
Güneşimizi Karartamazsınız direnişi, İmralı’ya atılan Önderlik, Önderliği esaret altına alınan örgüt, Önderlikten mahrum kalmış halk için büyük bir moral güç olmuştur. Komploya karşı mücadelenin startı ve andı bu direnişle verilmiştir. Önder Apo’yu da Hareketi de halkı da uluslararası komploya karşı mücadelenin içine bu direniş atmıştır.
Şimdi kültürel soykırımcı, şovenist, faşist, ulusalcı zihniyet sahipleri Kürt Halk Önderini itibarsızlaştırmak için karalama kampanyası yürütüyorlar. Dezenformasyonla PKK ve Kürt Halk Önderinin imajını farklılaştırma çabası içine girmişlerdir. Kürt Halk Önderi ve Kürt Özgürlük Hareketi karşısında çaresiz kalanlar cımbızlanarak montajlanmış görüntülere umut bağlamışlardır.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 15 yıldır tek kişilik cezaevinde, tek bir hücrede ağır tecrit altında tutuluyor. Uluslararası komplocular Kürt Halk Önderi’ni etkisizleştirmek için böyle bir sistem altına aldılar. Böylece örgüt ve halk ile ilişkisi kesilecek, yürütülen ağır psikolojik savaşla fiziki ve siyasi olarak çürütülecekti. Tek kişilik cezaeviyle tek kişilik hücre olan İmralı sistemi bunun için oluşturulmuştu. Kürt Halk Önderi’nin bu sisteme dayanamayacağı ve kısa sürede çökeceği hesaplanıyordu. Ancak Kürt Halk Önderi tüm bu hesapları altüst etmiş, 15 yıl sonra sadece Kürdistan ve Türkiye’de değil, Ortadoğu’da en etkili lider haline gelmiştir.
Kürt Halk Önderi Öcalan, AİHM’e savunma olarak sunduğu “Sümer Rahip Devletinden Halk Cumhuriyetine” adlı iki ciltlik kitabında “Tarihsel komplolar gelişmeleri durdurmaz, hızlandırır” tespitini yapmıştır. İmralı yılları bu gerçekliği doğrulamıştır. Komplolar karşısında Önderlik daha da büyümüş, Kürt Özgürlük Hareketi güçlenmiş, halk daha da mücadeleci bir karaktere kavuşmuştur. Kürt Halk Önderi bugün tüm Kürtler içindeki en etkili liderdir; PKK, Ortadoğu’daki siyasi gelişmeleri en fazla etkileyen Partidir; Kürt haklı özgürlük ve demokrasi mücadelesinde öncü bir halk haline gelmiştir. Komplo ise tüm bunların tersi sonuçlar bekliyordu.
Uluslararası komplo daha ilk günden halkın direniş barikatıyla karşılaştı. Zindanda bir arkadaşın (Halit Oral) kendini yakmasıyla ateşlenen bu direniş tüm halkı sarmış 7’den 70’e Önder Apo etrafında ateşten barikat olmuşlardır. 12 yaşındaki Zühre’den 70 yaşındaki Hatice anaya, uçak kaçıran büyük yurtsever Erdal Aksu’dan Moskova meydanında kendini meşale yapan Taylan (Ahmet Yıldırım), Sema Yüce, Murat Öztürk ve onlarca arkadaşlara kadar tüm halkımız Kürdistan’ın dört parçasında ayağa kalkmıştır. Bu Önderlik etrafında görülmemiş bir birleşim gerçekleşmiştir. İşte komplo daha başından bu direnişle yenilginin başlangıcını yaşamıştır. Güneşimizi Karartamazsınız sloganıyla gerçekleşen bu büyük direniş, uluslararası komploculara “Başarıya ulaşamayacaksınız” cevabını vermiştir. Nitekim komplonun planlayıcısı ve öncüsü ABD’nin Dışişleri Bakanı “Bu kadarını da beklemiyorduk” diyerek şaşkınlığını dile getirmiştir. Bu ifade, komplonun daha baştan boşa çıkacak bir direnişle karşılaştığının itirafı olmaktadır.
