NİHAL BAYRAM / MAİNZ

”Memleket hasreti beni önce bağlama ardından resimle tanıştırdı” diyen Sinan Ertem, şimdiye kadar 50 tablo yaptı. Ertem, Dersimli bir sanatçı, Almanya’da yaşıyor.

25 yaşındayken doğduğu köye gittiğini söyleyen Ertem, ”Askerler tarafından zorla boşaltılan köyümün, harabeye döndüğüne tanık oldum. Harabelerin ortasında yaşayan ve ayağının dizden aşağısı kesilmiş olan, koltuk değnekleri ile yürüyen köylümün resmini tuvale yansıtmaya çalıştım” diyor.

Herkes için çok üzücü olan bir durumun sanat yoluyla daha iyi anlatabileceğini anlatan Ertem, ”Yaptığım her eser bana ayrı bir mutluluk veriyor. Tuvale sürdüğüm boyaların arasında, fırçaların izleri içinde kendimi kaybediyorum. Ve bir bölüm bittiğinde resmin karşısına geçip oluşanlara bakarken sanki bir rüyadan uyanmış gibiyim ve bununla mutlu oluyorum” diyor.

İlk serginin konusu Dersim

Ertem, daha çok bez tuval üzerine akrilik boya çalışmaları yapıyor. Bunun yanı sıra karakalem çalışmaları da var. Şu sıralar yeni sergisine hazırlandığını söyleyen Ertem, ilk özel sergisinin konusu ise “Dersim tarihi ve kültürü.”

Ertem çalışmalarıyla ilgili şu bilgileri verdi: “Şimdiye kadar çalışmalarım daha çok klasik resim üzerine. Burada daha çok tabiat/insan ilişkilerini, ölüm/hayat, insan halleri, kültürü ve kendi anılarımı anlatmaya çalışıyorum. Bu şekilde kendi kültürümü ve tarihimi daha iyi anlatabiliyorum. Bu bazen kafamda kurgulanmış bir konu bazen de bir anlık düşünce olabiliyor.”

Resim dersi veriyor

AKM Hochtaunus-Oberursel kurumunda geçen yıldan bu yana iki haftada bir resim çalışmaları yapan Ertem, “Sekiz yetişkin arkadaşla çalışıyorum. Dörder kişilik iki grup halinde. Kapasite dolmuş olsa da birlikte çalışmak isteyen arkadaşlar için yine de olanak sağlamaya çalışıyorum” dedi.

Bilim ve sanatı güçlü olan toplumların geliştiğine dikkat çeken Ertem, ”Batı kültüründen bir insan resme baktığında bu resmin görselliğinden yola çıkıp, resmin kendisine ne anlatmak istediğini anlamaya çalışır. Ama bizler resmi genelde bir fotoğraf olarak algılıyor, resmin neler anlatmak istediğinin farkında olmayıp, bununla birlikte hemen resimde hatalar arayıp bulmaya çalışıyoruz. Örneğin, ‘Bu çizgi yamuk olmuş, adamın çenesi düşük olmuş, adamın bacağı kısa olmuş‘ diyoruz. Bu durum, genelde sanat kültürümüzün henüz yeterince gelişmediğini gösteriyor’’ şeklinde konuştu.

Çocuklar ve gençlere tavsiye

Toplumu aydınlatmanın, sanatın ve sanatçının görevi olduğunu sözlerine ekleyen Ertem şunları belirtti: ”Sanat bir doğal oluşumdur. Kendisine uygun ne varsa kabul edip, alır ve sanat olmayan her şeyi dışarı atar. Sanat duyguları, sevgiyi, güzelliği, anıları, gerçekleri, tarihi, iyiliği, kötülüğü, haksızlığı anlatır. Sanatla ilgilenmek insanı kötü düşüncelerden arındırıp mutluluk verir. Toplumumuzun hem kendisi hem de gelecek kuşakları, yani gençlerimizin ve çocuklarımızın sanatla daha yakında ilgilenmesini dilerim.”