İngiltere Gündemi
Ülkenin aldığı tüm önlemlere rağmen, İngiliz vatandaşı Müslümanların bölgeye gidip DAİŞ’e katılmalarını engelleyemiyor. Arada yakalananlar olmazsa, İngiltere’den DAİŞ eğilimin ne kadar ürkütücü boyutta olduğunu görmeyeceğiz.
Türkiye'de Hatay'da Suriye'ye geçmek isterken gözaltına alınarak sınır dışı edilen 9 İngiltere vatandaşıyla ülke, bir kez daha sarsılmıştı. Masum sivilleri yakarak veya başlarını keserek öldüren insanlık dışı siyaset sergileyen bu örgüte, bazı Avrupalı Müslümanların hayranlığı çok tehlikeli boyutta. Özellikle lise çağındaki gençlerde bu hayranlık çok yaygın. Geçenlerde yayınlanan bir ankete göre her 10 İngiliz Müslümandan 4'ü, İngiliz İç İstihbarat Servisi olan MI5'in, bu gençlerin DAİŞ’e katılmasında katkısı olduğuna inanıyor. Yine aynı ankete göre, İngiltere'deki her dört Müslümandan birinin örgüte katılanlara sempati duyduğu ortaya çıktı. Şu ana dek 1.001 İngiliz Müslümanın DAİŞ’e katıldığı öne sürülüyor.
Londra'da liselerde okuyan onlarca kız ve erkek öğrencinin ailelerinin, çocuklarının DAİŞ tarafından baştan çıkarıldığını okul yöneticilerine bildirmelerine rağmen, bazı okulların müdürlerinin, radikalleşerek DAİŞ’e katılmak isteyen öğrencilerini yetkililere bildirmediklerini, bunun sebebinin ise öğrencilerin kriminalize edilmesinden çekinmeleri olarak aktarıldı. Okul yönetimleri ve veliler bu konuda çok çaresizler. İngiliz devleti ise, tüm güvenlik çalışmalarını örgüt üyelerinin tekrar İngiltere’ye girmelerini engellemeye yönelik yoğunlaştırmış durumda. DAİŞ’in sosyal medya ve bazı kilit isimlerle bu genç bireylerin akıllarına girmesi konusunda halen somut bir önlem alınılmış değil.
Öte yandan, cihatçılık suçlarından dolayı tutuklu bulunan Erol İncedal adlı İngiliz vatandaşı Alevi bir Kürt’ün beraat edilmesinin yankıları halen devam ediyor.
İncedal, Ekim 2013’te İngiltere eski Başbakan Tony Blair’e ve eşine suikast hazırlığında olmaktan ve ‘terör eylemlerinde kullanılabilecek bomba yapımına dair belge bulundurmaktan' tutuklanmıştı. 17 yaşında Asyalı bir Müslüman kadınla evlendikten sonra da iyice radikalleşen İncedal'ın ablası PKK gerillasıydı ve savaşırken 1999 yılında Güney Kürdistan’da hayatını kaybetti. Tamamen gizli yürütülen ve geçen haftalarda görülen davada Erol İncedal beraat etti. Onca suçlamaya rağmen İncedal’ın beraat etmesi şaşırtıcı bir kararken, yine İncedal’ın hayatı boyunca sergilediği tutarsız ve uygunsuz tavırlarının çok nevi şahsına münhasır olduğunu belirtmek gerekiyor. ‘Bir Alevi Kürt nasıl cihatçı oldu?’ sorusunun bizi çok da kurcalamasına izin vermemek gerekiyor zira İncedal’ın hayat hikayesine baktığımızda ciddi ruhsal sorunları olduğu ortada. İncedal’ın Alevi kimliğine vurgusu, Alevilere zarar verir. İncedal davası, münferit bir davadır, genele hiç ama hiç yaymamak gerekir.
Öte yandan, İngiltere terörle mücadele birimi, sapla samanı karıştırmış gibi görünüyor. İngiliz polisi YPJ'ye katılacağı iddiasıyla 18 yaşındaki Şilan Özçelik'i geçtiğimiz aylarda tutuklamıştı. Mahkemeye terör suçlamasıyla çıkartıldı. Özçelik’in 1 Nisan’da görülen mahkemesinde bir sonraki mahkemeye kadar tutukluluk halinin devamına karar verildi. Yani Şilan 7 Eylül’e kadar tutuklu kalacak.
Bu da İngiltere’nin terörle imtihanında çuvalladığının resmidir. Kimin gerçekte terörist kimin direnişçi olduğunun ayrımını bile yapamıyor. Terör örgütü listesinde olan DAİŞ örgütüyle bağlantı içerisinde olan İncedal’ı beraat ettiren İngiliz mahkemesi, terör örgütü listesinde olmayan YPJ’ye değil katılmayı Avrupa dışına bile çıkmayan Özçelik’in tutukluğunun devamına karar verdi. Şilan’ı tutuklayan zihniyet, DAİŞ gibi terör örgütlerini desteklemiş oluyor ki bu da hayatları boyunca İslam terörüyle yaşamak zorunda kalacaklarının göstergesidir.