Daha önce Türk devletinin Almanya’daki diyanet kurumu DİTİB’e eleştiren NRW Eyaleti başbakanı Armin Laschet, şimdi Erdoğan ile birlikte DİTİB’in Köln’de bulunan merkez camisinin açılışına katılacak.
Başkent Berlin’de devlet töreniyle karşılanacak olan Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Köln’deki programı da netleşti. 28 Eylül Cuma günü Berlin’de Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Başbakan Angela Merkel ile görüşecek olan Erdoğan, 29 Eylül günü ise yandaşlarıyla şov yapmak için Köln’e gidecek.
Bir yıldan fazladır hizmet vermesine rağmen Erdoğan’un şovu için Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB)’nin Köln’ün Ehrenfeld semtindeki merkez camisi yeniden açılacak. Erdoğan ile birlikte Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti (NRW) Başbakanı Armin Laschet’in de açılışa katılacağı duyuruldu.
Laschet hem Başbakan Merkel’in liderliğindeki Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Başkan Yardımcılığı görevini yaparken, hem de geçtiğimiz yıldan bu yana sürdürdüğü NRW Eyaleti Başbakanlığı sırasında DİTİB’in Erdoğan rejimine bağlı çalışan bir kuruluş olduğunu ima ederek, birçok kez eleştirilerde bulunmuştu. Şubat 2017’de DİTİB’e yönelik casusluk soruşturmasının gündemde olduğu sırada Laschet “Türk öğrencilerin, öğretmen ve velilerinin okullardaki Erdoğan politikalarına yönelik eleştirileri Türk makamlarına ileten imamlar görevlerine son verilmesi gerekiyor. Söz konusu imamlar, Almanya’yı derhal terk etmeli” diye konuşmuştu. Laschet, geçtiğimiz yıl Haziran ayında NRW’de eyalet başbakanlık koltuğuna geçtiği sırada ise Almanya’nın DİTİB’e yönelik baskısını artırmasını talep etmişti.
Ancak bir yıl sonra bu sözlerini unutan Hıristiyan demokrat politikacı DİTİB’in daha fazla Erdoğan rejiminin bir parçası haline gelmesi anlamına gelecek 29 Eylül’deki mizansen açılışı Erdoğan ile birlikte yapacak.
ANF/KÖLN
Türkiye’den Almanya’ya 848 kişilik liste
Almanya Adalet Bakanlığı, Sol Parti’nin soru önergesine verdiği yanıtta, Türkiye’de 2016 yılındaki darbe girişiminden bu yana Alman Emniyet Teşkilatı’na çok sayıda arama ve yakalama başvurusu yapıldığını açıkladı.
Buna göre, Türkiye’nin darbe girişiminden bu yana Alman Emniyet Teşkilatı’na 848 kez Interpol aracılığıyla arama ya da yakalama başvurusu yaptığı öğrenildi.
Bakanlık, Türk devletinin taleplerini ne ölçüde yerine getirdiğine dair ise bilgi vermedi.
Sol Parti Federal Meclis Grubu Avrupa Politikaları Sözcüsü Andrej Hunko, “Interpol’ün kötüye kullanıldığı gerekçesiyle iptal ettiği arama-yakalama başvurularının çoğunun Türkiye, Ukrayna ve İspanya kaynaklı olduğunu sanıyorum. Bu ülkelerin Interpol’ü muhalefeti baskı altına almak için kullandıkları biliniyor” dedi.
BERLİN
Maaßen’ın terfi ettirilmesine tepki
Chemnitz’deki yabancı düşmanı eylemlerle ilgili demeçlerinden dolayı günlerdir eleştirilere hedef olan Alman Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Hans-Georg Maaßen iç istihbarat başkanlığından alınarak İçişleri Bakanlığı müsteşarlığına atandı. Maaßen’ın terfi ettirilmesi, iç istihbarat başkanının azlini talep eden koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve muhalefetin sert tepkisine yol açtı.
SPD Genel Başkan Yardımcısı Ralf Stegner Maaßen’ın müsteşar yapılmasını “fiyasko” diye niteleyerek “büyük koalisyon hükümetinin ortağı olan SPD’nin sabrının taşmak üzere olduğunu” söyledi.
SPD Genel Sekreteri Lars Klingbeil, Maaßen yine iç güvenlikten sorumlu olacağı için terfi kararını “tuhaf” bulduğunu ve İçişleri Bakanının iç istihbarat başkanını bakanlığa almasının Başbakan Merkel’e yöneltilmiş eleştiri anlamına geldiğini söyledi.
SPD genel başkan yardımcılarından Natascha Kohnen ise İçişleri Bakanı Seehofer’in azlini talep etti.
Karar SPD’nin onayıyla alındı
Büyük koalisyon ortağı Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin Genel Sekreteri Annegret Kramp-Karrenbauer ise kararın SPD’nin onayıyla alındığını hatırlattı. CDU’nin iç politika sözcüsü Armin Schuster ise Maaßen ile ilgili tartışmaları gereksiz yere abarttıkları gerekçesiyle SPD’li koalisyon ortaklarını eleştirdi.
SPD Genel Başkanı Andrea Nahles Başbakan Angela Merkel ve Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) Genel Başkanı ve İçişleri Bakanı Horst Seehofer ile yaptığı görüşmede iç istihbarat başkanının müsteşarlığa atanmasına onay vermişti.
Yeşiller Partisi tepkili
Yeşiller Partisi’nin Federal Meclis Grup Başkanı Anton Hofreiter Anayasayı Koruma Teşkilatı‘nda önemli revizyona gidilmesi gerektiğini belirtti. Hür Demokrat Parti (FDP) Meclis Grup Başkan Yardımcısı Stephan Thomae, iç istihbarat başkanının müsteşarlığa terfi ettirilmesinin Başbakan Merkel açısından otorite kaybı anlamına geldiğini ve CSU Genel Başkanı Seehofer’in taleplerini Başbakan Merkel’e bile kabul ettirebildiğinin anlaşıldığını dile getirdi.
BERLİN