HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ve Pervin Buldan ile İstanbul Milletvekili Sırrı Süreya Önder’den oluşan İmralı heyeti, önceki günkü Bakanlar Kurulu toplantısı ardından başlayan görüşmelere dün de devam edildi. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’la yapılan görüşme ardından HDP heyeti basına açıklamada bulundu. Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, görüşmede, yaşanan güncel gelişmeleri ve ‘çözüm süreci’ni ele aldıklarını belirtti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın vasisi aracılığıyla yaptığı açıklamalara istinaden Önder, Öcalan ile bu hafta içinde görüşmeyi umduklarını ve bu konuda başvuru yaptıklarını belirterek, “Bu görüşmede, bununla ne kast ettiğini birinci elden öğrenmiş olacağız” dedi. Genel olarak Öcalan’ın bölgede savaşlara karşı olduğunu ve bölge için demokratik modeller önerdiğini belirten Önder, şöyle konuştu: “Öcalan bugün yaşanan gelişmeleri gün gün sokak sokak takvim takvim öngörerek uyarılarda bulunmuştur. Orada yaşayan bütün haklara demokratik bir seçenek sunmakla sorunun çözüleceğini söyledi. Bizde onunla yaptığım her görüşme sonrasında bunu kamuoyuyla paylaştık. Bu demokratik teklif bir türlü olgunlaşmadı. Askeri müdahaleler tek başına çözüme götürücü bir yöntem değildir. İsteyen arşivlere baksın Sayın Öcalan’ın bu uyarılarını görecektir. Bölgedeki bütün pradigmayı bütün bu emperyal müdahalelere karşı demokratik özerklik temelli kanton temeli herkesin kendisini ifade edebileceği önerilerini görecektir” dedi. Önder, Öcalan’ın özellikle “Demokratik İslam Kongresi”ni yaşanan kaos ortamından bir çıkış olarak öngördüğünü ifade etti. Tampon bölge konusundaki girişimlerin de kabul edilemeyeceğini söyleyen Önder, “Görüşmelerimizi sonuçlandırdıktan sonra daha geniş değerlendirmeler yapacağız” dedi.
Yasa yerine tezkere
Ekim ayı başına kadar adım atması beklenen hükümet ise yasal değişiklik yerine Kürtlere karşı tezkere hazırlığında olduğunun duyurusunu yaptı. Bakanlar Kurulu toplantısı ardından konuşan Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Meclis’in açılmasıyla birlikte Irak ve Suriye’ye dönük 2 tezkerenin gündeme geleceğini, bu tezkerelerin öncekilerden daha “kapsamlı” olacağını söyledi. Arınç, “Yani bu tezkere çıktığı zaman ‘benim şuna da ihtiyacım vardı’ demeyeceğimiz kapsamlı bir tezkere. Ancak bu tezkerelerin yöntemi, taşıması gerek unsurları esasen Anayasa’da da belirtilmiştir, onlar mutlaka yer alacaktır. Kapsamı, süresi, nerelerde ne görevler yapılabileceği açık açık yazılacaktır. Ama bir yıl önceki tezkerelerden en az birkaç husus bakımından farklılık olduğunu söyleyebilirim” diye konuştu.
Tampon bölgeye ilişkin Arınç, bu tür kararların BM kararıyla alınabileceğini belirterek, “New York’ta kabul görürse, Türkiye planını yapıyor” diye belirtti.
ANKARA