Yunanistan’daki borç krizi sadece İngiltere’yi değil tüm Avrupa’yı yakından ilgilendiriyor. Kemer sıkma politikaları bir referandumla oylandı. Her iki görüşten Yunanlar sokaklara döküldü. 

Yunanistan aslında yıllardır süregelen yapısal borç ve kamu açıklarının yanı sıra küresel ekonomik krizin etkilerinin tetiklemesiyle şu anda zor durumda. Ülkedeki herhangi bir sarsıntı, Avrupa’da artçı deprem etkisi yaratıyor ve Avrupa Birliği bu krizden ağır bir şekilde zarar görüyor. Aslında Avrupa’nın en çok korktuğu sürekli bir protesto halinde olan Yunan gençliğinden Avrupa gençliğinin de etkilenmesi. 2011’de başkent Londra’daki sokak gösterileri ve işgaller hala hafızalarda. Kemer sıkma politikaları da İngiliz hükümetinin sık sık başvurduğu bir çözüm yolu. Kemer sıkma politikaları halkı kızdırıyor.

Öte yandan gittikçe sıkılaşan Yunanistan ve Rusya ilişkisi de Euro bölgesi ortaklarını korkutuyor. Yunanistan’da yükselen sol harekete adeta salgın bir hastalık gibi bakılıyor. Avrupa’nın savunması, Yunan hükümetinin yapısal reformlarını yerine getirmekte yavaş davranması ki bu doğru değil. Maaşların düşürülmesine dek Avrupa’nın her söylediğini harfiyen uyguladı Yunanistan. Kamu sektöründe kesintiler yapıldı, devlete ait varlıkların çoğu özelleştirildi. Mali kriz çözüldü mü? Hayır. Yunan halkının tembel olduğu için bu kadar dramatik duruma düştüğünü bile düşünüyor şimdi Avrupa. IMF’nin tasarruf tedbirler yüzünden Yunanistan bir kaç yıl öncesine göre çok daha zor durumda. İngiltere’de Almanya’nın gölgesinde hareket ediyor. İngiltere, Yunanistan’ın kararı ne olursa olsun AB’nin en az şekilde etkilenmesini temin edeceğiz diyor. Başka da bir şey demiyor. 

Referandum sonucunda Yunanistan alacaklıların şartlarını kabul etse de borçlarını ödeyebilecek durumda değil, bu bir gerçek. Yunanistan, 2030 yılında kadar borçlarla yaşamak zorunda kalacak. IMF taviz göstermek zorunda. Ancak tüm borçlarını ödetmekle ünlü IMF sarsılmaz itibarını korumaya kararlı. 

Yunanistan’ın borçlarının silinmesi ise söz konusu bile değil. Borçların silinmesine en çok Almanya karşı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında borçlarının silinmesi sayesinde Almanya’nın ekonomisi şu anda bu kadar iyi durumda. Bunu çoktan unutmuşa benziyor Almanya. AB ve IMF’nin uyguladıkları mali kurtarma planları, Yunanistan’ı bir felakete sürükledi. Ülkede her üç kişiden biri yoksulluk sınırına yakın ya da bu sınırın altında yaşar hale geldi Taşıma suyuyla değirmen dönmez. Verdiğin borçları artırarak da Yunanistan kurtulmaz. Yunanistan’ı öncelikle kendinden, IMF salgınından, kurtarman gerekiyor.