LUQMAN GULDIVÊ/FRANKFURT


1 Kasım Dünya Kobanê Günü vesilesiyle geçen sene Frankfurt’a düzenlenen etkinlikte polis tarafından PYD, YPG ve YPJ sembolleri yasaklanmış, sembolleri taşıyanlara müdahale edilmiş ve sonrasında para cezası verilmişti. Etkinliği organize edenler bu keyfi yasağa karşı hukuk mücadelesi vermeye karar verdi ve Frankfurt İdari Mahkemesi’nde yasağa karşı dava açtı. 

Dün görülen duruşmada mahkeme sembol yasağını haksız buldu ancak genel yasağa karşı bir tutum geliştirmekten uzak durdu. Davacı avukatların ısrarlarına rağmen hakim kararın detayları konusunda bilgi vermekten kaçınarak daha sonra mahkeme ilamının yazılı olarak taraflara ulaştırılacağını bildirdi.  PYD Eşbaşkanı Salih Muslim de duruşma salonunda yer aldı ve protokolde yer aldığı tutanaklara geçirildi.


Polisin keyfi tutumuna dava

1 Kasım 2016’da dünyanın bir çok merkezinde olduğu gibi Frankfurt’ta da Kobanê Günü Kürtler ve dostları tarafından kutlandı. Yüzlerce kişinin katıldığı etkinlikte Franfurt polis yetkilileri; PYD, YPG ve YPJ sembollerinin taşınmaması şartını getirdi. Göstericiler polisin bu keyfi tutumunu eleştirmek için söz konusu sembolleri taşıdı. Sembolleri taşıdıkları için eylem sırasında polisin saldırısına maruz kalan göstericilerden bazıları para cezasına çarptırıldı. Ancak göstericiler, kendilerine verilen para cezasına karşı çıktı ve Frankfurt Sulh Mahkemesi’nde Kürt dostu Doris Seekamp hakkında dava açıldı. Dün İdari Mahkemesi’nin kararı ile birlikte verilen para cezaları ve bu çerçevede açılan davaların da düşeceği belirtildi. 


Karar: Frankfurt polisi haksız

Dün sabah 09:00’da Frankfurt İdari Mahkemesi’nin 5 nolu salonunda dava görüldü. Davayı açan Kobanê Günü etkinliği organizatörlerinin yanı sıra bir çok Kürdistanlı da salonda yerini aldı. Yine PYD Eşbaşkanı Salih Muslim davacı tarafın talebi üzerine resmi olarak mahkemeye çağrıldığı için duruşmayı izledi ve protokolde yer aldığı tutanaklara geçti. 

Tarafların iddia ve görüşleri okunduktan sonra hakim davalı olan eylem ile ilgili karar verebileceğini, tüm eyaleti kapsayan bir karara gitmelerinin mümkün olmadığını söyledi. 

Hakim, düzenlenen eylemin muhtevasının belli olduğunu, ve bu muhteva içerisinde YPG, YPJ ve YPD sembolleri ile suç işleme ihtimalinin bulunmadığını ve Frankfurt polisinin tedbir kararı ile eylemcilere sert müdahelesinin haksız olduğunu söyledi. 


Kısmi olumlu bir karar verilecek

Davacı tarafın avukatı istihbarat raporlarını yasak için delil olarak gösteren polisin tutumunu eleştirilerek, iddia edilen PKK ve PYD bağının ispatlanması gerektiğini ve polisin aldığı kararın ne kadar yerinde bir karar olduğu konusunda hakimin düşüncesini paylaşmasını istedi.  

Buna karşılık hakim karar ile ilgili ayrıntıları iki hafta içinde taraflara yazılı olarak bildireceğini ve vereceği kararın davayı açanlar için olumlu olacağını söylemekle yetindi. 

Ancak davacı taraf yasakların gerekçesi edilen PKK yasağının polisin keyfi tutumlarına zemin oluşturduğu ve bunun ortadan kaldırılması gerektiği talebinin ısrarla yineledi. Hakim kararın davayı açanların lehinde olacağını ancak tüm eyaleti bağlayan, İçişleri Bakanlığı’nın sembolleri yasaklayan kararını ortadan kaldırın ve para cezası verilmesini engelleyen bir kararı verme yetkisinin olmadığını söyledi. 


Yasakları yargıya götürün

Duruşmadan sonra kararı değerlendiren Avukat Markus Kunzel, yasak bahanesiyle verilen para cezaları ve cezayı ödemeyenlere açılan davaların da düşeceğini söyledi. Kararın olumlu olduğunu söyleyen Kunzel, “Bu karardan sonra idari makamlar ve polis eskisi gibi PYD, YPG, YPJ sembolleri konusunda rahat yasak kararı veremeyecek. Birinci etab kazanıldı“ ifadesini kullandı. Avukat Kunzel, polisin yasakları yüzünden mağdur olanların hukuksal mücadele vermeleri ve yargıya gitmeleri durumunda emsal kararların artacağını bunun da Almanya genelindeki yasakların sonlandırılmasına etki yapacağını söyledi. 


Yasak anlamsızdır

Duruşmadan sonra görüşlerini gazetemizle paylaşan PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, yasaklama kararı ile insanların mağdur edildiğini ve bu haksızlık ortadan kaldırılana kadar davaların takipçisi olacaklarını söyledi. 

Kürtlere yönelik yasakları üç açıdan ele alan Muslim şunları söyledi: “Birincisi Abdullah Öcalan yasağıdır. Öcalan, Kürt halkının Önderidir. Rojava ile bağı vardır ve halk ona bağlıdır. O belirleyici bir siyasi aktördür.  Felsefesiyle Bookchin ve Mandela gibi kendi toplumu ve uluslararası toplum içinde yerini alıyor. Kürdistan’ın dört parçasında halk ona bağlıdır. 

İkincisi YPG, YPJ yasağıdır. Bunlar Rojava’nın savunma güçleridir. Almanya ile  alakaları yoktur. Yasaklanmaları anlamsızdır. Onlar DAİŞ katliamları ve terörüne karşı Rojava halkı ve tüm insanlığı koruyor. İçlerinde Rojava ve Kuzey Suriye ve Suriye’nin genelinde bir çok halktan şehitler vardır. Bu toplumlar söz konusu sembollere saygı duyuyor.   Üçüncüsü de PKK yasağıdır. Bu da Türk devleti ve ona bağlı lobilerin çalışmaları sonucunda alınmış bir karardır.“