Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Sosyal Politikalar Komisyonu Sağlık Grubu tarafından hafta sonu Mardin’de düzenlenen, Adli Tıp Uzmanları Derneği (ATUD), İHD, SES, TİHV, TTB, TUHA-FED, Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) ve Asrın Hukuk Bürosu temsilcilerinin katıldığı Cezaevi ve Sağlık Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi açıklandı.
DTK binasında dün düzenlenen basın toplantısıyla sonuç bildirgesini okuyan DTK Sosyal Politikalar Komisyonu Sağlık Grubu Üyesi Saliha Aydeniz, “132 bin 359 tutuklu ve hükümlü bulunan cezaevleri, 12 Eylül faşizmini aratır duruma gelmiştir. Cezaevleri, AKP iktidarının muhaliflerini kitlesel olarak cezalandırma yerleri olmuştur” dedi. Yaşanan tüm sorunları gidermek, iktidar ve taraflar üzerinde etkili olmak için ortak mücadelenin önemine vurgu yapan Aydeniz, çalıştayda alınan kararları şöyle sıraladı:
- Çığlımızı ortaklaştırmak gerekiyor. Bunun için cezaevi sorunu sürekli olarak canlı tutmak ve geniş kesimleri sürece katarak iktidarı bu politikalardan vazgeçirmek için bir Cezaevi Hareketine ihtiyaç vardır. Bu hareketin oluşması için şu anda cezaevi sorununu kendine dert edinmiş yapılar ve kurumlardan başlayarak bir platform kurulmalıdır.
- Cezaevinde uygulanan politikalar ve sonuçları geniş kamuoyunda iktidar tarafında gizlenmekte veya çarpıtılmaktadır. Bu gizleme politikasına karşı bu alanda şeffaflık sağlamamız gerekir. Bunun için bilgi akışı sağlayarak bilgiyi ortaklaştırmak, bilgiyi bir merkezde toplayarak tüm kamuoyuna duyurmak. Bununla ciddi bir basınç uygulamak.
- Yaşanan hakikati gizleyen konuma gelmiş olan Adli Tıp Kurumu bağımsız olmadığı kamuoyuna duyurmak, bu kurumu devreden çıkarmak, verdiği raporlara karşı alternatif raporlar hazırlamak.
- Ağır hasta olan mahpusların serbest bırakılmasını sağlamak için mücadele etmek, ayrıca raporları ile hasta olan kişilerin tedavi görmesini engelleyen ve cezaevinde ölen kişilerin dosyalarının tekrardan incelenerek kusuru olan Adli Tıp Kurumu yönetimi ve raporu düzenleyen kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmak,
- Siyasi tutuklu, adli tutuklu ayrımı ortadan kaldırarak sorunları ortaklaştırmak, adli tutuklu ve hükümlülere dayatılan çalışmaya karşı çıkmak, gönüllü çalışanların ise emeklerinin sömürülmesinin önüne geçmek,
- Tıp ve sağlık eğitimi sürecinde bu konuların yer almasını sağlamak için çalışmalar yürütmek,
- Cezaevi izlem heyetlerinin raporlarını kamuoyuna açıklaması konusunda baskı oluşturulmak.
- Tüm bunlarla birlikte Sayın Abdullah Öcalan a uygulanan tecrit boyutu gittikçe büyümekte, 10 aydır haber alınmaması toplumda sağlığı ve yaşamı konusunda ciddi kaygılar uyandırmaktadır. Buda toplumsal gerilimleri artırmaktadır. Bunu için insan hakları ve sağlık örgütleri başta olmak üzere duyarlı kurumları temsilen oluşan bir heyetin Adalet Bakanlığına başvuru yaparak İmralı da incelemede bulunmak, Sayın Öcalan’ın avukatları ve ailesi ile bir an önce görüşmesini talep etmek,
- Başta İmralı olmak üzere yaygınlaşan tecrit ve izolasyonla ortak mücadele yürütmek, konularında ortak bir tutuma varılmıştır.

MARDİN