
Türk basınında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sağlık ve güvenlik koşulları hakkında çıkan haberlerin ardından Öcalan ile derhal görüşmenin sağlanması talebiyle başlatılan eylemler sürüyor. Öcalan’dan doğrudan haber alınması talebiyle Minbic’te bir araya gelen binlerce kişi, ”Öcalan’a özgürlük” talebiyle yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe Minbic Yasama Meclisi Eş Başkanı Faruk El Maşi ve Nezife Xilo, Minbic Yönetim Meclisi Eş Başkanı İbrahim El Qeftan, askeri ve sivil kurumların yanı sıra Minbic Demokratik Arap Gençlik Hareketi üyeleri katıldı. ”Şehitler Meydanı”nda sonlandırılan yürüyüş boyunca üzerinde ”Önderliksiz yaşam olmaz”, ”Önderliğin özgürlüğü halkların özgürlüğüdür” yazılı pankartlar taşınarak, ”Öcalan’a özgürlük” sloganları atıldı. Mitinge dönüşen eylemde konuşan Ferîde Lalo, Reqa zaferini kutlayarak, ”Bizler bugün fedakar şehitlerimiz sayesinde bu başarıları elde ettik. Önceleri diri diri toprağa gömülen şimdi ise özgürleşmeye doğru giden kadınların Önderi olan Öcalan’ın fikir ve felsefesiyle mücadelemizi sürdüreceğiz ve Suriye başta olmak üzere Ortadoğu’daki tüm halkları özgürleştireceğiz” dedi.
Cezaevleri eylemde
Türkiye ve Kürdistan’da bulunan cezaevlerindeki PKK ve PAJK’lı tutsaklar da, bugün eş zamanlı olarak 3 günlük açlık grevine başladı. PKK ve PAJK’lı tutsaklar adına açıklama yapan Deniz Kaya, ”Önderliğimizin güvenlik ve sağlık durumu belirsizdir. Tüm maddi ve manevi değerlerimizin bileşkesi olan Önderliğimiz bizler için yaşam ve ölüm gerekçesidir. Cezaevinde bulunan PKK ve PAJK’lı tutsaklar olarak, açık ve net olarak belirtiyoruz: Önderliğimize ölümüne bağlıyız! Tüm ailelerimizi, yurtsever tüm insanlarımızı; aydın, demokratik kamuoyunu Önderliğimiz üzerinde gerçekleşen ağırlaştırılmış tecride karşı bizlerin de dahil olduğu direniş sürecini sahiplenmeye, seferberlik ruhuyla serhıldanları geliştirmeye, topyekun ayağa kalkmaya çağırıyoruz.”
Ailelerden görüşme başvurusu
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan ve ablası Fatma Öcalan, avukatları aracılığıyla İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Öcalan ile Pazartesi günü görüşmek üzere Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuru yaptı. İmralı’da bulunan diğer hükümlüler olan Hamili Yıldırım’ın kardeşi Polat Yıldırım, Ömer Hayri Konar’ın kardeşi Ali Konar ve Veysel Aktaş’ın ablası Sabiha Aslan da avukatları aracılığıyla Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na görüşme başvurusunda bulundu.
Uluslararası kurumlara çağrı
Öcalan’ın ailesi ve avukatları tarafından başlatılan girişimler sürüyor. Öcalan’ın güvenlik ve sağlık koşulları hakkındaki iddialara dair Meclis’te bir basın toplantısı düzenleyen HDP Urfa Milletvekili Dilek Öcalan, AİHM ve BM Komiserlikleri gibi uluslararası kurum ve kuruluşlara çağrıda bulundu. Öcalan, ”İnsanlık suçu olan tecride sesiz kalarak bu suça ortak olmayın” diyerek, ”Aile, avukat ve heyetler derhal bir görüşme gerçekleştirmelidir” dedi.
Sorumlu CPT ve AKP olur
HDP Amed Milletvekili Feleknas Uca ise Öcalan’a ilişkin yayılan haberler için sağlıklı ve inandırıcı girişimlerin başlatılması gerektiğini söyledi. Öcalan’ın Kürtlerin kırmızı çizgisi olduğunu belirten Uca, ”Savcı her ne kadar sıkıntılı durum olmadığını açıklasa da biz bu açıklamaya güvenmiyoruz” dedi. Uca, Öcalan’ın başına gelecek en ufak bir şeyden de CPT ve AKP’nin sorumlu olduğunu söyledi.
Dr. Gökalp: Toplum sağlığını etkiliyor
Toplumun, barış ve demokrasi konusundaki tututmunu referans aldığı Öcalan’a yönelik tecritten etkilendiğini söyleyen Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konsey Üyesi Doktor Şeyhmus Gökalp, ”HDP’nin üzerindeki baskılar, CHP’nin üzerindeki baskılar, diğer toplumsal muhalefet dinamikleri üzerindeki baskılar ve Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözümünü savunan İmralı’nın bu şekilde baskılanmaya çalışılması, bahsettiğimiz güvenlik politikalarından bağımsız değildir. Çünkü şu anda Kürt sorununun çözümünü gündemine almayan bir konsept var. Tecritte ısrar edildiği için Diyarbakır’a cenaze geliyor, Edirne’ye cenaze gidiyor, Yozgat’a cenaze gidiyor” dedi.