Direniş moral gücünü büyüttü
Güneşimizi Karartamazsınız direnişi, İmralı’ya atılan Önderlik, Önderliği esaret altına alınan örgüt, Önderlikten mahrum kalmış halk için büyük bir moral güç olmuştur. Komploya karşı mücadelenin startı ve andı bu direnişle verilmiştir. Önder Apo’yu da Hareketi de halkı da uluslararası komploya karşı mücadelenin içine bu direniş atmıştır. Geri dönüşü olmayan büyük direniş böyle başlamıştır. İmralı’daki direniş meşalesi böylece her gün daha da gürleşerek yanmıştır. Bu meşale sadece 15 yıllık büyük bir direniş olmamış, aynı zamanda Kürdistan’ı, Ortadoğu’yu ve bütün dünyayı aydınlatan bir ışık olmuştur. Bu ışıkla bugün Kürdistan, Ortadoğu ve dünya halkları geleceğe daha bir umutla bakmaktadırlar. Kürt Halk Önderi tarihteki tüm komplolardan ve zalimlerden intikam alırcasına İmralı’yı dünyaya umut saçan bir merkez haline getirmiştir. İnsanlığın binlerce yıldır biriktirdiği düşünce, kültür, ideolojik, teorik, felsefi ve paradigmatik birikimi sentezleyerek toplum ve insanlığın özlemi olan yeni yaşam felsefesi ve paradigmasını oluşturmuş ve bunun toplumsal yaşam yapılanmasının ne olması gerektiğini gözler önüne sermiştir. Böylece insanlık sorunlar içinde boğulmaktan, tıkanmaktan ve umutsuzluktan kurtularak geleceğine umutla ve coşkuyla bakacak bir moral güce kavuşturulmuştur.
Kürt Halk Önderi sadece insanlığı değil, Kürt halkını da felsefi, ideolojik ve teorik yorumlarıyla tıkanmaktan ve mücadelesiz kalmaktan kurtarmıştır. Kürt Halk Önderi komployu ilk önce düşüncede boşa çıkarmıştır. Komplonun önceden önlenmemesinin, gerçekleşmesinin ideolojik ve teorik yetersizlikten kaynaklandığını gören, tıkanmanın bu nedenle yaşandığını düşünen Kürt Halk Önderi, ideolojik ve teorik yoğrulma ve yoğunlaşmalarıyla tıkanıklığın düşünsel ve ideolojik temellerini aştırmıştır. Bunu yaparken bazılarının düşündüğü ve ilk önceleri dillendirdiği gibi mücadeleden çekilmek için değil, mücadeleyi daha etkili hale getirmek için yapmıştır. Bu yoğunlaşmaları örgütü mücadelesiz bırakmamak için gerçekleştirmiştir. Böylece Kürt Özgürlük Hareketi’ni daha etkili mücadele eder hale getirmiştir.
Kürt Halk Önderi’nin kırk yıllık siyasi mücadelesinde sürekli daha etkili mücadele eden konum kazanma çabası vardır. Daha 1972 yılında Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan bulunduğu cezaevinden idama götürülürken “Öyle bir mücadele tarzı yaratmalıyım ki, mücadele bir daha yenilmesin, bir daha kesintiye uğramasın” biçiminde kendi kendine söz vermiştir. Siyasal mücadelesinin doğrultusunu ve tarzını böyle çizmiştir. Nitekim o günden bu güne kesintisiz mücadeleyi sürdüren bir devrimci duruş göstermiştir.
Dört duvarın ardından dünyaya…
Düşünce gücünün her türlü güçten üstün olduğu bir daha görülmüştür. İmralı’daki düşünce yoğunlaşmaları dört duvarı ve Kürdistan sınırlarını aşmış, tüm Ortadoğu ve dünyaya yayılmıştır. İmralı’daki düşünce gücü Kürt Özgürlük Hareketi ve Kürt halkında büyük değişim ve dönüşüm yaratmış, mücadele gücünü birkaç kat arttırmıştır. Öyle ki, yeni paradigmayla direnen Kürt Özgürlük Hareketi ve Kürt halkı yenilmezliğin iksirini içmiş gibidir. Kürt Halk Önderinin yeni özgür yaşam paradigması toplumda ve örgütte özgürlük ve demokrasi iradesi ve çözüm patlaması biçiminde kendini ortaya koymuştur. Özgürlük ve demokrasi zihniyetini kirleten ve zayıflatan tüm düşünce eğilimlerini örgütten ve toplumdan söküp atarak demokrasi ve özgürlüğün en saf, en derin biçimini ortaya çıkarmıştır. Bu da örgütü ve toplumu zayıflıklarından arındırarak güçlü kılmıştır. Belki hala eski paradigmaların etkileri örgüt ve toplumun gücünü tam harekete geçirememektedir; ancak bunlar da atılacak, Kürdistan ve Kürt toplumu özgür ve demokratik yaşamın Kâbe’si haline gelecektir.
