. Gülümse Türkiye!
ALEVİ KATLİAMLARI
„Hürmüzgan ruman/ Atiran kujan/ Hoşan şareve gevre geregan/ Zorkeri Arep kirdine Habur/ Gihane pale peşe Şarizor/ Jin û kenikan ve dil û beşinan/ Merdi aza dilên ji ruye hevinan/ Revişte Zerdeşt mayê bedes/ Bezika na Hürmüz ve hiç kes“ 669 yılında Kürtçe yazılan bu şiir İslam adına fütühata kalkan Arap ordularının nasıl barbar olduğunu, Mehmet Bayrak’ın „Bir Siyaset Tarzı Olarak ALEVİ KATLİAMLARI“ kitabında bulursunuz. Bugün Müslüman geçinen İran ve Türkiye farklı mı davranıyor? Şiiri; Kürtçe’nin her lehçesini iyi bilen anlar. Ama anlamayan için, Türkçesi Bayrak’ın adı geçen kitabındadır. Bununla dikkatli okurların merakını Mehmet Bayrak’ın kitabına çektiğim inkar edilemez. Özge Yayınlarında çıkan 552 sayfalık kitap, tarihteki Alevi katliamlarını, fevkalade güzel ince ve uzun soluklu bir araştırma sonucu yayınladı. Mehmet Bayrak’ın Kürt halkının dili, kimliği, kültürü üzerine sayısız araştırması vardır. O, kaynaklara dayanan bu araştırmalarıyla bugüne kadar pek çok karanlığı, getirdiği aydınlıkla bertaraf eden saygı değer bir araştırmacı, tarihçidir.
Bayrak, Goethe’den yaptığı alıntıya uygun, „Üç bin yıllık geçmişinin hesabını yapamayan insan, gündelik yaşayan insandır“ bu sözleri içselleştiren biri olarak Mehmet Bayrak, Alevilere yapılan katliamları tarihin derinliklerinden gün yüzüne çıkarıyor. Kaç kişi yukarıda şiiri yazan Kürdün yakarışını biliyor? Kürdün yakarışı devam ediyor. Mehmet Bayrak, tarihsel gidişe göre dokuz bölüme ayırdığı kitabında, Alevi katliamlarını araştıran, inceleyen ve yer yer analiz ederek açıklık kazandırıyor. „Yetmiş kâfir öldürmekten sevaptır/ Kim öldürürse bir Kızılbaş’ı“ Arap ve Türk sistemlerinin din adına nasıl Alevilere yaptıkları, bu kitapta anlatılıyor. „Ehlibeyti seven yol ehli canlar/ Dünün Kerbelası bugün de vardır/ Tanrı işi değil kula cezalar/ Her yerde zalimin hükmü kazalar/ Pir Sultan, mazlumlar ve Seyit Rıza’lar / Dünün Kerbelası bugün de vardır.“ Öz-Ge Yayınlarında çıkan kitaba ulaşmak için
info@ozgeyayinevi.com.tr
Telefon: 0090 312 2360032