Özdemir, “İnsanlar 10 günü aşkın bir süredir sokağa çıkma yasağı ile hapsedildi. Katliamın yanlı fotoğrafları basına servis edilirken, gerçekler gizleniyor. Ekolojik ve insan kıyımı Kürdistan’da son hızla devam ediyor” dedi.
İklim İçin Hareket tarafından düzenlenen ve küresel ısınmaya dikkat çekmek, iklim değişikliği konusunu tartışmak üzere Boğaziçi Üniversitesi Garanti Kültür Merkezi’nde 2 gün sürecek İklim Forumu başladı. Dünyanın pek çok ülkesinden ekolojistlerin ve yaşam savunucularının katıldığı forumda Türkiye’den de 100’ü aşkın ekoloji grubundan temsilci katıldı.
Dünyadan video konuşmalarıyla katılımın da sağlandığı forumun açılış konuşmalarının ilkini İklim İçin Hareket’ten ekolojist Ömer Madra yaptı. Küresel ısınmaya dikkat çeken Madra, dünyanın birçok ülkesinin bu konuda duyarsız kaldığını söyledi. Silvan’da yaşanan katliamlara da değinen Madra, bölgedeki devlet ablukasının sona ermesini istedi.
‘Gerçekler gizleniyor’
Madra’nın ardından Mezopotamya Ekoloji Hareketi’nden Agit Özdemir konuştu. Özdemir, 90’lı yıllardaki çatışma koşulları nedeniyle bölgedeki ekolojik yıkımların fazla olduğunu ve bu yıkımların yaraları sarılmadan bölgenin yeniden ekolojik yıkımlarla karşı karşıya kaldığını hatırlattı. “Mezopotamya’nın ormanları yakılmış dağları bombalanmış ve yaşam alanları ‘güvenlik’ adı altında sular altında bırakılmıştır” diyen Özdemir, son 3 aydır bölgenin 90’lı yılları aratmayan bir devlet zulmü ile karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Özdemir, “Dün Varto’da, Sur’da, Silopi’de, Cizre’deki katliamlar bugün Silvan’da yaşanıyor. İnsanlar 10 günü aşkın bir süredir sokağa çıkma yasağı ile hapsedildi. Katliamın yanlı fotoğrafları basına servis edilirken, gerçekler gizleniyor. Ekolojik ve insan kıyımı Kürdistan’da son hızla devam ediyor” dedi. Öldürülen çocukların Diyarbakır Valiliği tarafından “terörist” olarak ilan edildiğini belirten Özdemir, bu gerçek olmayan bilgilerin uluslararası kamuoyuna taşınmasını istedi.
‘Yolumuza devam ediyoruz’
Ardından Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu konuştu. Hayatında ilk defa bir yaka kartı ile foruma katıldığından dolayı çok heyecanlı olduğunu söyleyen Maçoğlu, “Biliyoruz yolumuz zor ve uzun ama ilçe olarak doğa ile beraber yaşam sürme adına mücadelemizin inancıyla yaşam sürmeye devam ediyoruz. Engellemeyle karşılaşsak da yolumuza umutla devam ediyoruz” diye konuştu.
Maçoğlu, sosyalist geleneğinin ekoloji mücadelesinde de kararlı olması gerektiğini ifade ederek, birçok kelimenin toplumun anlamayacağı bir alana sokulduğunu ve bunun da büyük bir sorun olduğunu söyledi. Ovacık'ta halk meclisleri, gençlik meclisleri kurduklarını ve bu meclislerde çalışma yürüttüklerini vurgulayan Maçoğlu, mahalle meclislerinde almış oldukları kararların Türkiye kamuoyunda tartışıldığını söyledi. İlk olarak ulaşımın ücretsiz olması noktasında karar verdiklerini belirten Maçoğlu, halkla birlikte karar almak gerektiğini söyledi. Devletin Kürdistan coğrafyasında adaletli davranmadığını belirten Maçoğlu, coğrafyanın HES'lerle boğulmaya çalışıldığını kaydetti. Columbia Üniversitesi’nden Jeffrey Sachs ise ülkedeki etkinliklerin G-20’ye karşı çok önemli olduğunun altını çizdi.
'Büyüme endeksli ekoloji politikası gerçekçi değil'
Boğaziçi Üniverstesi Ekonomi Bölümü'nden Fikret Adaman ise kısa bir sunum yaptı. Adaman, ekonomik büyümenin ekolojik ve sosyal yıkımlara neden olduğunu belirterek, teknolojik bir takım iyileştirmelerin de bu konuda bir çözüm olmadığını söyledi. Adaman, büyüme pahasına yaşamın yok edildiğine dikkat çekerek, büyümeye endeksli bir ekoloji politikasının gerçekçi olmadığını ifade etti.
Son olarak Bilkent Üniversitesi'nden öğretim üyesi Eriç Yeldan konuştu. Yurtdışından sermaye getirmek adına ekolojik yıkımların yapıldığına dikkat çeken Yeldan, bu şekilde Türkiye'nin tüm kapitalist saldırılara açık olduğunu söyledi. Yeldan, "Türkiye'nin karbon emisyonunu azaltacak yenilebilir enerjiye geçmeli" vurgusu yaptı.
DİHA/İSTANBUL