Anayasa Mahkemesi kararı ile geçen hafta tahliye edilen BDP'li milletvekilleri Faysal Sarıyıldız, Selma Irmak, Gülser Yıldırım, İbrahim Ayhan ve Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş ile Hasip Kaplan'ın aralarında bulunduğu heyet, 34 sivil yurttaşın katledildiği Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Roboskî köyünü ziyaret etti.

Vekilleri Şırnak merkezde karşılayan binlerce yurttaş, yüzlecre araçlık konvoy ile Roboskî köyüne doğru yola çıktı. Aileler, ziyaretçilerini katliamda kaybettikleri çocukları ve yakınlarının fotoğraflarıyla karşıladı. Kitle, "Şehîd namirin", "Katil Erdoğan, işbirlikçi Özel", "Anaların gözyaşı katilleri boğacak", "Bijî berxwedana Roboskî" sloganlarıyla, bombardımanda hayatını kaybeden 34 kişinin defnedildiği mezarlığa yürüdü. Saygı duruşu ardından duaların okunduğu mezarlıkta, BDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak, Roboskilî aileler başta olmak üzere tüm Kürt halkına başsağlığı dileyerek, "Katledilen çocuklarımızın özgürlük mücadelesi yolumuzu aydınlatacaktır. Onların anısı bizim mücadelemizin ışığı olacaktır. Bunun sözünü veriyoruz" dedi. Roboskîli ailelerin karşısında durup konuşmanın çok zor olduğunu dile getiren Irmak, "Bazı olaylar vardır, gönül kaldıramaz. İşte bu olay da bizim yüreğimizi parçalamıştır. Zindanda bizi en çok zorlayan şey katliam gününde sizin yanınızda olamamamızdır. Gözyaşlarımızı sizin gözyaşlarınıza katamadık ama bizler gözyaşlarımızı demir kapılar ardına akıttık" diye ifade etti.

'Halkımıza söz veriyoruz'

Kürtlerin birçok katliama maruz kaldığını hatırlatan Irmak, şunları söyledi: "Yıllardır bu dağlarımız bombalanıyor. Dağlarımız çok zorluklar gördü. Bu dağlarımızda akan kan, Dicle ve Fırat nehirleri kadar hırçındır. Ama inkarcılar, imhacılar ve sömürgeci devletler hep bizi bombalarla katletmek istediler. Ama olmadı ve böyle olmayacaktır. Çünkü Kürt halkının umutları kanla örülmüş, bunun için Kürt halkını yok etmek bu kadar kolay olmayacaktır. Onların bombaları onların başını yiyecektir."
Binlerce Kürt katledilse de binlercesinin onların yolunda yürüyeceğini ifade eden Irmak, "Bizler katledilen insanlarımızın hayallerini mücadelemizde her zaman yaşatacağız. Bu mezarları siyah renklerle değil, alkış, zılgıt ve sarı, kırmızı, yeşil elbiselerle ziyaret edip 'Yoldaşlar kalkın Kürdistan size hayırlı olsun' demedikçe yaşam bize haramdır. Şehitlerimizin önünde bu sözü halkımıza veriyoruz" diye konuştu.

'Bizler takipçisi olacağız'

İki yıldır Roboskîli annelerin siyah elbiseler giydiğine dikkat çeken Irmak, siyahın hüznün simgesi olduğu kadar mücadele ve direnişin simgesi de olduğunu vurguladı. "Annelerin direnişleri olmasa tarih bu kadar şeffaf yazılmayacaktı" diyen Irmak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Roboskî bir başlangıçtı. Sara, Ronahi, Rojbin bu katliamların devamıydı. Ama katliamcılar annelerin siyah elbiselerine takıldı ve geri çekildi. Annelerin gözyaşları katliamcıların karşısında kalkan oldu. Annelerin gözyaşları, Kürdistan çocukları için özgürlüğü getirecektir. Annelerin döktüğü gözyaşlarıyla, bombalanan dağlarımız tekrardan yeşertecektir. Dağlarda sarı, kırmızı ve mor çiçekler açacaktır. Bugüne kadar yapılan hiçbir katliam unutulmadı ve hesapsız kalmadı. Bizler bu katliamların hesabını soracağız. Onlar Kürtleri sahipsiz sanıyorlardı. Zaten bütün dünya devletleri Kürtler hakkında sağır ve dilsizler. Bu dağlar katliamcılar karşısında direnecek ve onlardan hesap soracaktır. Askeri mahkemeler katliama takipsizlik kararı verse bile bizler bunun takipçisi olacağız."

DİHA/ŞIRNAK




Tarih bunları yargılayacak

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Roboskî Katliamı'na takipsizlik kararı verilmesini sert bir dille eleştirdi. Demirtaş, "Ben Genelkurmay Başkanı'na onbaşı dediğim için hakkımda soruşturma açıldı. Ancak 34 insanın ölüm emrini verdiği için kendisi hakkında hiçbir işlem yapılmadı. Aileler dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacaklardır. Türkiye orada büyük ihtimal ile mahkum edilecektir. Edilse ne yazar, edilmez ise ne yazar. Türkiye'nin mahkum olduğu katliam dosyalarına biri daha eklenecektir. Tarih bunları yargılayacaktır" dedi.

44 öğrenciye soruşturma

Roboskî Katliamı'nı kınayan öğrencilere ise soruşturma açıldı. Malatya İnönü Üniversitesi'nde katliamın yıl dönümüne ilişkin 27 Aralık 2013'te düzenlenen etkinliğe katılan 44 öğrenci hakkında soruşturma başlatılırken, ifade için emniyete giden öğrencilere ajanlık dayatıldığı belirtildi. Öğrencilerden Nuri Akman, kendilerine psikolojik baskı uygulandığını belirterek, "Emniyete gittiğimizde 7 saat bizi beklettiler. İfadeleri alınan bazı arkadaşlarımız ailelerine haber vermek ile tehdit edilmiş. Bize ajanlık teklifinde bulundular" dedi.