
Türk devleti sivil katliamlar yapmaya devam ettiğini belirten KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, polis ve askerin Kürt halkına savaş açan AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanının açıklamalarını talimat olarak sokakta saldırılarla uyguladığını belirtti. En son Ağiri’nin Diyadin ilçesinde 2’si çocuk 3 kişinin aynı biçimde katledildiğini vurgulayan KCK, Erdoğan’ın “Kadın da olsa, çocuk da olsa gerekeni yaparız” zihniyetinin Kürdistan sokaklarında kol gezdiğini vurguladı.
AKP hükümetinin Kürt halkını sindirerek özgürlük iradesini kırmak istediğini ve polis cinayetlerinin normalleştirildiğine dikkat çeken KCK, Giyadin (Diyadin) ve Serhat halkına karşı da özel konseptin devreye konulduğunu belirtti. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı “AKP’nin çatışma ve gerilim yaratarak seçimleri kazanma hesabı Giyadin halkı tarafından boşa çıkarılmıştı. Agirî ve Serhat halkı AKP hükümetinin 7 Haziran seçimlerinde yenilgiye uğratılmasında en önemli rolü oynamışlardır. Bu nedenle AKP hükümeti 7 Haziran seçimlerinden sonra başta Ağrı olmak üzere Erzurum, Muş, Kars, Iğdır ve Ardahan’ı özel olarak hedef almış bulunmaktadır. Giyadin katliamı bu saldırıların son halkası olmuştur. Anlaşılmaktadır ki, AKP hükümeti 7 Haziran yenilgisinin intikamını almaya devam edecektir” dedi.
Tek çare öz savunma
Gever, Silopi, Cizre, Nusaybin ve Giyadin’de olduğu gibi Kürt halkının özgür ve demokratik yaşam talebinde bulunduğu için katledildiğini, işkence gördüğünü, zindanlara atıldığını vurgulayan KCK, buna karşı Türkiye kamuoyunda ciddi bir tepki olmadığına işaret etti.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, AKP hükümetinin Kürtlere düşman gözüyle baktığını, tam bir işgalci hükümet gibi yaklaştığını belirterek, buna karşı halkın kendisini korumasının zorunluluk olduğunu kaydetti. KCK, şöyle ifade etti: Devletin askeri ve polisi evleri rahatlıkla yakıyor, hastaneye götürülen yaralıların götürülüşünü engelliyor! Bu durum karşısında da halkın kendi kendini yönetmesi ve savunması dışında bir çare kalmıyor. Kendini korumayan, kendine saldıran devlete karşı öz savunma yapmak zorunda kalıyor. Silopi ve Gever katliamları, Botan halkının, Gever halkının ve diğer yerlerin kendi kendini yönetme kararlarının ne kadar haklı olduğunu gösteriyor.”
Yalnız bırakılmamalı
Tüm Kürdistan halkı ve Türkiye halklarını bu katliamlar karşısında sessiz kalmaması gerektiğini belirten KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı şu çağrıyı yaptı: “Nerede halka bir saldırı varsa oranın halkıyla dayanışma mücadelesi içine girilmelidir. Ne Botan halkı, ne Gever halkı, ne de Serhat halkı yalnız bırakılmamalıdır. Türkiye’yi demokratikleştirmek ve Kürt sorununu çözmek kesinlikle halklarımızın dayanışma içinde geliştirecekleri mücadelelerle gerçekleşebilecektir. Tüm Kürdistan halkını, her yerde yaşayan Kürtleri ve demokrasi güçlerini mücadele için ayağa kalkmaya ve AKP hükümetinin halkımıza karşı geliştirdiği saldırıları durdurmaya çağırıyoruz.”
ANF/BEHDİNAN