- İnşaat işçilerinin yemek, barıma ve ücret gaspına karşı kampanya başlatma kararı alan Dev Yapı-İş ve İnşaat-İş Sendikası, birlikte mücadele edecek.
İnşaat sektöründe çalışan işçiler, emeklerinin karşılığını alamamanın yanında barınma ve yemek sorunlarına karşı son yıllarda ses çıkarıyor. İnşaat İşçileri Sendikası (İnşaat-İş) ve DİSK’e bağlı Devrimci Yapı, İnşaat ve Yol İşçileri Sendikası (Dev Yapı-İş), işçilerin yaşadığı sorulara dikkat çekmek üzere Finans Şehir Merkezi şantiyesinde 1 Şubat’tan itibaren yaşanan hak gaspları, kötü çalışma koşulları ve örgütlenme sorunlarına karşı “Artık yeter! Gasp edilen haklarımızı istiyoruz!” kampanyasını başlatıyor.
1 milyon 600 bin inşaatçı
Dev Yapı-İş Sendikası Genel Başkanı Özgür Karabulut, yaklaşık 1 milyon 600 bin inşaat işçisinin olduğunu hatırlatarak, inşaatlarda iş kanunlarının değil, orman kanunlarının geçerli olduğunu ifade etti. İnşaat işçilerinin toplama kampını aratmayan kamplarda kaldığını belirten Karabulut, inşaat iş kolunda taşeron çalışmanın yoğun olduğunun altını çizdi. Karabulut, “Taşeron çalışma olduğu için de bir çok yasal hakları gasp ediliyor. En fazla iş cinayetinin yaşandığı sektörlerin başında geliyor inşaat iş kolu, çünkü üretim baskısı var, zaman baskısı var” dedi.
İktidar işverenin yanında
İnşaat işverenlerine iktidarın ciddi bir desteğinin olduğunu söyleyen Karabulut, işverenlerin dokunulmazlık zırhıyla korunduğunun altını çizerek, “Buralara devletin ilgili kurumları bile denetim yapmakta, ceza uygulamakta, yaptırım yapmakta yetersiz kalıyor. Adeta 40-50 inşaat patronu memleketteki her türlü hukuksuzluğu, haksızlığı inşaat işçilerine yapıyor. Arkalarında da devletin bütün kurumları sıralanmış durumda” diye konuştu.
Yüzde 1 bile sendikalı değil
İnşaat işçilerini, işverenlerin insafına bırakmayacaklarını vurgulayan Karabulut, inşaat işçilerinin “yasal hakları, çalışma koşullarının düzeltilmesi, yaşam koşullarının düzeltilmesi” için iki sendikanın ortak mücadele ettiğini söyledi. Mücadelelerini “yaşamak ve yaşatmak için örgütlenme mücadelesi” olarak tanımlayan Karabulut, şunları kaydetti: “1 buçuk milyona yakın inşaat işçisi varken mücadeleci sendikalarda üye olan yüzde 1 bile değil. Olanaklarımız yetersiz, tamamen gönüllülük temelinde bir mücadele yürütüyoruz. İnşaat patronlarına karşı bir avuç Robin Hood diyebiliriz bizim yürüttüğümüz mücadeleye. Şu bir gerçek; Yetkimiz olmayabilir ama alanda ciddi bir etkimiz söz konusu.”
Birleşirsek kazanırız
Karabulut, 2 sendika olarak güçlerini birleştirerek Finans Şehir şantiyesinde ortak mücadele kampanyası başlattıklarını belirterek, “Bu kampanyanın kazanım getireceğini de biliyoruz. Tek tek kazanma şansımız zayıf ama birlikte mücadele edersek daha hızlı kazanımlar elde edebiliriz. Topluma da birleşirsek kazanırız mesajını, duygusunu gösterebiliriz. Tüm inşaat işçilerini de bu kampanyaya güç vermeye çağırıyoruz. Birleşirsek kazanırız” dedi.
İnşaat-İş Sendikası Temsilcisi Deniz Gider de Finans Şehir şantiyesinin İstanbul’un merkezinde kurulan büyük bir şantiye olduğunu ve buradaki işverenlere hiç yabancı olmadıklarını söyledi. Bu şantiyede birçok direniş başlattıklarını ve haklarını ortak mücadeleyle kazandıklarını dile getiren Gider, “Bu kampanya ile sadece işçilerin yasal haklarını almayacağız, inşaat işçisinin de normal bir işçi olduğunu hem o patronlara hem de inşaat işçilerine duyuracağız” şeklinde konuştu.
Kampanya boyunca
Kampanyanın işçilerden gelen talepler doğrultusunda başlatıldığını belirten Gider, kampanya kapsamında birçok etkinlik ve eylem gerçekleştireceklerini söyledi. Gider, şunları paylaştı: “Önce inşaat işçilerini bilgilendirmek için bildiri dağıtımlarımız olacak. Afiş ve pankartlarımızı her yerde asacağız. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na iletmek için imza kampanyamız olacak. İşçiler en ufak sorun yaşadıklarında karşılarında muhatap bulacakları sendikalarını orada görmeleri adına çalışmalar yapacağız. İş kanununda var olan maddelerin inşaat işçilerine verilmemesi, görülmemesi buzunu kırmak istiyoruz.”