- Ev işçisi olarak çalışanların sayısına ilişkin güvenilir istatistikler mevcut değil. Hizmetçi, aşçı, garson, uşak, baş kâhya, temizlikçi, bahçıvan, kapıcı, kâhya, özel şoför, ev bekçisi, mürebbiye, bebek bakıcısı, özel öğretmen, sekreter vb. bu kapsamda değerlendiriliyor. TÜİK’ye göre Türkiye’deki ev işçilerinin sayısı 150 bin 6 yüz. Ancak bu sayının gerçek sayıyı ne kadar yansıttığı kuşkulu.
- Özellikle lisanssız firmalar aracılığıyla bulunan işlerde, ev işçisi kadınları mağdur eden psikolojik, fiziksel, cinsel taciz gibi ciddi sorunlar ortaya çıkıyor.
- Ev hizmetlerinde süreksiz çalışanlar yasal olarak sigorta dışında bırakılmış. Sürekli ve aylıkçı olarak çalışanlar ise, sosyal sigorta kapsamında. Ancak yüksek primler, prim gün sürelerinin uzunluğu, aylık bağlama oranlarının düşüklüğü ve sigorta işlemlerindeki bürokratik zorluklar karşısında çoğu ev işçisi ve işvereni kayıtsız bir istihdam ilişkisi sürdürüyor.
- Ev işçilerinin neredeyse tamamı bireysel iş ilişkileri bağlamında Borçlar Yasası’na göre tanınan haklardan yararlanamıyor. Gerek ev işçileri, gerekse de, çoğu kadın olan bireysel işverenler bu yasa hükümlerinden haberdar bile değil.
ANKARA