
İsviçre bugüne kadar yurdışındaki konsolosluk ve elçiliklere yapılan kimi iltica başvurularını kabul ediyordu. Bir çok Avrupa ülkesinin de benimsediği bu yöntemle özellikle sivillerin korunması sağlanırken, mültecilerin maddi ve fiziksel olarak insan tacirlerinden kurtulması sağlanıyordu. Yeni yasa da bu imkan ortadan kaldırılıyor. İltica Yasası Referandum Komitesi’ni kuran sivil toplum örgütleri ise yurtdışında mülteci başvurularının kabul edilmesini ve mültecilerin insan şebekelerine kurban edilmemesini istiyor. Avrupa’ya çıkmak için insan tacirlerine çok büyük meblağlar ödeyen mültecilerden binlercesi yollarda ölüyor.
Vicdani retçiler sığınamayacak
İsviçre’nin sertleştirilen iltica yasasında, askerlikten kaçan ya da askerlik yapmayı ret edenlere de mülteci olma hakkı tanınmaması öngörülüyor. Bu bir askerin bir katliama katılmama, bir sivile karşı silah kullanmama ya da bir savaşı ret etme hakkının elinden alınması anlamına gelmektedir. Yasa kahramanları çoğaltmak yerine adeta katilleri çoğaltmaktadır. Referandum talebinde asker kaçakları ve savaş retcilerine (vicdani retçiler), asker firarilere uygulanan yasağa da hayır deniyor. Bu yasa özellikle iç çatışmalar yaşanan ülkelerde ve elbette Türkiye’de kirli savaştan kaçan ya da vicdani red hakkını kullananlara iltica hakkı vermemek anlamına geliyor.
Kampanyada yeni yasayla birlikte sığınmacıları yönelik keyfi uygulamaların önünün açılması, insani olmayan koşullarda, toplumdan tecrit edilerek, toplama kampları ya da ‘Lager“ tabir edilen alanlarda tutulmasına da „hayır“ denecek. Özel merkezler olarak adlandırılan bu alanlar, mültecilerin adeta tek bir alana hapsedilmesini amaçlıyor. Kampanyada bunlar insanlık dışı uygulamalar olarak nitelendiriliyor.
İtiraz süresi sınırlandırılıyor
İsviçre mülteciliği imkansız hale getirmek için yeni düzenlemelerde iltica süresini 10 gün ile 30 gün arasında sınırlandırmakla kalmıyor, mültecilerin olası hukuksuzluklara karşı da itiraz hakkını kullanmasının önüne geçiyor. Çok zor koşullarda ülkelerinden çıkabilen ve Avrupa’ya ulaşabilenlerin ölmedikleri için kendilerini şanslı sayan mültecilerin bu süre içinde iltica gerekçelerini kanıtlamaları imkansızlaştırılıyor.
Vatandaşlık imkansızlaştırılıyor
Yasada sadece ‘iyi uyum’ sağlamış ve C oturumu olan göçmenlerin vatandaş olabilmesi öngörülüyor. Vatandaşlık sadece burada büyümüş ve öğrenim gören gençler için kolaylaştırılırken F oturumu (geçici oturma müsadesi) veya B (senelik oturum) oturumuna sahip kişilerin vatandaşlık yasasının yeni düzenlenmesinden sonra vatandaşlığa başvurularının yürürlükten kaldırılması tartışılıyor.
Yeni uyum yasası ‘iyi entegrasyon’ kavramını yeniden tanımlıyor. Çok belirsiz olan bu madde gelecekte göçmenlerin oturum izninin uzatılmasında veya vatandaşlık başvurusu sırasında belirleyici olacak.
Yeni yasayı reddediyoruz
Merkezi Cenevre de bulunan Kürdistan İnsan Hakları Örgütü de yeni yasaya karşı çıktıklarını ve referanduma destek verdiklerini belirterek „İnsanları ırkına, kimliğine göre sınıflandıran, uluslararası sözleşmelerden doğan haklarını kullanmayı engelleyen söz konusu yasalara karşı herkesi gönüllü görev almaya çağırıyoruz“ dedi.
ALİ ÖZŞERİK/ZÜRİH