Kürt Halk Önderi en başta da sosyalizm, özgürlük ve demokrasi paradigmasından iktidarcı ve devletçi tüm genleri söküp atmıştır. Devlet ve iktidarın her zaman özgürlük ve demokrasi karşıtı olduğunu; iktidara ve devlete dayanılarak ne demokrasi, ne özgürlük, ne de sosyalizmin yaşanılacağını tüm tarihselliği içinde çarpıcı biçimde ortaya koymuştur. İktidardan ve devletten uzak, demokrasi, özgürlük ve sosyalizm ideolojisini toplumsal yapılanma gerçeğiyle birlikte ortaya çıkarmak demokrasi, özgürlük ve sosyalizm çizgisinde yeni bir çağ başlatmıştır.
Bu çerçevede ulusal kurtuluşçuluğa da devlet ve iktidardan uzak bir yorum getirmiştir. Ulusal demokratik özgürlüğün devletle karşılanmayacağını, devletin özgürlük ve demokrasi getirmeyeceğini tüm detaylarıyla ortaya koymuştur. Devlet olmadan da ulusların ve toplumların özgür ve demokratik yaşama kavuşabileceğini göstermiştir. Bu açıdan devleti hedeflemeden, devlete dayanmadan bugünden halkların, toplumların kendilerini örgütleyip özgür ve demokratik yaşamlarını kurabileceklerini, ulusal özgürlüklerini de demokratik topluma dayanarak yaşayabileceklerini vurgulamıştır.
Ulusların, halkların ve toplumların hem özgür ve demokratik yaşamlarını kendi güçlerine dayanarak kurmalarını, hem de kendi öz savunma güçlerine dayanarak savunmaları gerektiğini ortaya koymuştur. Kuruculuk ile savunmanın iç içe geliştirilerek devletlerin demokratik toplum ve ulusal özgürlüğe duyarlı hale getirilmelerinin mümkün olduğunu söylemiştir. Devlet olmadan ya da devlet yıkmadan özgürlüğe kavuşamayız gibi bir kalıbı ve kısırdöngüyü, daha doğrusu çaresizliği ve sağ teslimiyetçi anlayışı kırmıştır. Böylece ulusal kurtuluşçuluğa, demokratik toplumcu ve demokratik toplum gücüne dayalı çözüm yolunu göstermiştir.
21.yüzyıl Kürtlerin yüzyılı olacaktır
Kürt Halk Önderinin ideolojik, teorik, felsefi ve paradigmasal çizgisi Kürt halkını 21.yüzyılın yükselen halkı haline getirmiş bulunuyor. 21.yüzyıl, Kürt Halk Önderi’nin paradigması doğrultusunda Ortadoğu’da Kürtlerin yüzyılı olacaktır. Bu, petrolüyle ya da dış gücün desteğiyle değil, düşünce gücü ve demokratik topluma dayanmakla olacaktır. Düşünce gücü, tarihin her döneminde yükselişin esas etkeni olmuştur. Kim çağa ve çağlara uygun düşünce üretmişse, o tarihe damgasını vurmuştur. Yahudilik, Zerdüştlük, İslamiyet, Hıristiyanlık, Rönesans, Reform ve sosyalizm bu gerçekliğin kanıtıdır. Her ne kadar Avrupa 20. ve 21. yüzyılda demokrasiden söz etse de, bu, üst toplumun, yani egemenlerin iktidarının örtüsü olan bir yönetim biçimi olduğu için halklar ve toplumlar için gerçek bir kaynak ve çözüm gücü olmamıştır.
