
Türk Adalet Bakanlığı’nın “avukatların savunma görevinden yasaklanması” talimatı, daha önce Öcalan’ın avukatlarına uygulandı. 2005’ten itibaren Öcalan’ın avukatlarına peş peşe yasaklar getirildi.
Adalet Bakanlığı’nın, “örgüt suçları, devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene karşı suçlar ve terör suçlarından şüpheli sanık ve hükümlü olanların müdafilik veya vekillik görevi üstlenen avukatların görevden yasaklanması” için ağır ceza başsavcılıklarına talimat vermesiyle savunma makamına müdahale gündeme geldi.
Ceza Muhakemesi Yasası’nın (CMY) “müdafilik veya vekillik görevini üstlenmekten yasaklama” ile ilgili maddelerinin anımsatıldığı talimatta, “Kamuoyu tarafından hassasiyetle takip edilen terör ve çıkar amaçlı suç örgütleri ya da infial uyandıran bazı suçlara ilişkin soruşturmalar nedeniyle tutuklamalar kapsamında, müdafiler aracılığı ile örgütsel haberleşme, talimat alma ve verme, delillerin karartılması gibi güvenlik zaafiyeti oluşturacak eylemlerin önlenmesi, örgütten ayrılmaların kolaylaştırılması ve soruşturma ya da davaların selameti bakımından, ilgili makamlar tarafından önleyici tedbirlerin alınması büyük önem arz etmektedir” denildi.
Adalet Bakanlığı, bu suçlardan hakkında soruşturma ve kovuşturma olan avukatların 2 yıla kadar görevlerinden yasaklanabileceği talimatını verdi.
Zaten İmralı’da uygulanıyor
Bakanlığın bu talimatı yeni olsa da uygulama eski. Hukuk örgütlerinin, baroların sessiz kaldığı İmralı, kararın ilk uygulandığı yer. İmralı’da avukatların Öcalan ile görüşmelerinin yasaklandığı ilk karar, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 7 Haziran 2005’te verildi. Öcalan’ın avukatlarından Aysel Tuğluk, Doğan Erbaş, Hatice Korkut, Mahmut Şakar ve Aydın Oruç için müvekkilleri Abdullah Öcalan’ın avukatlık-müdafilik görevini yapmaktan bir yıl süreyle yasaklandı.
Yasak hep uzatıldı
Bu sürenin dolduğu 7 Temmuz 2006’da İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Aysel Tuğluk ve Doğan Erbaş hakkındaki yasağın 6 ay süreyle uzatılmasına karar verildi. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi de değişik tarihlerde avukatlar Hatice Korkut, Mahmut Şakar ve Aydın Oruç hakkındaki yasağın 6 ay uzatılmasına karar verdi. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 27 Aralık 2007 tarihli kararlarla başvurucu avukatlar hakkındaki yasaklama kararının bir kez daha 6 ay süreyle uzatılmasına karar verildi.
Bu süreçte yasaklama kararlarına konu yapılan davaların sayısı sürekli arttı, açılan her bir davada yargılanan avukatlar için yeniden yasaklama kararları verildi. Bu uygulamalar sonucu birçok avukat uzun süre görevlerini yapmaktan alıkonuldu.
Uygulamalar temelsiz
Davaların bir bölümü, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 2004/36 esas sayılı dava dosyasında birleştirilip yargılamalar bu dosya üzerinden yapıldı. Mahkeme, 9 Ekim 2012’de, başvurucular ile bu dosyada yargılanan diğer avukatlar hakkında açılan davanın ortadan kaldırılmasına ilişkin karar oluşturdu. Böylece bu dava gerekçe gösterilerek gerçekleştirilen uygulamalar temelsiz kaldı.
Sonra yasası yapıldı!
7 Haziran 2005’te uygulamaya konulan bu karara tam bir yıl sonra 1 Haziran 2006’da yasal kılıf bulundu! Bu tarihte yürürlüğü giren 5271 sayılı CMK’nin 151/3. maddesine göre, “TCK’nın 220 ve 314. maddesinde sayılan suçlar ile terör suçlarından tutuklu ve hükümlü olanların müdafilik veya vekillik görevini üstlenen avukat hakkında bu fıkrada sayılan sular nedeniyle kovuşturma açılması halinde tutuklu ve hükümlünün müdafilik veya vekilliğini üstlenmekten yasaklanabileceği” hükmü getirildi.
Bu maddenin yürürlüğü girmesiyle Öcalan’ın onlarca avukatına 6 ay ve 1 yıl süreyle görüşme yasağı konuldu.
Avukatlar İmralı’ya gidemiyor
Öcalan, 27 Temmuz 2011’den beri de avukatlarıyla görüştürülmüyor. Bugüne kadar avukatların Öcalan’la görüşmek için yaptığı 678 başvuru, “hava muhalefeti”, “koster bozuk”, “koster onarımda” ve “OHAL” gerekçesiyle reddediliyor.
Halay için görüş yasağı
İskenderun T Tipi Kapalı Cezaevi’nde çıplak aramayı kabul etmeyen tutsaklara, halay çektikleri için görüş cezası verildi.
Kardeşi Çekdar Mimkara ile cezaevinde görüşen Tevbun Mimkara, kardeşinin cezaevi girişinde çıplak aramayı kabul etmeyen tutsakların darp edildiğini belirttiğini ifade ederek, ”Kardeşim bazı tutuklu yakınlarının cezaevinde sorgulandığını ve tutuklulara keyfi disiplin cezası verildiğini söyledi. Yemeklerin çok kötü olduğunu, koğuşlarının sürekli basılarak, arama yapıldığını belirtti. Tutsaklar sırf halay çektikleri için görüş cezası almışlar. Kürtçe yayınlar kendilerine verilmiyor. Polis cezaevini sorgu merkezine çevirmiş durumda” diye konuştu.
Gece yarısı köpekli arama
Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’nde köpekli aramaya karşı çıkan tutsaklar önce süngerli odaya götürülerek işkence yapılıyor, sonra çıplak bir şekilde koğuşlarına getiriliyor.
Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mahsun Günsel’in annesi Esma Günsel, cezaevinde görüştüğü oğlunun gördüğü işkenceyi kendisine anlattığını söyledi.
Annesinin aktarımına göre Günsel şunları anlattı: ”Saat 24.00’te köpeklerle koğuşlarımızda arama yapılıyor. Köpek eşyalarımızı dağıttığında ve biz buna karşı çıktığımızda gardiyanlar kendi ayaklarıyla elbiselerimize basıyor. İtiraz ettiğimizde süngerli odaya götürüp işkence yapıyorlar. Burada bizi çırılçıplak edip üzerimize su döküyorlar, sonra koğuşa getiriyorlar.”