İngiltere Gündemi


Bir yandan erken seçim bir yandan da Brexit sürecinde bir uzlaşının olamaması İngiliz siyasi dünyasını epey karıştırmış durumda. 

Geçtiğimiz Perşembe günü yerel seçimler oldu ve iktidar parti Muhafazakar Parti açık arayla birinci parti oldu. UKIP sahip olduğu 115 meclis üyesi sayısının 114’ünü Muhafazakarlara kaptırırken İşçi Partisi de 382 meclis üyesi kaybetmiş oldu. Muhafazakarlar ise 563’den fazla sayı ile sayılarını artırarak 1899 kadar belediye meclis üyesine sahip oldu. 6 bölgede de belediye başkanı seçimi yapıldı ve 6 bölgeden 4’üne Muhafazakarlar, 2’sine de İşçi Partisi sahip oldu. Yani Muhafazakar Parti kendi rekorunu kırmanın eşiğinde. Genel seçimlerde Muhafazakarların ana muhalefet parti olan İşçi Partisinden yüzde 16 daha fazla oy alacağı bekleniyor. 

İşçi Partisi İngiltere’nin iç bölgelerinden ve Kuzeyinden epey güç kaybetmiş durumda ki bu da genelde işçilerin Muhafazakarlara kaydığını gösteriyor. Bunun üzerine İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, kendi partisinin kazanması durumunda yıllık 80 bin Sterlinden daha az kazananlara vergi indirimi sözü verirken 80 binden fazla kazananların ödediği vergileri artıracağını sözünü vererek partisinin kaybettiği işçi kitlesini tekrar kazanmak istiyor ancak İşçi Partisi’nin işi çok zor. Karşısında AB ile yürütülen savaşta İngiltere’yi güçlü bir şekilde bağımsız yapacağı sözünü veren manipülatör bir parti var. Ortada ne bir uzlaşma var ne bir müzakere ama Başbakan May, kendini baskın güç olduğu konusunda halkı umutlandırıyor, yok yere. Ancak May’in göçmenler üzerinden yürüdüğü politika aynı siyasi çizgide olanları bile şaşırtıyor. 

Yılda 40-50 binden daha fazla göçmenin (bunlara öğrenci, AB vatandaşları dahil) gelmesine tahammülü yok. İngiltere’de yaşayan AB vatandaşlarınım akıbeti bir türlü bir müzakereye varılmış değil. Geçen hafta da ipler baya gerildi. Brüksel, İngiltere’de yaşayan AB vatandaşlarının sağlık hizmetlerden yararlanmanın yanı sıra eşlerini İngiltere’ye getirebilmeleri gibi oldukça geniş haklara sahip olması gerektiğini savunuyor. AB’den çıkılmasını savunan kampanyaya geçen sene 3.2 milyon Sterlin bağışta bulunan finansçı Peter Hargreaves bile İngiltere’de yaşanan 3 milyon AB vatandaşına oturum hakkı tanınması gerektiğini savundu. 

Hükümet, İngiltere’nin AB’den çıkış faturası olarak belirlenen 60 milyar Euro’luk tutarın 100 milyar Euro’ya çıktığı haberlerini yalanlıyor. 8 Haziran’daki seçimlere kadar bu tarz haberlerin üstü örtülmeye çalışılacak. AB komisyonu Başkanı Juncker, Başbakan May’in ütopik önerileri karşısında May için ‘başka galakside yaşıyor’ benzetmesi yapmıştı. Britanya’yı önce Brexit gibi bir felakete sürükleyip ardından bu felaketten kurtulmanın tek yolunun yine kendileri olduğunu öne süren bir partinin Başbakanı olarak realiteden kopuk bir gezegende yaşadığı yerinde bir tespit. Ama ne olursa olsun May’in realitelerden kopuk politikalarının kamuoyunda tutması da takdire şayan bir politika. Britanya, kendileri dışındaki ülkelerden ve milletlerden korktukça kendi galaksisini yaratıyor. Yakında bu galaksiye kimse adım atamayacak.