Ancak Kürt Halk Önderi’nin iktidar ve devletin dışında demokratik topluma dayanan ve tabandan şekillenen radikal demokrasi düşüncesi ve toplumsal yapılanması gerçek demokrasi ve özgürlük anlayışıyla 21.yüzyılın gerçek yükselen değeri haline gelmiştir. Kısa sürede demokratik topluma dayalı demokratik konfederalizm ulus-devletin ve üst toplum demokrasisinin alternatifi haline gelecek ve halkların koştuğu özgürlükçü demokratik bir siyasal yapılanma olacaktır. Hatta radikal demokrasinin gerçek sosyalizm olduğu bir çağ yaşanacaktır. Çünkü demokrasi komünalizmi, komünalizm demokrasiyi gerektirir. Bu her iki olgu birbirini koşullandırır. Bu nedenle radikal toplumcu demokrasinin gerçek sosyalizm olduğu, gerçek sosyalizmin toplumcu demokrasi olduğu yeni bir toplumsal yapılanma şekillenecektir. Çünkü tarihte toplumsallık demek demokratik yaşam anlamına gelmiş, demokratik yaşam toplumsallığı zorunlu kılmış ve yaşatmıştır. Bu gerçeklik her gün daha fazla anlaşılmaktadır.
Kürt Halk Önderi bu karakteriyle 21.yüzyılda da Kürt halkının Önderi olmaya devam edecek, tüm Kürtlerin yaşamı esas olarak bu Önderlik tarafından şekillenecektir. Kim, ne kadar engellemek isterse istesin, bu Önderliğin Kürtler üzerindeki etkisini önleyemeyecektir. Hatta tüm siyasi güçler bu Önderlikten beslenecek ve güç almaya çalışacaklardır. Çünkü ilham alacakları başka bir Kürt Önderliği yoktur. Bazı dönemsel siyasal Önderlikler olsa da gelecek on yılları ve yüzyılları etkileyecek olan Kürt Halk Önderliği olacaktır. Zaten şimdiden etkilemektedir.
Güncel siyaset ve siyasal sorunlar içinde sadece Kürdistan için değil, Türkiye ve Ortadoğu’daki tüm sorunlara çözüm önerisi olan tek Önderlik budur. Bu Önderlik dışında çözüm gücü olacak düşünce ve siyasal proje ortaya koyan yoktur. Her siyasi güç şu veya bu uluslararası ve bölgesel güce dayanarak kendisini etkili kılmaya çalışmaktadır. Hatta birçoğunun iktidar çatışması, kavgası dışında söyledikleri ve önerdikleri bir projeleri yoktur.
Çaresizlerin cımbızlama oyunu
Önder Apo, düşünce gücü ve çözüm önerileriyle Kürdistan’da, Türkiye’de ve tüm Ortadoğu’da itibarı yükselen bir lider konumundadır. Türkiye halklarının umudu bu Önderlik olmuştur. Çünkü Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü için Türkiye’deki siyasi liderlerin hiçbiri bir proje ortaya koyamamakta ve adım atamamaktadır. Bu Önderlik ise düşünce gücü, önerileri, attığı ve attırdığı adımlarla Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü için ön açmaktadır. Ancak Türkiye’de bu çapta bir lider olmadığı için bu adımlar karşılıksız kalmaktadır. Bu gerçeklik Kürt Halk Önderinin Türkiye ve Ortadoğu’daki önemini daha da arttırmış bulunmaktadır.
Şimdi kültürel soykırımcı, şovenist, faşist, ulusalcı zihniyet sahipleri Kürt Halk Önderini itibarsızlaştırmak için karalama kampanyası yürütüyorlar. Dezenformasyonla PKK ve Kürt Halk Önderinin imajını farklılaştırma çabası içine girmişlerdir. Kürt Halk Önderi ve Kürt Özgürlük Hareketi karşısında çaresiz kalanlar cımbızlanarak montajlanmış görüntülere umut bağlamışlardır. Bununla Kürt Halk Önderinin etkisini kırma hayaline kapılmışlardır. Bunlar boşuna çabalardır. Bu görüntüleri servis edenler, Kürt Halk Önderinin halkların kardeşliğine dayalı bir Türkiye projesine saldırmaktadırlar. Amaçları, Kürtlüğün yok edildiği bir Türkiye’dir. Ama bu, Kürt halkının mücadelesiyle tarihin çöp sepetine atılmış bir düşünce ve projedir.
Kürt Halk Önderi, Kürt Özgürlük Hareketi Kürt sorununu çözümsüz bırakıp Ortadoğu üzerinde hegemonya kurmak isteyenlere karşı halkların kardeşliğine dayalı çözüm projesiyle uluslararası gericiliği de, bölge gericiliğini de yenilgiye uğratıp halkların özgür ve demokratik yaşama kavuşacağı bir Ortadoğu yaratacaktır.