BDP heyeti ile yapılacak ikinci görüşme Öcalan Türkiye ve Kürdistan kamuoyuna vereceği mesajlar konusunda netleşirse yapılacak.
Barış süreci netameli bir süreçtir. Otuz beş yıl süren silahlı çatışmadan sonra tarafların bir diğerini ve kendi kamuoylarını ikna etmesi zaman alabilir. Önemli olan taraflar arasında barış iradesinin ve özgüvenin sağlamlaşması, sağlam bir temele oturtulmasıdır.
Görüşme süreci devam ederken internet sayfalarına, basına asparagas(abartılı) bilgiler yansıyabiliyor. Bu abartılı haberler ise her iki tarafın kamuoyunda özgüvenin oluşmasına engel oluyor. Bu nedenle hem Kürt ve hem de Türk kamuoyu bu abartılı haberlere kulaklarını tıkamalıdır.
Hem Kürt ve hem de Türk siyasetçilerinin sırtlarında yumurta küfesi yoktur. Ancak hem Kürt ve hem de Türk halkının sırtında yumurta küfesi vardır. Özelliklede her iki halkın emekçilerinin sırtında. Ateş bunların evine düşüyor. Türk bayrağına, Kürt bayrağına sarılı cenazeler bunların evlerinin avlusuna, bahçesine geliyor.
Türk ve Kürt siyasetçiler ağızlarından çıkan sözlerin nereye gidebileceğini iyi hesaplamalılar bu süreçte.
TC Başbakanı kendisine ne zaman İmralı süreci ile ilgili soru sorulsa hemen klasik yanıtını vermektedir, “Terörle mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir. Sorunun çözümü için terör örgütünün silahlarını bırakıp yurt dışına çıkması gerekir”.
TC Başbakanı’nın çözüm konusunda iradesi varsa basına verdiği bu klasik yanıtları da değiştirmesi gerekir. Önemli olan silahların bırakılması değil, ellerin tetikten çekilmesidir. Taraflar birbirleri ile karşılaşmadıkları sürece ellerin tetik’e gitme olasılığı azalır.
Bunun içinde TSK’nin rutin operasyonlarına son vermesi gerekir. Operasyonlara son verilince silahlar susacak, diyalog süreci başlayacaktır.
İmralı sürecinin selametle yürütülebilmesinin bir diğer koşulu ise tarafların muhataplarına olan güvenlerinin sağlam olması gerekir.
Kürt tarafının muhataplık konusunda ilk ateşkes sürecinin başlatıldığı 1993 yılından bu yana sorunu yoktur.
Türk kamuoyununda muhataplık konusunda yönetimine inancını göstermesi gerekiyor. AKP lideri ve yöneticileri her lafın başında yüzde 50’nin üzerinde oy aldıklarını, tek başına temsil yetkisine sahip olduklarını söylüyorlar. AKP yönetimi en azında kendi tabanını barış sürecine hazırlamış olması gerekir/gerekirdi.
Kürtlerin bu süreçte kendi içlerinde demokrasiyi işletmeleri, birbirlerine karşı tahammüllü olmayıda öğrenmeleri gerekir. Kendi içerisinde demokrasiyi, çoğulculuğu, birbirine tahammül etmeyi bilmeyen toplumların başkaları ile barışı sağlamaları zor olur. Haydi hayırlısı.
Yaşa, yaşa gör tamaşa!
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 4 Şubat 1983 tarihinde Paris Kürt Enstitüsü kuruldu.
* 5 Şubat 1988 tarihinde Diyarbekir’de görülen 146 sanıklı PKK davasında 20 sanık idama, 13 sanık ise müebbet ağır hapis cezasına çarptırıldı.
* 8 Şubat 1914 tarihinde Kürdistan’ın güneyinde Cemal Baban yönetiminde Banga Kurd yayınlanmaya başlandı.
* 9 Şubat 1988 tarihinde Diyarbekir cezaevinde sürdürülen açlık grevinde PKK ana davası sanıklarından M.Emin Yavuz şehit düştü.